Başında maş olan 20 kelime var. Maş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde maş olan kelimeler listesine ya da sonu maş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında maş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

MAŞALANMAK

9 Harfli Kelimeler

MAŞACILIK, MAŞALAMAK, MAŞALANMA

8 Harfli Kelimeler

MAŞALAMA, MAŞALLAH, MAŞATLIK

7 Harfli Kelimeler

MAŞALIK, MAŞRAPA

6 Harfli Kelimeler

MAŞACI, MAŞALA, MAŞALI, MAŞERİ, MAŞLAH, MAŞRIK, MAŞUKA

5 Harfli Kelimeler

MAŞER, MAŞUK

4 Harfli Kelimeler

MAŞA

3 Harfli Kelimeler

MAŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Maş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M Ş

3 Harfli Kelimeler

MAŞ, ŞAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AŞ, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAŞALANMAK

  1. [nesnesiz] Maşa ile tutturulmak
MAŞALANMA

  1. [isim] Maşalanmak işi
MAŞALAMAK

  1. [-i] Maşa şeklindeki aletle saçları dalgalı, bukleli veya kıvırcık duruma getirmek; maşa yapmak
MAŞACILIK

  1. [isim] Maşacının işi veya mesleği
MAŞALAMA

  1. [isim] Maşalamak işi
MAŞALLAH

Kelime Kökeni: Arapça māşāʾe + allāh

  1. [ünlem] "Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz
    • "Maşallah! Ne güzel, ne civan kişiler!" (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz
  3. [isim] Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina vb. yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık
MAŞATLIK

Kelime Kökeni: Arapça meşhed + Türkçe -lık

  1. [isim] Müslüman olmayanların, özellikle Yahudilerin mezarlığı
    • "Maşatlığın ince bir yosun tabakasıyla örtülü mermerleri güneşle kızıyor, tatlı bir göbek taşı sıcaklığı alıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
MAŞRAPA

Kelime Kökeni: Arapça maşraba

  1. [isim] Metal, toprak, plastik vb.nden yapılmış, ağzı açık, kulplu, bardağa benzeyen, küçük kap
    • "Su testisinin ağzına ters kapatılmış maşrapaya su doldurdu." (Necati Cumalı)
MAŞALIK

  1. [isim] Başkasının pek de hoş olmayan, sakıncalı isteklerine, amaçlarına alet olma durumu
  2. [sıfat] Aşırı hırçınlık, yaramazlık yüzünden dayak yemeyi hak ettiği düşünülen (çocuk)
MAŞACI

  1. [isim] Maşa yapan veya satan kimse
MAŞALA

Kelime Kökeni: Ermenice

  1. [isim, ağızlardan] Bağ ve bahçelerde kenarları set biçiminde birbirinden ayrılan, genellikle dikdörtgen toprak parçası
MAŞALI

  1. [sıfat] Maşası olan
    • "Maşalı saat."
  2. Maşa ile kıvrılmış (saç)
MAŞERİ

Kelime Kökeni: Arapça maʿşerī

  1. [sıfat, eskimiş] Topluluğa ait olan, toplumu ilgilendiren
  2. [toplum bilimi] Bakınız toplumsal
    • "Mitingler, maşerî bir tepkinin varlığını ortaya çıkardı." (Attilâ İlhan)
MAŞUKA

Kelime Kökeni: Arapça maʿşūḳa

  1. [isim, eskimiş] Sevilen, âşık olunan kadın
    • "Demek hamal Mehmet'in, sürücü Ahmet'in maşukalarına yaptıklarını sen de bana yapacaksın?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
MAŞLAH

Kelime Kökeni: Arapça maşlaḥ

  1. [isim, eskimiş] Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan, pelerine benzer bir tür kadın üstlüğü
    • "Kalın bir Doğu maşlahı giymiş, işlemeli beyaz bir başörtüsü örtmüştü." (Aka Gündüz)
  2. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin
MAŞRIK

Kelime Kökeni: Arapça maşriḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız doğu
    • "Mağripten maşrıka dünyanın ucu / Sarraf olan bilir altını, tuncu" (Pir Sultan Abdal)
MAŞUK

Kelime Kökeni: Arapça maʿşūḳ

  1. [isim, eskimiş] Sevilen, âşık olunan erkek
    • "Biz sevdik, âşık olduk; sevildik, maşuk olduk." (Yunus Emre)
MAŞER

Kelime Kökeni: Arapça maʿşer

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi] İnsan topluluğu, toplum
MAŞA

Kelime Kökeni: Farsça māşe

  1. [isim] Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
    • "Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı." (Çetin Altan)
  2. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç
    • "Saatçi maşası."
  3. Saçları dalgalı, bukleli, kıvırcık duruma getirmek için kullanılan, elektrikli veya ateşle ısıtılan, maşa biçimindeki alet
    • "Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı." (Peyami Safa)
  4. [mecaz] Başkasının isteklerini, amaçlarını yerine getirmesini sağlayan kimse; alet
    • "Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler." (Aydın Boysan)
  5. [spor] Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça
MAŞ

Kelime Kökeni: Farsça māş

  1. [isim, bitki bilimi] Ana vatanı Hindistan olan, çoğunlukla Doğu ve Güneydoğu Asya’da yetiştirilen, küçük yeşil taneleri ile yemek yapılan bir bitki (Phaseolus aureus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü