Başında sez olan 27 kelime var. Sez ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sez olan kelimeler listesine ya da sonu sez ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sez bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

SEZARYENSİZ, SEZİNDİRMEK

10 Harfli Kelimeler

SEZARYENLİ, SEZGİCİLİK, SEZİNDİRME, SEZİNLEMEK, SEZİNLEYİŞ

9 Harfli Kelimeler

SEZDİRMEK, SEZİNLEME

8 Harfli Kelimeler

SEZARYEN, SEZDİRİŞ, SEZDİRME, SEZGİSEL, SEZİLMEK, SEZONLUK

7 Harfli Kelimeler

SEZDİRİ, SEZGİLİ, SEZİLME

6 Harfli Kelimeler

SEZMEK, SEZYUM

5 Harfli Kelimeler

SEZGİ, SEZİŞ, SEZME, SEZON

4 Harfli Kelimeler

SEZA, SEZİ, SEZÜ


Kelime bulma makinesi

E S Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ES, SE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SEZİNDİRMEK

  1. [-i] Sezinlemesini sağlamak, sezdirmek

SEZARYENSİZ

  1. [sıfat] Sezaryen ameliyatı olmamış (kadın veya doğum)

SEZGİCİLİK

  1. [isim] Bilginin sezgiyle elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı

SEZİNLEYİŞ

  1. [isim] Sezinleme işi veya biçimi

SEZARYENLİ

  1. [sıfat] Sezaryen ameliyatı olmuş (kadın veya doğum)

SEZİNDİRME

  1. [isim] Sezindirmek işi

SEZİNLEMEK

  1. [-i] Sezer gibi olmak, sezmek
    • "Arkadaşlarından ayrıldığını, tam ters yola düştüğünü sezinlemedi bile." (Abbas Sayar )

SEZİNLEME

  1. [isim] Sezinlemek işi, sezme
    • "Bu albenili genç kadını, önce kişisel eşyasıyla sezinleme imkânı buluruz." (Selim İleri)

SEZDİRMEK

  1. [-i] Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek
    • "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi." (Yusuf Ziya Ortaç)

SEZONLUK

  1. [sıfat] Belirli bir süre içinde uygulanan
    • "Sezonluk yarış."
  2. Mevsimlik
    • "Bir sezonluk bilet aldım."

SEZİLMEK

  1. [nsz] Bir şey, bir durum anlaşılmak, hissedilmek
    • "Dudak uçlarında ancak sezilebilen bir memnunluk yanıp sönmüştü." (Haldun Taner)

SEZGİSEL

  1. [sıfat] Sezgili

SEZDİRİŞ

  1. [isim] Sezdirme işi veya biçimi

SEZDİRME

  1. [isim] Sezdirmek işi

SEZARYEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doğal olmayan durumlarda karın ve döl yatağının kesilerek bebeğin alınmasına dayanan doğum yöntemi

SEZGİLİ

  1. [sıfat] Sezgi ile edinilen, sezgiye dayanan

SEZİLME

  1. [isim] Sezilmek durumu

SEZDİRİ

  1. [isim] Sezdirmek işi
    • "İkiyüzlü bir tutum içinde olduğu, yine çok ince ama acımasız sezdirilerle belirtilir." (Selim İleri)

SEZMEK

  1. [-i] Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek
    • "İkinci Dünya Savaşı'na doğru gittiğimizi en evvel sen sezmiştin." (Refik Halit Karay)
  2. Anlamak, fark etmek
    • "Onun deli sayılmasının sebeplerini gizlice biz de sezerdik." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SEZYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 55, atom ağırlığı 133, yoğunluğu 1,90 olan, 28 °C'de eriyen ve doğada ender rastlanan bir element (simgesi Cs)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü