Başında rast olan 13 kelime var. Rast ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde rast olan kelimeler listesine ya da sonu rast ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında rast bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

RASTLANTISAL

10 Harfli Kelimeler

RASTLANMAK, RASTLAŞMAK

9 Harfli Kelimeler

RASTLAMAK, RASTLANMA, RASTLANTI, RASTLAŞMA, RASTLAYIŞ

8 Harfli Kelimeler

RASTGELE, RASTIKLI, RASTLAMA

6 Harfli Kelimeler

RASTIK

4 Harfli Kelimeler

RAST


Kelime bulma makinesi

A R S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

RAST, STAR, TRAS

3 Harfli Kelimeler

ART, AST, TAR, TAS

2 Harfli Kelimeler

AR, AS, AT, RA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RASTLANTISAL

  1. [zarf] Rastlantı sonucu
    • "Dünya ne denli rastlantısal ise şiir de o denli rastlantısaldır." (Melih Cevdet Anday)

RASTLANMAK

  1. [-e] Karşılaşılmak, rast gelinmek, tesadüf edilmek

RASTLAŞMAK

  1. [nsz] Birbiriyle karşılaşmak, birbirine rastlamak, tesadüf etmek
    • "Rastlaştığımız her Allahın kulu bir selama değer, çıkarımız olmasa da." (Haldun Taner)
  2. Aynı zamanda olmak, üst üste gelmek

RASTLANMA

  1. [isim] Rastlanmak işi veya durumu

RASTLAMAK

  1. [-e] Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
    • "Eskicizade'ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek
    • "Taş cama rastladı."

RASTLAYIŞ

  1. [isim] Rastlama işi veya biçimi

RASTLANTI

  1. [isim] Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf
    • "Avlu kapısı önünde atından indiği sırada, iyi bir rastlantıyla, Hayrettin Ağa, oğlu ile avludaydı." (Necati Cumalı)

RASTLAŞMA

  1. [isim] Rastlaşmak işi

RASTIKLI

  1. [sıfat] Rastık sürülmüş olan (kaş veya saç)
    • "Kaşları rastıklı taze, tatlı bir gözle şimdi kendilerine yaklaşmış askeri süzdü." (Sait Faik Abasıyanık)

RASTLAMA

  1. [isim] Rastlamak işi

RASTGELE

  1. [sıfat] Gelişigüzel
    • "Maazallah, birimize, kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan, gelişigüzel, lalettayin

RASTIK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya
    • "Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Sürme (III)

RAST

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Doğru, düzgün
    • "Bu kadın kadar tamahkâr bir insana ömründe rast gelmedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Üç kurşun attı, ikisini rast getirdi."
    • "İşi rast gidiyor."
  2. [isim] Tesadüf
    • "Kumaşın iyisi bana rast geldi."
    • "Neşeli bir anında rast getirip dilediğimi söyledim, hemen kabul etti."
  3. [isim] Atılan şey hedefi vurma
    • "Çok ev aradım ama hiçbir yerde rast gelmedi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü