İçinde lima olan 26 kelime var. İçerisinde LİMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lima olan kelimeler listesine ya da sonu lima ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

TESLİMATÇILIK

12 Harfli Kelimeler

KLİMATOLOJİK

11 Harfli Kelimeler

KLİMATOLOJİ, TALİMATNAME

10 Harfli Kelimeler

HAVALİMANI, KLİMATOLOG, LİMANLAMAK, MİKROKLİMA, TESLİMATÇI

9 Harfli Kelimeler

ALİMALLAH, KOMPLİMAN, LİMANLAMA, TALİMARLI

8 Harfli Kelimeler

KLİMASIZ, LİMANLIK, SÜTLİMAN, TESLİMAT, ZALİMANE

7 Harfli Kelimeler

ALİMANE, KLİMALI, TALİMAR, TALİMAT

6 Harfli Kelimeler

LİMAKİ

5 Harfli Kelimeler

KLİMA, LİMAN

4 Harfli Kelimeler

LİMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lima Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L M İ

4 Harfli Kelimeler

ALİM, AMİL, İLAM, İMAL, İMLA, LİMA, MAİL, MALİ

3 Harfli Kelimeler

ALİ, İLA, İMA, LAM, LİM, MAİ, MAL, MİL

2 Harfli Kelimeler

AL, AM, İL, İM, LA, MA, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TESLİMATÇILIK

  1. [isim] Teslimatçının yaptığı iş
KLİMATOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca climatologique

  1. [sıfat] İklim bilimi ile ilgili
TALİMATNAME

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt + Farsça nāme

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yönetmelik
KLİMATOLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca climatologie

  1. [isim] Bakınız iklim bilimi
MİKROKLİMA

Kelime Kökeni: Fransızca microclimat

  1. [isim, coğrafya] Dar iklim bölgesi
    • "Emektar payitaht, mikrokozmosunun, mikrokliması olarak her telden çalmayı belki bundan ötürü benimsemiştir." (Haldun Taner)
KLİMATOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca climatologue

  1. [isim] Bakınız iklim bilimci
LİMANLAMAK

  1. [nesnesiz] Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
    • "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar." (İsmail Deniz)
  2. [mecaz] Yatışmak, sakinleşmek
TESLİMATÇI

  1. [isim] Teslimat işiyle uğraşan kimse
HAVALİMANI

  1. [isim] Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
  2. Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş
ALİMALLAH

Kelime Kökeni: Arapça ʿalįma’l-lah

  1. [ünlem] Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz
    • "Rana bir lalanga yapar, alimallah parmaklarını yalarsın." (Ercüment Ekrem Talu)
KOMPLİMAN

Kelime Kökeni: Fransızca compliment

  1. [isim] Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
    • "İltifatlar, komplimanlar ortasında kendimi kaybetmemeye güç muvaffak oldum." (Muazzez Tahsin Berkand)
  2. [mecaz] Bakınız koltuklama
    • "Bütün bu zırvaları kompliman diye söylemiyorsun da, ne diye yumurtluyorsun öyleyse?" (Nâzım Hikmet)
LİMANLAMA

  1. [isim] Limanlamak işi veya durumu
TALİMARLI

  1. [sıfat, denizcilik] Talimarı olan (gemi)
ZALİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız acımasızca
    • "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu." (Peyami Safa)
KLİMASIZ

  1. [sıfat] Kliması olmayan
SÜTLİMAN

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [sıfat] Durgun, sakin olan
  2. [mecaz] Gürültüsüz, olaysız
    • "Hiçbir önemli olay olmamıştı o günlerde; her şey kontrol altındaydı, her şey sütliman görünüyordu görünebildiği kadarıyla." (İnci Aral)
TESLİMAT

Kelime Kökeni: Arapça teslīmāt

  1. [isim] Teslim etme işleri
  2. [eskimiş] Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar
LİMANLIK

  1. [sıfat] Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
  2. Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
    • "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi." (Sâmiha Ayverdi)
ALİMANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne

  1. [sıfat] Âlime yakışan
    • "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Âlime yakışır bir biçimde
    • "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
TALİMAT

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt

  1. [isim] Bakınız yönerge
    • "Demir Bey'den beklenilen talimat gelmişti." (Refik Halit Karay)
  2. [askerlik] Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü