Başında nev olan 28 kelime var. Nev ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde nev olan kelimeler listesine ya da sonu nev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında nev bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
NEVŞEHİRLİLİK
NEVYUNANİLİK
NEVABUSELİK
NEVRASTENİ, NEVŞEHİRLİ
NEVAZİŞLİ, NEVRALJİK
NEVBAHAR, NEVRALJİ, NEVRESİM, NEVROPAT, NEVROTİK, NEVROZLU, NEVŞEHİR, NEVZUHUR
NEVAZİL, NEVAZİŞ, NEVESER
NEVALE, NEVMİT, NEVROZ, NEVRUZ, NEVTON, NEVZAT
NEVİR
NEVA, NEVİ
NEV
Nev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NEV, VEN
2 Harfli Kelimeler
EN, EV, NE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEVŞEHİRLİLİK
-
-
[isim]
Nevşehirli olma durumu
-
[isim]
Nevşehirli olma durumu
- NEVYUNANİLİK
-
-
[isim, edebiyat]
XX. yüzyıl başında Yahya Kemal ve Yakup Kadri'nin başlattıkları Akdeniz mitolojisine yönelen edebiyat hareketi ve anlayışı
-
[isim, edebiyat]
XX. yüzyıl başında Yahya Kemal ve Yakup Kadri'nin başlattıkları Akdeniz mitolojisine yönelen edebiyat hareketi ve anlayışı
- NEVABUSELİK
-
Kelime Kökeni: Farsça nevā + bū-selīk
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- NEVŞEHİRLİ
-
-
[isim]
Nevşehir ilinden olan kimse
-
[isim]
Nevşehir ilinden olan kimse
- NEVRASTENİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca neurasthénie
-
[isim, ruh bilimi]
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı
- "Mefkûre birdenbire kaybolmayıp yavaş yavaş zayıflarsa şeker hastalığı, nevrasteni, isteri başlarmış."
-
[isim, ruh bilimi]
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı
- NEVAZİŞLİ
-
-
[sıfat]
İçinde iltifat bulunan gönül alan; nüvazişli
-
[sıfat]
İçinde iltifat bulunan gönül alan; nüvazişli
- NEVRALJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca névralgique
-
[sıfat, tıp]
Nevraljiyle ilgili, nevralji türünden olan
- "Nevraljik ağrılar."
-
[sıfat, tıp]
Nevraljiyle ilgili, nevralji türünden olan
- NEVBAHAR
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + bahār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilkbahar
- "Bunlar bütün dünya çiçeklerinin usareleri nispetinde bin nevbahar kokularını birden dökecek kadar kuvvetli duyulan birer manadır."
-
[müzik]
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilkbahar
- NEVROTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca névrotique
-
[sıfat]
Bakınız sinirsel
-
[sıfat]
Bakınız sinirsel
- NEVZUHUR
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça ẓuhūr
-
[sıfat]
Son zamanlarda ortaya çıkmış olan, yeni zuhur eden
- "Bu kadar eski bir medeniyet bölgesinin, dünyanın en kadim medeniyetinin, kendini böyle nevzuhur ve renksiz bir isimle yâd edecek hâle gelmesi dikkate şayan değil mi?"
-
[eskimiş]
Bakınız moda
- "Devlet adamları modaya nevzuhur der ve kadının giyimini bile sınırlamaya çalışırlardı."
-
[sıfat]
Son zamanlarda ortaya çıkmış olan, yeni zuhur eden
- NEVRESİM
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça resm
-
[isim]
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf
- "Yeni çarşafları, nevresimi, battaniyeyi düzeltip serdim aralarına."
-
[isim]
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf
- NEVRALJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca névralgie
-
[isim, tıp]
Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
-
[isim, tıp]
Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
- NEVROZLU
-
-
[sıfat]
Nevroz hastalığına yakalanmış
-
[sıfat]
Nevroz hastalığına yakalanmış
- NEVROPAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca névropathe
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sinir hastası
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sinir hastası
- NEVŞEHİR
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- NEVAZİL
-
Kelime Kökeni: Arapça nevāzil
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız nezle
- "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..."
-
[isim, eskimiş, tıp]
Bakınız nezle
- NEVAZİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça nevāziş
-
[isim, eskimiş]
İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
- "Vaktiyle en tatlı iltifatları, en sıcak nevazişleri ondan işittim."
-
[isim, eskimiş]
İltifat, gönül alma, okşama; nüvaziş
- NEVESER
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça es̱er
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
- NEVMİT
-
Kelime Kökeni: Farsça nevmīd
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız umutsuz
-
[zarf]
Umutsuz bir biçimde
- "Bir kısmı geceyi burada geçirmek zaruri olduğu kanaatinde idi, ona göre bir şey yapalım, ateş yakalım diye, nevmit ve şaşkın söyleniyorlardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız umutsuz
- NEVROZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca névrose
-
[isim, ruh bilimi]
Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı; sinirce
-
[isim, ruh bilimi]
Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı; sinirce