Sonunda tane olan 13 kelime var. TANE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tane olan kelimeler listesine ya da başında tane olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ENSTANTANE, SERMESTANE
SİMULTANE
SPONTANE
ASİTANE, DOSTANE, FETTANE, HASTANE, KESTANE, MESTANE, PASTANE, POSTANE
TANE
Tane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TANE
3 Harfli Kelimeler
ANT, ATE, NET, TAN, TEN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, EN, ET, NE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SERMESTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ser + mestāne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sarhoşça
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sarhoşça
- ENSTANTANE
-
Kelime Kökeni: Fransızca instantané
-
[isim]
Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
-
Bu yöntemle çekilen fotoğraf; enstantane fotoğraf
- "Bir iki enstantane denemesi yapmak istiyorum."
-
[sıfat]
Bakınız anlık (I)
- "Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum."
-
[isim]
Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
- SİMULTANE
-
Kelime Kökeni: Fransızca simultané
-
[sıfat]
Bakınız anında
- "Simultane çeviri."
-
[sıfat]
Bakınız anında
- SPONTANE
-
Kelime Kökeni: Fransızca spontané
-
[sıfat]
Bakınız anlık (I)
- "Spontane çeviri."
-
[zarf]
Bakınız kendiliğinden
-
[sıfat]
Bakınız anlık (I)
- KESTANE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi
-
Bakınız kestane rengi
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
- MESTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça mestāne
-
[zarf, eskimiş]
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
- "Bir de yağmur sesi var ki Sabahattin ona da âşıkane, mestane kulak kabartır."
-
[zarf, eskimiş]
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
- POSTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca posta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
- DOSTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça dūstāne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız dostça
- "Bu mağazaya girdiğimiz vakit güler yüzlü ve çok dostane kabul edildik."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız dostça
- PASTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
- FETTANE
-
Kelime Kökeni: Arapça fettāne
-
[sıfat, eskimiş]
Cilveli, gönül alıcı (kadın)
- "O öyle bir fettanedir ki pisliği, rüküşlüğü bile yakışır haspaya ... güzelliğine, inceliğine halel getirmez."
-
[sıfat, eskimiş]
Cilveli, gönül alıcı (kadın)
- ASİTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça āstāne
-
[isim]
Bakınız eşik
-
Bir tarikatın veya tarikat kolunun merkezi durumunda olan tam teşekküllü büyük tekke
- "Türbe ve asitane Varna'nın kuzeyinde Balçık'a birkaç kilometre uzaklıktadır."
-
[tarih]
Osmanlı döneminde İstanbul, Edirne vb. saltanat merkezlerine verilen ad
-
[isim]
Bakınız eşik
- HASTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫaste + ḫāne
-
[isim]
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahane
- "Babam hastaneye gidip başhekimle görüştü."
-
[isim]
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahane
- TANE
-
Kelime Kökeni: Farsça dāne
-
[isim]
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça, pare
-
Bazı bitkilerin tohumu
- "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır."
-
[bitki bilimi]
Çekirdekli küçük meyve
- "Üzüm tanesi. Nar tanesi."
-
[isim]
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça, pare