İçinde rast olan 17 kelime var. İçerisinde RAST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında rast olan kelimeler listesine ya da Sonu rast ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ENFRASTRÜKTÜR

12 Harfli Kelimeler

RASTLANTISAL

10 Harfli Kelimeler

NEVRASTENİ, RASTLANMAK, RASTLAŞMAK

9 Harfli Kelimeler

RASTLAMAK, RASTLANMA, RASTLANTI, RASTLAŞMA, RASTLAYIŞ

8 Harfli Kelimeler

KONTRAST, RASTGELE, RASTIKLI, RASTLAMA

6 Harfli Kelimeler

ARASTA, RASTIK

4 Harfli Kelimeler

RAST


Kelime bulma makinesi

A R S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

RAST, STAR, TRAS

3 Harfli Kelimeler

ART, AST, TAR, TAS

2 Harfli Kelimeler

AR, AS, AT, RA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ENFRASTRÜKTÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Altyapı

RASTLANTISAL

  1. [zarf] Rastlantı sonucu
    • "Dünya ne denli rastlantısal ise şiir de o denli rastlantısaldır." (Melih Cevdet Anday)

NEVRASTENİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz, sinir argınlığı
    • "Mefkûre birdenbire kaybolmayıp yavaş yavaş zayıflarsa şeker hastalığı, nevrasteni, isteri başlarmış." (Ömer Seyfettin)

RASTLANMAK

  1. [-e] Karşılaşılmak, rast gelinmek, tesadüf edilmek

RASTLAŞMAK

  1. [nsz] Birbiriyle karşılaşmak, birbirine rastlamak, tesadüf etmek
    • "Rastlaştığımız her Allahın kulu bir selama değer, çıkarımız olmasa da." (Haldun Taner)
  2. Aynı zamanda olmak, üst üste gelmek

RASTLAMAK

  1. [-e] Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
    • "Eskicizade'ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek
    • "Taş cama rastladı."

RASTLANMA

  1. [isim] Rastlanmak işi veya durumu

RASTLANTI

  1. [isim] Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf
    • "Avlu kapısı önünde atından indiği sırada, iyi bir rastlantıyla, Hayrettin Ağa, oğlu ile avludaydı." (Necati Cumalı)

RASTLAŞMA

  1. [isim] Rastlaşmak işi

RASTLAYIŞ

  1. [isim] Rastlama işi veya biçimi

RASTIKLI

  1. [sıfat] Rastık sürülmüş olan (kaş veya saç)
    • "Kaşları rastıklı taze, tatlı bir gözle şimdi kendilerine yaklaşmış askeri süzdü." (Sait Faik Abasıyanık)

KONTRAST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Karşıt, aykırı, zıt
  2. [isim] Karşıtlık, aykırılık, zıtlık

RASTGELE

  1. [sıfat] Gelişigüzel
    • "Maazallah, birimize, kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Seçmeden, iyisini kötüsünü ayırmadan, gelişigüzel, lalettayin

RASTLAMA

  1. [isim] Rastlamak işi

RASTIK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya
    • "Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Sürme (III)

ARASTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
    • "Belediye çavuşu çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır." (Tarık Buğra)

RAST

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Doğru, düzgün
    • "Bu kadın kadar tamahkâr bir insana ömründe rast gelmedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Üç kurşun attı, ikisini rast getirdi."
    • "İşi rast gidiyor."
  2. [isim] Tesadüf
    • "Kumaşın iyisi bana rast geldi."
    • "Neşeli bir anında rast getirip dilediğimi söyledim, hemen kabul etti."
  3. [isim] Atılan şey hedefi vurma
    • "Çok ev aradım ama hiçbir yerde rast gelmedi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü