Sonunda şan olan 15 kelime var. ŞAN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şan olan kelimeler listesine ya da başında şan olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

PERPERİŞAN

9 Harfli Kelimeler

SINIRAŞAN

8 Harfli Kelimeler

AKTAVŞAN, KEHKEŞAN, SARMAŞAN

7 Harfli Kelimeler

ÇALIŞAN, DANIŞAN, HURUŞAN, PERİŞAN

6 Harfli Kelimeler

TAVŞAN, YAVŞAN

5 Harfli Kelimeler

KAŞAN, KEŞAN, NİŞAN

3 Harfli Kelimeler

ŞAN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PERPERİŞAN

  1. [zarf] Çok kötü bir durumda
    • "Sabaha kadar canına okur, gün ağardı mı zavallıyı ter içinde perperişan bırakır gider." (Elif Şafak)
SINIRAŞAN

  1. [sıfat] Bir ülke sınırları içinde doğup başka bir ülke topraklarına geçen (ırmak)
AKTAVŞAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus)
KEHKEŞAN

Kelime Kökeni: Farsça kehkeşān

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Samanyolu
    • "... geceleyin göğü saran yıldızlar, nice gök cismi, Kehkeşanlar hep aynı bıkılmaz görüntüsüyle üzerinde duruyordu." (Sevinç Çokum)
SARMAŞAN

  1. [sıfat, bitki bilimi] Bakınız sarılgan
HURUŞAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫurūşān

  1. [sıfat, eskimiş] Coşan, çağlayan
DANIŞAN

  1. [isim] Herhangi bir güçlük veya sorunun çözümü için alanın uzmanlarından yardım isteyen kimse
    • "Danışanı olduğu gibi anlayan ve kabul eden terapist danışanın yeni varoluş yollarını geliştirebileceği bir güven ortamı yaratır." (Nusret Kaya)
PERİŞAN

Kelime Kökeni: Farsça perīşān

  1. [sıfat] Dağınık, düzensiz, karmakarışık olan; berduş
    • "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için" (Cenap Şehabettin)
  2. Acınacak durumda ve zavallı olan
    • "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
ÇALIŞAN

  1. [isim] Çalışma işini yapan kimse
  2. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
YAVŞAN

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız yavşan otu
    • "Artık ne öbek öbek yavşanları ne de yavşanların saltanat sürdüğü ovayı görüyorum." (Hikmet Birand)
TAVŞAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus)
    • "Tavşanlarını, kekliklerini ucuz pahalı demeden ilk çıkan alıcılara sattı." (Necati Cumalı)
  2. [spor] Bakınız tavşan atlet
KEŞAN

  1. [isim] Edirne iline bağlı ilçelerden biri
NİŞAN

Kelime Kökeni: Farsça nişān

  1. [isim] Bakınız iz
  2. Bakınız belirti
  3. Bir erkekle bir kadının evlenmek üzere birbirine söz vermesi
    • "Nişanı bozmuşlar."
  4. Nişanlanma sırasında yapılan tören
    • "Bizi nişana çağırdılar."
  5. Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef
  6. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme
  7. Bakınız devlet nişanı
KAŞAN

  1. [isim, ağızlardan] Hizmet veya binek hayvanları durup işeme
ŞAN

Kelime Kökeni: Arapça şān

  1. [isim] Bakınız ün
    • "Ondan usanmak, onunla didişmemek erkekliğin şanından mıydı?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Gösteriş, gösterişlilik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü