Başında kırma olan 7 kelime var. Kırma ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kırma olan kelimeler listesine ya da sonu kırma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kırma bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KIRMACILIK
KIRMALIK, KIRMASIZ
KIRMACI, KIRMALI
KIRMAK
KIRMA
Kırma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
IRMAK, KIRMA, RAKIM
4 Harfli Kelimeler
AKIM, ARIK, IRAK, KARI, MARK, RAKI
3 Harfli Kelimeler
AKI, ARI, ARK, IRA, IRK, KAM, KAR, KIR, RAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, IR, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIRMACILIK
-
-
[isim]
Kırmacının yaptığı iş
-
[isim]
Kırmacının yaptığı iş
- KIRMASIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız pilesiz
-
[sıfat]
Bakınız pilesiz
- KIRMALIK
-
-
[isim]
Bakınız melezlik
- "Dinde de cemiyette de bu kırmalık, bu melezlik tuhaf oluyor."
-
[isim]
Bakınız melezlik
- KIRMACI
-
-
[isim]
Giysilere pile yapan kimse
-
Basılmış formaları katlayan kimse
-
[ağızlardan]
Kırılmış tahıl satıcısı
-
[ağızlardan]
Bakınız değirmenci
-
[isim]
Giysilere pile yapan kimse
- KIRMALI
-
-
[sıfat]
Bakınız pileli
- "Beyaz, kırmalı, fistolu bir gecelik giymiş, yalnız bir kızı düşünüyorum."
-
[sıfat]
Bakınız pileli
- KIRMAK
-
-
[-i]
Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak
- "Taşları kırmak. Bardağı kırmak."
-
İri parçalara ayırmak
-
[nesnesiz]
Belirli bir biçimde katlamak
- "Forma kırmak."
-
Öldürmek, yok olmasına neden olmak
- "Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı."
-
Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
-
Vücut kemiklerinden birini parçalamak
- "Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!"
-
Tahılı iri ve kaba öğütmek
-
[-e]
Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek
- "Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun."
-
[mecaz]
Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek; yaralamak
- "Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz."
-
[mecaz]
Yok etmek
- "Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım / Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım"
-
[mecaz]
Gücünü, etkisini azaltmak
- "Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış."
-
[argo]
Kaçmak, uzaklaşmak
-
[nesnesiz, ticaret]
Değerinden düşük fiyata almak
- "Bono kırmak. Çek kırmak."
-
[-i]
Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak
- KIRMA
-
-
[isim]
Kırmak işi; nakız
-
Bakınız pile
-
Kırılmış veya dövülmüş tahıl
- "Nasibi tükendi ise önüne arpa kırması doldursan, altına kuş tüyü yatak sersen yine geberip gider."
-
Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi
-
Ot bitmeyen bayır
- "Yeşerir bayırlar, çöller, kırmalar / Nakışların bugün dört yanın dağlar."
-
[sıfat]
Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek)
- "Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü."
-
[sıfat, biyoloji]
Bakınız melez
- "Arap kırması bir at."
-
[sıfat, mecaz]
Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan
-
[isim]
Kırmak işi; nakız