İçinde lima olan 26 kelime var. İçerisinde LİMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lima olan kelimeler listesine ya da sonu lima ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TESLİMATÇILIK
KLİMATOLOJİK
KLİMATOLOJİ, TALİMATNAME
HAVALİMANI, KLİMATOLOG, LİMANLAMAK, MİKROKLİMA, TESLİMATÇI
ALİMALLAH, KOMPLİMAN, LİMANLAMA, TALİMARLI
KLİMASIZ, LİMANLIK, SÜTLİMAN, TESLİMAT, ZALİMANE
ALİMANE, KLİMALI, TALİMAR, TALİMAT
LİMAKİ
KLİMA, LİMAN
LİMA
Lima Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ALİM, AMİL, İLAM, İMAL, İMLA, LİMA, MAİL, MALİ
3 Harfli Kelimeler
ALİ, İLA, İMA, LAM, LİM, MAİ, MAL, MİL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, İL, İM, LA, MA, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TESLİMATÇILIK
-
-
[isim]
Teslimatçının yaptığı iş
-
[isim]
Teslimatçının yaptığı iş
- KLİMATOLOJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca climatologique
-
[sıfat]
İklim bilimi ile ilgili
-
[sıfat]
İklim bilimi ile ilgili
- TALİMATNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yönetmelik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yönetmelik
- KLİMATOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca climatologie
-
[isim]
Bakınız iklim bilimi
-
[isim]
Bakınız iklim bilimi
- MİKROKLİMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca microclimat
-
[isim, coğrafya]
Dar iklim bölgesi
- "Emektar payitaht, mikrokozmosunun, mikrokliması olarak her telden çalmayı belki bundan ötürü benimsemiştir."
-
[isim, coğrafya]
Dar iklim bölgesi
- KLİMATOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca climatologue
-
[isim]
Bakınız iklim bilimci
-
[isim]
Bakınız iklim bilimci
- LİMANLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
- "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar."
-
[mecaz]
Yatışmak, sakinleşmek
-
[nesnesiz]
Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
- TESLİMATÇI
-
-
[isim]
Teslimat işiyle uğraşan kimse
-
[isim]
Teslimat işiyle uğraşan kimse
- HAVALİMANI
-
-
[isim]
Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
-
Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş
-
[isim]
Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
- ALİMALLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalįma’l-lah
-
[ünlem]
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz
- "Rana bir lalanga yapar, alimallah parmaklarını yalarsın."
-
[ünlem]
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz
- KOMPLİMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca compliment
-
[isim]
Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
- "İltifatlar, komplimanlar ortasında kendimi kaybetmemeye güç muvaffak oldum."
-
[mecaz]
Bakınız koltuklama
- "Bütün bu zırvaları kompliman diye söylemiyorsun da, ne diye yumurtluyorsun öyleyse?"
-
[isim]
Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
- LİMANLAMA
-
-
[isim]
Limanlamak işi veya durumu
-
[isim]
Limanlamak işi veya durumu
- TALİMARLI
-
-
[sıfat, denizcilik]
Talimarı olan (gemi)
-
[sıfat, denizcilik]
Talimarı olan (gemi)
- ZALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- KLİMASIZ
-
-
[sıfat]
Kliması olmayan
-
[sıfat]
Kliması olmayan
- SÜTLİMAN
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[sıfat]
Durgun, sakin olan
-
[mecaz]
Gürültüsüz, olaysız
- "Hiçbir önemli olay olmamıştı o günlerde; her şey kontrol altındaydı, her şey sütliman görünüyordu görünebildiği kadarıyla."
-
[sıfat]
Durgun, sakin olan
- TESLİMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça teslīmāt
-
[isim]
Teslim etme işleri
-
[eskimiş]
Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar
-
[isim]
Teslim etme işleri
- LİMANLIK
-
-
[sıfat]
Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
-
Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
- "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi."
-
[sıfat]
Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
- ALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir."
-
[zarf]
Âlime yakışır bir biçimde
- "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz."
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- TALİMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt
-
[isim]
Bakınız yönerge
- "Demir Bey'den beklenilen talimat gelmişti."
-
[askerlik]
Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar
-
[isim]
Bakınız yönerge