Başında küme olan 11 kelime var. Küme ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde küme olan kelimeler listesine ya da sonu küme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında küme bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

KÜMELENMEK, KÜMELEŞMEK

9 Harfli Kelimeler

KÜMELEMEK, KÜMELENİŞ, KÜMELENME, KÜMELEŞİM, KÜMELEŞME

8 Harfli Kelimeler

KÜMELEME

6 Harfli Kelimeler

KÜMELİ

5 Harfli Kelimeler

KÜMES

4 Harfli Kelimeler

KÜME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Küme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M Ü

4 Harfli Kelimeler

KÜME

3 Harfli Kelimeler

EKÜ, KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜMELENMEK

  1. [nesnesiz] Bir yere toplanmak
    • "Binbir kuş parlak yapraklı ağaçlara kümelendi." (Sait Faik Abasıyanık)
KÜMELEŞMEK

  1. [nesnesiz] Küme durumunda toplanmak
    • "İnsanlar telefon kulübelerinin önünde kümeleşmişlerdi." (Nazlı Eray)
KÜMELEŞME

  1. [isim] Kümeleşmek işi
KÜMELEŞİM

  1. [isim, biyoloji] Herhangi bir sıvı içindeki gözelerin, parçacıkların vb.nin bir araya gelmesi; aglütinasyon
KÜMELENME

  1. [isim] Kümelenmek işi
    • "Yağmur bulutları yine kümelenmeye başladı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir araya gelerek yığılma; birikme, toplanma, kümülasyon
KÜMELENİŞ

  1. [isim] Kümelenmek işi
KÜMELEMEK

  1. [-i] Herhangi bir şeyi bir küme hâline getirmek
KÜMELEME

  1. [isim] Kümelemek işi
  2. [sinema, televizyon] Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı dekor içindeki çekimleri bir araya toplama, oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme
KÜMELİ

  1. [sıfat] Kümesi olan
  2. Birikmiş, katılmış; kümülatif
KÜMES

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
    • "Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Ufak ev
    • "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?" (Ahmet Midhat Efendi)
KÜME

  1. [isim] Bakınız grup
    • "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler." (Nabizade Nâzım)
  2. Tümsek biçimindeki yığın
  3. Herhangi bir nesnenin oluşturduğu tomar; öbek
  4. [eğitim] Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
    • "… kendi arzusu ile seçtiği konuya dahi gereği gibi çalışmamakta, noksan gayret göstermekte ve genellikle çalışmaların ilerlemesine doğru herhangi sınıf içerisindeki bir kümeye dâhil olmayı arzulamaktadır." (Fikret Özuğur)
  5. [spor] Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
  6. [spor] Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü