Başında lim olan 33 kelime var. Lim ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lim olan kelimeler listesine ya da sonu lim ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında lim bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

LİMONATACILIK

11 Harfli Kelimeler

LİMİTSİZLİK, LİMONLANMAK

10 Harfli Kelimeler

LİMANLAMAK, LİMNOLOJİK, LİMONATACI, LİMONCULUK, LİMONLAMAK, LİMONLANMA

9 Harfli Kelimeler

LİMANLAMA, LİMNOLOJİ, LİMONKÜFÜ, LİMONLAMA, LİMONUMSU

8 Harfli Kelimeler

LİMANLIK, LİMİTSİZ, LİMONATA, LİMONLUK

7 Harfli Kelimeler

LİMİTET, LİMONCU, LİMONİT, LİMONLU, LİMONSU, LİMUZİN

6 Harfli Kelimeler

LİMAKİ, LİMONİ

5 Harfli Kelimeler

LİMAN, LİMBO, LİMİT, LİMON

4 Harfli Kelimeler

LİMA, LİME

3 Harfli Kelimeler

LİM

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lim Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L M İ

3 Harfli Kelimeler

LİM, MİL

2 Harfli Kelimeler

İL, İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LİMONATACILIK

  1. [isim] Limonata yapma veya satma işi
LİMONLANMAK

  1. [nesnesiz] Limonlama işi yapılmak
    • "Yine okuyuculara tuzlanmış, baharlanmış, limonlanmış, kol gibi dolmalar yutturuluyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
LİMİTSİZLİK

  1. [isim] Limitsiz olma durumu
    • "Çağlayan ve şelalelerden düşen su limitsizlik hissi verir." (Ayşegül Zaloğlu)
LİMONLAMAK

  1. [-i] İçine, üstüne limonun suyunu sıkmak veya katmak
  2. Saç vb.ne limon suyu sürmek
    • "O günden sonra ne Atilâ saçlarını limonladı ne de okulun önüne düştüler bir daha." (Emir Kalkan)
LİMONLANMA

  1. [isim] Limonlanmak işi
LİMONCULUK

  1. [isim] Limoncunun yaptığı iş
    • "Semt pazarlarında limonculuk yapmak yerine, bir arkadaşımın önerisiyle ansiklopedi pazarlamaya başladım." (Gülsüm Cengiz)
LİMONATACI

  1. [isim] Limonata yapan veya satan kimse
    • "Limonatacı tezgâhtarlığını da galiba iş bulamadığı için kabul zorunda kalmış." (Refik Halit Karay)
LİMANLAMAK

  1. [nesnesiz] Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
    • "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar." (İsmail Deniz)
  2. [mecaz] Yatışmak, sakinleşmek
LİMNOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca limnologique

  1. [sıfat] Bakınız göl bilimsel
LİMONKÜFÜ

  1. [isim] Yeşile çalan mavi renk
    • "Yüzü büsbütün küçülmüş, limonküfü bir renk almış." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
LİMONUMSU

  1. [sıfat] Bakınız limonsu
LİMNOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca limnologie

  1. [isim] Bakınız göl bilimi
LİMANLAMA

  1. [isim] Limanlamak işi veya durumu
LİMONLAMA

  1. [isim] Limonlamak işi
LİMANLIK

  1. [sıfat] Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
  2. Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
    • "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi." (Sâmiha Ayverdi)
LİMONATA

Kelime Kökeni: İtalyanca limonada

  1. [isim] Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
    • "Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
LİMİTSİZ

  1. [sıfat] Herhangi bir limiti olmayan, sınırsız olan
  2. [zarf] Herhangi bir limit olmadan, sınırsız olarak
LİMONLUK

  1. [isim] Bakınız sera
    • "Köşkün yanından kıvrılıp arkadaki limonluğa doğru yürüyorlardı." (Mahmut Yesari)
  2. Limon ağaçlarının bulunduğu yer; limon bahçesi
    • "Taksim gezisi öğleden sonra ılık bir limonluk gibidir." (Burhan Felek)
  3. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç
  4. [mimarlık] Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set
LİMİTET

Kelime Kökeni: İngilizce limited

  1. [sıfat] Bakınız sınırlı
LİMUZİN

Kelime Kökeni: Fransızca limousine

  1. [isim] İçinde her türlü donanım bulunan lüks, uzun ve geniş otomobil türü
    • "Dr. Osman Nuri Balcı, onların arkasında Firuz Polat’la Zeynel Duman apartmanın kapısından çıktıkları zaman tam karşılarında ... uzun bir limuzin gördüler." (Tahsin Yücel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü