Başında kaça olan 12 kelime var. Kaça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kaça olan kelimeler listesine ya da sonu kaça ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kaça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAÇARCASINA
KAÇABİLMEK, KAÇAKÇILIK
KAÇABİLME, KAÇAMAKLI
KAÇAKLIK
KAÇAKAÇ, KAÇAKÇI, KAÇAMAK
KAÇAK, KAÇAR
KAÇA
Kaça Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKAÇ, AKÇA, KAÇA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ÇAK, KAÇ
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAÇARCASINA
-
-
[zarf]
Kaçar gibi
- "Kapıyı açtı, çıktı, merdivenleri kaçarcasına indi."
-
[zarf]
Kaçar gibi
- KAÇABİLMEK
-
-
[nesnesiz, -den]
Kaçma ihtimali bulunmak
- "Yere kazılan derin hendeklerden ve sıçan yollarından kaçabilirlerdi."
-
Kaçmaya gücü yetmek
-
[nesnesiz, -den]
Kaçma ihtimali bulunmak
- KAÇAKÇILIK
-
-
[isim]
Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret
- "Kaçakçılık ediyormuş, çok para vurmuş."
-
Kaçakçının yaptığı iş
-
Gizli olarak, sezdirmeden kaçırma işi
- "Ben böyle gözlere görülmeden yapılan kaçakçılıktan korkarım."
-
[isim]
Bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticaret
- KAÇAMAKLI
-
-
[sıfat]
Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış)
- "Maksada hep kaçamaklı yollardan ulaşmak istemişlerdir."
-
[sıfat]
Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış)
- KAÇABİLME
-
-
[isim]
Kaçabilmek işi
-
[isim]
Kaçabilmek işi
- KAÇAKLIK
-
-
[isim]
Kaçak olma durumu
- "Hatırlarda edepsizliği, düşman karşısındaki kaçaklığı kalmıştı."
-
[isim]
Kaçak olma durumu
- KAÇAKAÇ
-
-
[isim]
İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
- "Çalışma saati gelene kadar, kimi bir köşede amiralbattı, kimi kaçakaç oynar, kimi incelemede karşılaştığı sorunu arkadaşları arasında tartışır, kimi fıkra anlatır."
-
[isim]
İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
- KAÇAKÇI
-
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- "Kaçakçılarla, gümrük ayrıcalıklarıyla uğraşır, sayfalar dolusu raporlar yazar."
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- KAÇAMAK
-
-
[isim]
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
- "İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir."
-
Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma
- "Bununla beraber çok üzüntü içinde olduğunu da kaçamakla bana bakan gözlerinden anlıyordum."
-
Bir şeyden kaçınma yolu
- "Bir kaçamak noktası bularak..."
-
Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer
-
[sıfat]
Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan
- "Yatak odasında üzerindekileri çıkarırken boy aynasına kaçamak bir bakış fırlattı."
-
[isim]
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
- KAÇAR
-
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi
- "Bu evler kaçar odalı?"
- "Her birinden kaçar tane aldınız?"
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi
- KAÇAK
-
-
[isim]
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı; kaçıntı
-
Gizlice kaçırılmış olan mal veya madde
- "Hâlbuki buraları ve hususuyla Anadolu’yu, kaçaktan mümkün mertebe muhafaza için bundan başka çare yoktur."
-
Av sırasında vurulamayan kuş
- "Malum a, kaçak diye avcının tüfeğinden kurtulmuş kuşlara denir."
-
[sıfat]
Bağlı bulunduğu yerden veya yasadan kaçan, uzaklaşan
- "Vapurda bir de kaçak Rus ailesi var."
-
[sıfat]
Yasaca yapılması yasak olan veya yapılması için gerekli izin alınmayan
- "Kaçak kat."
-
[sıfat]
Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan veya bir yerden çıkarılan
- "Kaçak olarak gelmiş Amerikan, Japon, hatta Kızıl Çin eşyalarını satanlar açıkça bunların kaçak mal olduklarını bağırarak alıcı çekiyorlardı."
-
[zarf]
Yasalara, kurallara uymayarak gizli bir biçimde
- "Bütün harp müddetince babası ile İsviçre'de kaçak yaşadı."
-
[isim]
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı; kaçıntı
- KAÇA
-
-
[zarf]
Ne kadar bir para karşılığında
- "Kim bilir, bu zafer gecesi ona kaça mal oldu!"
-
[zarf]
Ne kadar bir para karşılığında