Sonunda san olan 18 kelime var. SAN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde san olan kelimeler listesine ya da başında san olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

SÜRÇÜLİSAN

9 Harfli Kelimeler

ENTERESAN, KARABASAN

8 Harfli Kelimeler

DALYASAN, DİLBASAN, FLORESAN, KRUVASAN

7 Harfli Kelimeler

HORASAN

6 Harfli Kelimeler

DOKSAN, KORSAN, NOKSAN, YEKSAN

5 Harfli Kelimeler

AKSAN, İHSAN, İNSAN, LİSAN, NİSAN

3 Harfli Kelimeler

SAN


Kelime bulma makinesi

A N S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

NAS, SAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜRÇÜLİSAN

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Ağızdan yanlışlıkla çıkan söz, dil sürçmesi

ENTERESAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İlgi çekici, ilginç
    • "Zengin bakkalın bu adamdan kat kat daha enteresan bir hayatı vardır." (Sait Faik Abasıyanık)

KARABASAN

  1. [isim] Sıkıntılı ve korkulu düş, kâbus
  2. Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu
    • "Arada geçirdiğim emeklilik yılları âdeta bir karabasan oldu benim için." (Haldun Taner)

FLORESAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Florışıl

DİLBASAN

  1. [isim] Hekimlerin boğazı görebilmek için dili bastırdıkları araç
  2. Ecza karıştırmakta kullanılan yassı araç

KRUVASAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ay çöreği

DALYASAN

  1. [isim] Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu

HORASAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir çeşit harç

NOKSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eksik
    • "Eniştem zaten bizim terbiye ve tahsilimizi birçok bakımdan noksan bulurdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [isim] Eksiklik, kusur
    • "O, noksanını bilgi ve akıl ile gidermesini bilir." (Refik Halit Karay)

DOKSAN

  1. [isim] Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 90, XC rakamlarının adı
  3. [sıfat] Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık

YEKSAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Düz
  2. Bir, aynı düzeyde, eşit

KORSAN

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Düşman veya kendi ulusunun gemilerine saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı
    • "Bu adayı ilk defa Portekizli korsanlar bulmuşlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse
  3. [sıfat] İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.)
  4. [sıfat] Bir hakkı izinsiz olarak kullanan
    • "Korsan kasetçilik. Korsan yayın."

İHSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyilik etme, iyi davranma
    • "Allah bir de kız çocuk ihsan etseydi, bu ismi verecektim." (Refik Halit Karay)
  2. Bağışlama, bağışta bulunma
  3. Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet
    • "Bu paşanın parmaklarını yakan ilk ihsan kesesi oldu." (Halide Edip Adıvar)
  4. Karşılık beklemeden yapılan yardım, iyilik

İNSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı
    • "Yine yeşil yosunlu, insan ayağı değmemiş gibi yokuşlar var ağaçlı..." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
    • "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar." (Haldun Taner)
  3. [sıfat] Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse)

AKSAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği
    • "Sade, akıcı ve temiz aksanı ile değil davranışları ile de Türk'ten ayırt edemezsiniz." (Haldun Taner)
  2. Vurgu

NİSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yılın otuz gün süren, dördüncü ayı, april

LİSAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dil (I)
    • "Mektup uzun değildi, biraz da ticari bir lisanla yazılmıştı." (Peyami Safa)
    • "Ağaç lisana gelerek..."

SAN

  1. [isim] Ün, şan, şöhret
    • "Ne adını sanını ne kalıbını kıyafetini ne oturup kalkmasını ... beğenirdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Saygı belirtme sözü, unvan
  3. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü