Sonunda kil olan 23 kelime var. KİL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kil olan kelimeler listesine ya da başında kil olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

HERZEVEKİL, MÜTEŞEKKİL, MÜTEVEKKİL

8 Harfli Kelimeler

ANAERKİL, ATAERKİL, BAŞVEKİL, MÜSTAKİL, MÜVEKKİL

6 Harfli Kelimeler

BASKİL, TENKİL, TEŞKİL, TEVKİL

5 Harfli Kelimeler

ALKİL, ESKİL, İŞKİL, NAKİL, SAKİL, SEKİL, ŞEKİL, TEKİL, VEKİL

4 Harfli Kelimeler

AKİL

3 Harfli Kelimeler

KİL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kil Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L İ

3 Harfli Kelimeler

İLK, KİL

2 Harfli Kelimeler

İL, Kİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜTEVEKKİL

Kelime Kökeni: Arapça mutevekkil

  1. [sıfat, eskimiş] Her işini Tanrı'ya veya oluruna bırakmış, kadere boyun eğmiş
    • "Sesini çıkarmadı. Mütevekkil bir hâli vardı." (Necip Fazıl Kısakürek)
HERZEVEKİL

Kelime Kökeni: Farsça herze + Arapça vekīl

  1. [sıfat, eskimiş] Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan (kimse)
  2. Saçma sapan, gereksiz konuşan (kimse)
MÜTEŞEKKİL

Kelime Kökeni: Arapça muteşekkil

  1. [sıfat, eskimiş] Oluşmuş, meydana gelmiş
    • "Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı." (Ömer Seyfettin)
MÜVEKKİL

Kelime Kökeni: Arapça muvekkil

  1. [isim] Birini kendine vekil olarak seçen erkek
ANAERKİL

  1. [sıfat, toplum bilimi] Anaerki temeline dayanan; maderşahi, matriarkal
MÜSTAKİL

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳill

  1. [sıfat] Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan; bağımsız
    • "Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan
    • "Daireye on yıl, yirmi yıl sonra girenlerin her biri başköşelere kurulsun, müstakil oda sahipleri olsun ve hatta sana emirler versin." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BAŞVEKİL

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça vekīl

  1. [isim] Bakınız başbakan
    • "Başvekil olan Ahmet Vefik Paşa hemen arabasına atlayıp gitmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ATAERKİL

  1. [sıfat, toplum bilimi] Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk); pederşahi, patriarkal
    • "… ataerkillik, bütün bir sosyal düzenin veya aile dışında bir kurumun yapılanmasını anlatan bir tahakküm tarzıdır." (Ayşe Durakbaşa)
BASKİL

  1. [isim] Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
TENKİL

Kelime Kökeni: Arapça tenḳīl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uzaklaştırma
  2. Herkese örnek olacak bir ceza verme
  3. Düşman veya zararlı kimseleri topluca ortadan kaldırma
TEVKİL

Kelime Kökeni: Arapça tevkīl

  1. [isim, eskimiş] Vekil etme
TEŞKİL

Kelime Kökeni: Arapça teşkīl

  1. [isim] Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme
  2. Bakınız oluşum
  3. Bakınız örgütleme
NAKİL

Kelime Kökeni: Arapça naḳl

  1. [isim] Bir yerden alıp başka bir yere iletme
  2. Bakınız göç
    • "İşte, nakil masrafı da avucumda, diyerek otuz lirayı saydı." (Sermet Muhtar Alus)
  3. Bir şeyi anlatma, söyleme, hikâye etme
  4. Devlet kurumlarında bir görev yerinden başka bir görev yerine gönderilme
  5. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme
  6. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme
İŞKİL

Kelime Kökeni: Arapça işkāl'den

  1. [isim] Bakınız kuşku
ALKİL

Kelime Kökeni: Fransızca alkyle

  1. [isim, kimya] Alkanların yapısında bulunan bir hidrojen atomunun kopması sonucunda oluşan köklerin genel adı
VEKİL

Kelime Kökeni: Arapça vekīl

  1. [isim] Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
    • "İşte bu adam sensin! Seni kendime vekil edeceğim..." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız milletvekili
  3. Bir görevde, asıl görevlinin yerine bakan kimse
  4. [eskimiş] Bakınız bakan
    • "Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü." (Reşat Nuri Güntekin)
ŞEKİL

Kelime Kökeni: Arapça şekl

  1. [isim] Bakınız biçim (II)
  2. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
    • "Bu kitapta birçok şekil var."
  3. Davranış biçimi
    • "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
  4. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
    • "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
    • "Yönetim şekli."
  6. Anlatım biçimi
    • "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. [matematik] Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
    • "Geometrik şekil."
SEKİL

  1. [isim] At, eşek ve sığırların ayaklarında bileğe veya dize kadar çıkan beyazlık; seki (II)
ESKİL

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
TEKİL

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız teklik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü