Başında sade olan 13 kelime var. Sade ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sade olan kelimeler listesine ya da sonu sade ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sade bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

SADELEŞTİRİLMEK

14 Harfli Kelimeler

SADELEŞEBİLMEK, SADELEŞTİRİLME

13 Harfli Kelimeler

SADELEŞEBİLME, SADELEŞTİRMEK

12 Harfli Kelimeler

SADELEŞTİRME

10 Harfli Kelimeler

SADELEŞMEK

9 Harfli Kelimeler

SADELEŞME

7 Harfli Kelimeler

SADELİK, SADEYAĞ

6 Harfli Kelimeler

SADECE

5 Harfli Kelimeler

SADET

4 Harfli Kelimeler

SADE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sade Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D E S

4 Harfli Kelimeler

SADE, SEDA

3 Harfli Kelimeler

EDA

2 Harfli Kelimeler

AD, AS, DE, ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SADELEŞTİRİLMEK

  1. [nesnesiz] Sadeleştirme işi yapılmak
SADELEŞTİRİLME

  1. [isim] Sadeleştirilmek işi
SADELEŞEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Sadeleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
SADELEŞTİRMEK

  1. [-i] Yalın bir duruma getirmek; yalınlaştırmak
    • "Bana öyle geliyor ki bu tarife işini kolaylaştırmak, sadeleştirmek kötü olmaz." (Nâzım Hikmet)
SADELEŞEBİLME

  1. [isim] Sadeleşebilmek işi
SADELEŞTİRME

  1. [isim] Sadeleştirmek işi
SADELEŞMEK

  1. [nesnesiz] Yalın bir durum almak, yalınlaşmak
SADELEŞME

  1. [isim] Sadeleşmek işi, yalınlaşma
    • "Türk dili yenileşme ve sadeleşme çığırında dahi Cenap'tan pek çok yardım görecekti." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
SADEYAĞ

  1. [isim] Bakınız tereyağı
    • "Elinde bir çömlek sadeyağla gelip pazar yerine oturduğu görülmüş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SADELİK

  1. [isim] Yalın olma durumu
    • "Bu kadın kalabalık meclislerde bile sadelikten kurtulamamıştır." (Peyami Safa)
  2. [edebiyat] Bakınız yalınlık
SADECE

  1. [zarf] Belirtilenden başkası bulunmadan; yalnız
    • "Biz burada sadece tekâmül seyrine göre kabataslak bir tasnif denemesi yaptık." (Ahmet Kutsi Tecer)
SADET

Kelime Kökeni: Arapça ṣaded

  1. [isim] Konuşulan asıl konu, asıl madde
SADE

Kelime Kökeni: Farsça sāde

  1. [sıfat] Bakınız süssüz
    • "İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki imrenmemek mümkün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Şeker katılmamış (kahve); şekersiz
    • "Sade kahve."
  3. [zarf] Yalnızca, yalnız, ancak, sadece
    • "Sade, derenin iki tarafına sıralanan kavak ve ceviz ağaçlarını seyretmek bile insana sonsuz bir zevk veriyor." (Etem İzzet Benice)
  4. [zarf] İçine bir şey katılmamış olarak
    • "Ben sade içerim, öteki kalfa şekerli içer..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  5. [zarf] Süsü, gözterişi olmadan, yalın biçimde, gösterişsiz olarak
    • "Geriye dönüp anımsadığımda onu şık döpiyesleri içinde görüyorum, sade ve tertemiz giyinirdi." (Erendiz Atasü)
  6. [edebiyat] Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım)
    • "Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir." (Yahya Kemal Beyatlı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü