İçinde küme olan 13 kelime var. İçerisinde KÜME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında küme olan kelimeler listesine ya da sonu küme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KÜMELENMEK, KÜMELEŞMEK
KÜMELEMEK, KÜMELENİŞ, KÜMELENME, KÜMELEŞİM, KÜMELEŞME
DÖKÜMEVİ, KÜMELEME
HÜKÜMET
KÜMELİ
KÜMES
KÜME
Küme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KÜME
3 Harfli Kelimeler
EKÜ, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜMELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir yere toplanmak
- "Binbir kuş parlak yapraklı ağaçlara kümelendi."
-
[nesnesiz]
Bir yere toplanmak
- KÜMELEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Küme durumunda toplanmak
- "İnsanlar telefon kulübelerinin önünde kümeleşmişlerdi."
-
[nesnesiz]
Küme durumunda toplanmak
- KÜMELEŞME
-
-
[isim]
Kümeleşmek işi
-
[isim]
Kümeleşmek işi
- KÜMELEŞİM
-
-
[isim, biyoloji]
Herhangi bir sıvı içindeki gözelerin, parçacıkların vb.nin bir araya gelmesi; aglütinasyon
-
[isim, biyoloji]
Herhangi bir sıvı içindeki gözelerin, parçacıkların vb.nin bir araya gelmesi; aglütinasyon
- KÜMELENME
-
-
[isim]
Kümelenmek işi
- "Yağmur bulutları yine kümelenmeye başladı."
-
Bir araya gelerek yığılma; birikme, toplanma, kümülasyon
-
[isim]
Kümelenmek işi
- KÜMELENİŞ
-
-
[isim]
Kümelenmek işi
-
[isim]
Kümelenmek işi
- KÜMELEMEK
-
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bir küme hâline getirmek
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bir küme hâline getirmek
- DÖKÜMEVİ
-
-
[isim]
Fabrikalarda döküm yapılan yer; dökümhane
-
[isim]
Fabrikalarda döküm yapılan yer; dökümhane
- KÜMELEME
-
-
[isim]
Kümelemek işi
-
[sinema, televizyon]
Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı dekor içindeki çekimleri bir araya toplama, oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme
-
[isim]
Kümelemek işi
- HÜKÜMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥukūmet
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- "Hükûmet değişti."
-
Bir ülkenin yönetim kuruluşları
- "Kadınlar çil yavrusu gibi dağılmış, hükûmete haber vermişler, hükûmet gelmiş, ölüyü kaldırmışlar."
-
Devlet yönetimi; beylik
- "Osmanlı hükûmeti zamanında."
-
Bakınız hükûmet konağı
- "Hükûmetin karşısındaki Türklerin merkez kumandanlık dairesine girince şapkasını çıkardı."
-
[eskimiş]
İdare etme
-
[isim]
Bakınız bakanlar kurulu
- KÜMELİ
-
-
[sıfat]
Kümesi olan
-
Birikmiş, katılmış; kümülatif
-
[sıfat]
Kümesi olan
- KÜMES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
- "Ne kümeste tavuk bırakırmış ne ahırda hayvan ne de ağılda koyun."
-
[mecaz]
Ufak ev
- "Bu murdar kümeste nasıl oturuyorsun bilmem?"
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer
- KÜME
-
-
[isim]
Bakınız grup
- "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler."
-
Tümsek biçimindeki yığın
-
Herhangi bir nesnenin oluşturduğu tomar; öbek
-
[eğitim]
Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
- "… kendi arzusu ile seçtiği konuya dahi gereği gibi çalışmamakta, noksan gayret göstermekte ve genellikle çalışmaların ilerlemesine doğru herhangi sınıf içerisindeki bir kümeye dâhil olmayı arzulamaktadır."
-
[spor]
Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
-
[spor]
Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri
-
[isim]
Bakınız grup