Sonunda tane olan 7 harfli 8 kelime var. TANE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tane olan kelimeler listesine ya da başında tane olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TANE
3 Harfli Kelimeler
ANT, ATE, NET, TAN, TEN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, EN, ET, NE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HASTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫaste + ḫāne
-
[isim]
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahane
- "Babam hastaneye gidip başhekimle görüştü."
-
[isim]
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahane
- PASTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
- FETTANE
-
Kelime Kökeni: Arapça fettāne
-
[sıfat, eskimiş]
Cilveli, gönül alıcı (kadın)
- "O öyle bir fettanedir ki pisliği, rüküşlüğü bile yakışır haspaya ... güzelliğine, inceliğine halel getirmez."
-
[sıfat, eskimiş]
Cilveli, gönül alıcı (kadın)
- ASİTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça āstāne
-
[isim]
Bakınız eşik
-
Bir tarikatın veya tarikat kolunun merkezi durumunda olan tam teşekküllü büyük tekke
- "Türbe ve asitane Varna'nın kuzeyinde Balçık'a birkaç kilometre uzaklıktadır."
-
[tarih]
Osmanlı döneminde İstanbul, Edirne vb. saltanat merkezlerine verilen ad
-
[isim]
Bakınız eşik
- MESTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça mestāne
-
[zarf, eskimiş]
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
- "Bir de yağmur sesi var ki Sabahattin ona da âşıkane, mestane kulak kabartır."
-
[zarf, eskimiş]
Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine
- DOSTANE
-
Kelime Kökeni: Farsça dūstāne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız dostça
- "Bu mağazaya girdiğimiz vakit güler yüzlü ve çok dostane kabul edildik."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız dostça
- POSTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca posta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
- KESTANE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi
-
Bakınız kestane rengi
-
[isim, bitki bilimi]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)