Başında nev olan 28 kelime var. Nev ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde nev olan kelimeler listesine ya da sonu nev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında nev bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

NEVŞEHİRLİLİK

12 Harfli Kelimeler

NEVYUNANİLİK

11 Harfli Kelimeler

NEVABUSELİK

10 Harfli Kelimeler

NEVRASTENİ, NEVŞEHİRLİ

9 Harfli Kelimeler

NEVAZİŞLİ, NEVRALJİK

8 Harfli Kelimeler

NEVBAHAR, NEVRALJİ, NEVRESİM, NEVROPAT, NEVROTİK, NEVROZLU, NEVŞEHİR, NEVZUHUR

7 Harfli Kelimeler

NEVAZİL, NEVAZİŞ, NEVESER

6 Harfli Kelimeler

NEVALE, NEVMİT, NEVROZ, NEVRUZ, NEVTON, NEVZAT

5 Harfli Kelimeler

NEVİR

4 Harfli Kelimeler

NEVA, NEVİ

3 Harfli Kelimeler

NEV

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N V

3 Harfli Kelimeler

NEV, VEN

2 Harfli Kelimeler

EN, EV, NE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEVŞEHİRLİLİK

  1. [isim] Nevşehirli olma durumu
NEVYUNANİLİK

  1. [isim, edebiyat] XX. yüzyıl başında Yahya Kemal ve Yakup Kadri'nin başlattıkları Akdeniz mitolojisine yönelen edebiyat hareketi ve anlayışı
NEVABUSELİK

Kelime Kökeni: Farsça nevā + bū-selīk

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
NEVŞEHİRLİ

  1. [isim] Nevşehir ilinden olan kimse
NEVRASTENİ

Kelime Kökeni: Fransızca neurasthénie

  1. [isim, ruh bilimi] Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı
    • "Mefkûre birdenbire kaybolmayıp yavaş yavaş zayıflarsa şeker hastalığı, nevrasteni, isteri başlarmış." (Ömer Seyfettin)
NEVAZİŞLİ

  1. [sıfat] İçinde iltifat bulunan gönül alan; nüvazişli
NEVRALJİK

Kelime Kökeni: Fransızca névralgique

  1. [sıfat, tıp] Nevraljiyle ilgili, nevralji türünden olan
    • "Nevraljik ağrılar."
NEVBAHAR

Kelime Kökeni: Farsça nev + bahār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ilkbahar
    • "Bunlar bütün dünya çiçeklerinin usareleri nispetinde bin nevbahar kokularını birden dökecek kadar kuvvetli duyulan birer manadır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [müzik] Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
NEVROTİK

Kelime Kökeni: Fransızca névrotique

  1. [sıfat] Bakınız sinirsel
NEVZUHUR

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça ẓuhūr

  1. [sıfat] Son zamanlarda ortaya çıkmış olan, yeni zuhur eden
    • "Bu kadar eski bir medeniyet bölgesinin, dünyanın en kadim medeniyetinin, kendini böyle nevzuhur ve renksiz bir isimle yâd edecek hâle gelmesi dikkate şayan değil mi?" (Cemil Meriç)
  2. [eskimiş] Bakınız moda
    • "Devlet adamları modaya nevzuhur der ve kadının giyimini bile sınırlamaya çalışırlardı." (Kemal Sülker)
NEVRESİM

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça resm

  1. [isim] Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf
    • "Yeni çarşafları, nevresimi, battaniyeyi düzeltip serdim aralarına." (Fakir Baykurt)
NEVRALJİ

Kelime Kökeni: Fransızca névralgie

  1. [isim, tıp] Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
NEVROZLU

  1. [sıfat] Nevroz hastalığına yakalanmış
NEVROPAT

Kelime Kökeni: Fransızca névropathe

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız sinir hastası
NEVŞEHİR

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
NEVAZİL

Kelime Kökeni: Arapça nevāzil

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız nezle
    • "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
NEVAZİŞ

Kelime Kökeni: Farsça nevāziş

  1. [isim, eskimiş] İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
    • "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim." (Orhan Seyfi Orhon)
NEVESER

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça es̱er

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
NEVMİT

Kelime Kökeni: Farsça nevmīd

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız umutsuz
  2. [zarf] Umutsuz bir biçimde
    • "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
NEVROZ

Kelime Kökeni: Fransızca névrose

  1. [isim, ruh bilimi] Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı; sinirce
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü