Başında kasa olan 23 kelime var. KASA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kasa olan kelimeler listesine ya da sonu kasa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KASAVETLENMEK

12 Harfli Kelimeler

KASAVETLENME

10 Harfli Kelimeler

KASALANMAK, KASAVETSİZ

9 Harfli Kelimeler

KASABACIK, KASACILIK, KASALAMAK, KASALANMA, KASAPHANE, KASAVETLİ

8 Harfli Kelimeler

KASABALI, KASALAMA, KASAPLIK, KASATURA

7 Harfli Kelimeler

KASADAR, KASALIK, KASAVET

6 Harfli Kelimeler

KASABA, KASACI, KASALI, KASARA

5 Harfli Kelimeler

KASAP

4 Harfli Kelimeler

KASA


Kelime bulma makinesi

A A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

KASA, SAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AKS, ASA, ASK, KAS, SAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KASAVETLENMEK

  1. [nsz] Kasavet sahibi olmak

KASAVETLENME

  1. [isim] Kasavetlenmek işi
    • "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle." (Osman Cemal Kaygılı)

KASAVETSİZ

  1. [sıfat] Üzüntüsüz, sıkıntısız, tasasız, kaygısız

KASALANMAK

  1. [nsz] Kasalara yerleştirilmek

KASACILIK

  1. [isim] Kasacı olma durumu

KASAVETLİ

  1. [sıfat] Üzüntülü, sıkıntılı, tasalı, kaygılı
    • "... oğullarından biri, sanki bir ölüm haberi getirir gibi kasavetli bir yüzle yanına sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KASALANMA

  1. [isim] Kasalanmak işi

KASAPHANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kesimevi, mezbaha, kanara

KASABACIK

  1. [isim] Küçük kasaba
    • "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz." (Memduh Şevket Esendal)

KASALAMAK

  1. [-i] Kasalara yerleştirmek

KASABALI

  1. [sıfat] Kasaba halkından olan

KASATURA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir çeşit bıçak
    • "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu." (Etem İzzet Benice)

KASALAMA

  1. [isim] Kasalamak işi

KASAPLIK

  1. [isim] Kasap olma durumu veya kasabın yaptığı iş
    • "Kasaplık, terlikçilik gibi sanatlar melezlerin elindedir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat] Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan)
  3. Kan dökücülük, hunharlık

KASADAR

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse

KASALIK

  1. [isim] Kasa yapımına elverişli ince dilinmiş tahta

KASAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
    • "Dövüşen yiğitler de boyanır kana / Kasavet mi çeker seni doğuran ana." (H. Türküsü)

KASALI

  1. [sıfat] Kasası olan

KASARA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte
    • "Baş kasarası, kıç kasarası."

KASABA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde
    • "Alayın bir ucu mezarlığa vardığı hâlde öteki ucu daha kasabanın dar sokaklarında birbirini eziyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü