Başında post olan 26 kelime var. Post ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde post olan kelimeler listesine ya da sonu post ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında post bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
POSTALAYABİLMEK
POSTALAYABİLME
POSTMODERNİST, POSTMODERNİZM
POSTALANMAK, POSTALATMAK, POSTRESTANT
POSTACILIK, POSTALAMAK, POSTALANIŞ, POSTALANMA, POSTALATMA, POSTMATÜRE, POSTMODERN
POSTALAMA, POSTNİŞİN
POSTULAT
POSTACI, POSTANE, POSTSUZ
POSTAL, POSTER, POSTİŞ, POSTLU
POSTA
POST
Post Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
POST, SPOT, STOP
3 Harfli Kelimeler
POS, POT, TOP, TOS
2 Harfli Kelimeler
OT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- POSTALAYABİLMEK
-
-
[-i]
Postalama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Postalama ihtimali veya imkânı bulunmak
- POSTALAYABİLME
-
-
[isim]
Postalayabilmek işi
-
[isim]
Postalayabilmek işi
- POSTMODERNİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca postmoderniste
-
[sıfat]
Postmodernizm yanlısı olan
-
Postmodernizme ait olan
-
[sıfat]
Postmodernizm yanlısı olan
- POSTMODERNİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca postmodernisme
-
[isim, edebiyat]
Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı
- "Elbette postmodernizm tarihin belli bir noktasında birdenbire ortaya çıkmadı."
-
[mimarlık]
Günümüz mimarisinde işlevsel olmayı bir tarafa bırakıp değişik yapı biçimlerini serbestçe kullanma eğiliminde olan üslup
-
[isim, edebiyat]
Modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı
- POSTALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Postalama işi yapılmak
- "Ne ilginçtir ki aynı dilekçe iki ayrı yerden, iki ayrı genç tarafından postalanmış."
-
[nesnesiz]
Postalama işi yapılmak
- POSTRESTANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca poste restante
-
[isim]
Alıcısı tarafından postaneden alınmak üzere gönderilen mektup veya paket
- "Memur, yine postrestant olarak gelen mektupları inceledi"
-
[isim]
Alıcısı tarafından postaneden alınmak üzere gönderilen mektup veya paket
- POSTALATMAK
-
-
[-i]
Postalama işini yaptırmak
-
[-i]
Postalama işini yaptırmak
- POSTALAMAK
-
-
[-i]
Postaya vermek
- "Göndermekte geciktim, çünkü eski baskılardan elde kalmamıştı, yeni baskıyı bekliyordum, elime geçer geçmez de Gazipaşa adresine postaladım."
-
[argo]
Birini herhangi bir sebeple yanından uzaklaştırmak
- "Sonra öğretmenimiz bizi yataklarımıza postaladı."
-
[-i]
Postaya vermek
- POSTALANMA
-
-
[isim]
Postalanmak işi
-
[isim]
Postalanmak işi
- POSTALATMA
-
-
[isim]
Postalatmak işi
-
[isim]
Postalatmak işi
- POSTALANIŞ
-
-
[isim]
Postalanmak işi
-
[isim]
Postalanmak işi
- POSTMATÜRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca postmaturé
-
[isim, tıp]
Bakınız geçdoğan
-
[isim, tıp]
Bakınız geçdoğan
- POSTMODERN
-
Kelime Kökeni: Fransızca postmoderne
-
[sıfat]
Postmodernizm yanlısı
- "Postmodern yazar dil ile âdeta oyun oynar ve daima bilinene, gelenekselleşmişe karşı oynayarak okuru metne yabancılaştırır."
-
Postmodernizme ait olan
-
[sıfat]
Postmodernizm yanlısı
- POSTACILIK
-
-
[isim]
Posta işletme işi
-
Postacının görevi
-
[isim]
Posta işletme işi
- POSTNİŞİN
-
Kelime Kökeni: Farsça pūstnişīn
-
[isim]
Postta oturan, tekkenin şeyhi olan kimse
- "Babası ölünce yüzüne çok yakışan güzel bir sakal bıraktı ve tekkenin postnişini oldu."
-
[isim]
Postta oturan, tekkenin şeyhi olan kimse
- POSTALAMA
-
-
[isim]
Postalamak işi
-
[isim]
Postalamak işi
- POSTULAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca postulat
-
[isim, matematik, mantık]
Bakınız ön doğru
-
[isim, matematik, mantık]
Bakınız ön doğru
- POSTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca posta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
-
[isim]
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
- POSTACI
-
-
[isim]
Mektup, gazete, havale, paket vb.ni gönderilen yere ulaştıran posta idaresi görevlisi; çapar (I)
- "Parlak yıllarında, postacı, her gün kadınlardan bir çanta dolusu mektup taşırdı ona."
-
[isim]
Mektup, gazete, havale, paket vb.ni gönderilen yere ulaştıran posta idaresi görevlisi; çapar (I)
- POSTSUZ
-
-
[sıfat]
Postu olmayan
- "İçim muradına ermiş / Abasız postsuz bir derviş"
-
[sıfat]
Postu olmayan