Başında sade olan 13 kelime var. Sade ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sade olan kelimeler listesine ya da sonu sade ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sade bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SADELEŞTİRİLMEK
SADELEŞEBİLMEK, SADELEŞTİRİLME
SADELEŞEBİLME, SADELEŞTİRMEK
SADELEŞTİRME
SADELEŞMEK
SADELEŞME
SADELİK, SADEYAĞ
SADECE
SADET
SADE
Sade Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
SADE, SEDA
3 Harfli Kelimeler
EDA
2 Harfli Kelimeler
AD, AS, DE, ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SADELEŞTİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Sadeleştirme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Sadeleştirme işi yapılmak
- SADELEŞTİRİLME
-
-
[isim]
Sadeleştirilmek işi
-
[isim]
Sadeleştirilmek işi
- SADELEŞEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Sadeleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Sadeleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
- SADELEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Yalın bir duruma getirmek; yalınlaştırmak
- "Bana öyle geliyor ki bu tarife işini kolaylaştırmak, sadeleştirmek kötü olmaz."
-
[-i]
Yalın bir duruma getirmek; yalınlaştırmak
- SADELEŞEBİLME
-
-
[isim]
Sadeleşebilmek işi
-
[isim]
Sadeleşebilmek işi
- SADELEŞTİRME
-
-
[isim]
Sadeleştirmek işi
-
[isim]
Sadeleştirmek işi
- SADELEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Yalın bir durum almak, yalınlaşmak
-
[nesnesiz]
Yalın bir durum almak, yalınlaşmak
- SADELEŞME
-
-
[isim]
Sadeleşmek işi, yalınlaşma
- "Türk dili yenileşme ve sadeleşme çığırında dahi Cenap'tan pek çok yardım görecekti."
-
[isim]
Sadeleşmek işi, yalınlaşma
- SADEYAĞ
-
-
[isim]
Bakınız tereyağı
- "Elinde bir çömlek sadeyağla gelip pazar yerine oturduğu görülmüş."
-
[isim]
Bakınız tereyağı
- SADELİK
-
-
[isim]
Yalın olma durumu
- "Bu kadın kalabalık meclislerde bile sadelikten kurtulamamıştır."
-
[edebiyat]
Bakınız yalınlık
-
[isim]
Yalın olma durumu
- SADECE
-
-
[zarf]
Belirtilenden başkası bulunmadan; yalnız
- "Biz burada sadece tekâmül seyrine göre kabataslak bir tasnif denemesi yaptık."
-
[zarf]
Belirtilenden başkası bulunmadan; yalnız
- SADET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣaded
-
[isim]
Konuşulan asıl konu, asıl madde
-
[isim]
Konuşulan asıl konu, asıl madde
- SADE
-
Kelime Kökeni: Farsça sāde
-
[sıfat]
Bakınız süssüz
- "İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki imrenmemek mümkün değil."
-
Şeker katılmamış (kahve); şekersiz
- "Sade kahve."
-
[zarf]
Yalnızca, yalnız, ancak, sadece
- "Sade, derenin iki tarafına sıralanan kavak ve ceviz ağaçlarını seyretmek bile insana sonsuz bir zevk veriyor."
-
[zarf]
İçine bir şey katılmamış olarak
- "Ben sade içerim, öteki kalfa şekerli içer..."
-
[zarf]
Süsü, gözterişi olmadan, yalın biçimde, gösterişsiz olarak
- "Geriye dönüp anımsadığımda onu şık döpiyesleri içinde görüyorum, sade ve tertemiz giyinirdi."
-
[edebiyat]
Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım)
- "Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir."
-
[sıfat]
Bakınız süssüz