İçinde kasa olan 27 kelime var. İçerisinde KASA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kasa olan kelimeler listesine ya da sonu kasa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KASAVETLENMEK, KASAVETSİZLİK

12 Harfli Kelimeler

KASAVETLENME

11 Harfli Kelimeler

KASABALILIK

10 Harfli Kelimeler

KASADARLIK, KASALANMAK, KASAVETSİZ

9 Harfli Kelimeler

KASABACIK, KASACILIK, KASALAMAK, KASALANMA, KASAPHANE, KASAVETLİ

8 Harfli Kelimeler

KASABALI, KASALAMA, KASAPLIK, KASATURA, MÜNAKASA

7 Harfli Kelimeler

KASADAR, KASALIK, KASAVET

6 Harfli Kelimeler

KASABA, KASACI, KASALI, KASARA

5 Harfli Kelimeler

KASAP

4 Harfli Kelimeler

KASA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kasa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K S

4 Harfli Kelimeler

AKSA, KASA, SAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AKS, ASA, ASK, KAS, SAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KASAVETSİZLİK

  1. [isim] Bakınız sıkıntısızlık
KASAVETLENMEK

  1. [nesnesiz] Sıkıntı içine düşmek
    • "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle." (Osman Cemal Kaygılı)
KASAVETLENME

  1. [isim] Kasavetlenmek işi
KASABALILIK

  1. [isim] Kasabalı olma durumu
    • "Kasabalılık inhisarı dolayısıyla millî kültürün içindeki yüksek sınıfların payı da inkâr ediliyor." (İlber Ortaylı)
  2. [mecaz] Geleneklerine ve değerlerine bağlı olma
    • "Başından bu yana söz ettiğim, kasabalılık ruhu diye adlandırdığım, hâlâ devam eden dayanışma geleneğimiz, bu süreçte bana güç verdi." (Sait Almış)
KASAVETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız sıkıntısız
    • "Onun gibi gamsız, kasavetsiz, bol ahenk insanların intihar etmeleri yaradılışlarına isyandır..." (Mahmut Yesari)
KASALANMAK

  1. [nesnesiz] Kasalara yerleştirilmek
KASADARLIK

  1. [isim] Kasiyerin yaptığı iş
KASABACIK

  1. [isim] Küçük kasaba
    • "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
KASACILIK

  1. [isim] Kasacının yaptığı iş
    • "Fıçıcılık, kutuculuk, kasacılık benzeri ihraç ürünlerinin ambalajını gerektiren işler yabancıların ve azınlıkların tekelindeydi." (Abdullah Martal)
KASALAMAK

  1. [-i] Kasalara yerleştirmek
    • "Sapsız kasalanan elmaya Almanya’da alıcı yoktu." (Fakir Baykurt)
KASAVETLİ

  1. [sıfat] Bakınız sıkıntılı
    • "Oğullarından biri, sanki bir ölüm haberi getirir gibi kasavetli bir yüzle yanına sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KASALANMA

  1. [isim] Kasalanmak işi
KASAPHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣṣāb + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
    • "Sonraları kasaphane, derenin batısındaki Çendirlik’in bulunduğu yere nakledildi." (Sezgin Kaymaz)
MÜNAKASA

Kelime Kökeni: Arapça munāḳaṣa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız eksiltme
KASABALI

  1. [sıfat] Kasaba halkından olan
    • "Park, benzersizliği ve en azından ilk oluşuyla kasabalılara övünç vereceğe benzemektedir." (Tarık Buğra)
  2. Kasabada yaşayan
KASALAMA

  1. [isim] Kasalamak işi
KASATURA

Kelime Kökeni: İtalyanca cacciatora

  1. [isim] Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
    • "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu." (Etem İzzet Benice)
KASAPLIK

  1. [isim] Kasap olma durumu; etçilik
  2. Kasabın yaptığı iş; etçilik
  3. [sıfat] Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan)
    • "Kasaplık canlı hayvan yerine et ihraç edilmek isteniyorsa et üretimindeki sorunlar ve taşımadaki aksaklıklar acilen giderilmelidir." (Şendoğan Gülen)
  4. [mecaz] Kan dökücülük; hunharlık
    • "İnsanların hukuk ve mukaddesatını çiğneyen bir azınlık zümresi bize kasaplık yapıyor." (Zekeriya Türkmen)
KASALIK

  1. [sıfat] Kasa yapmaya uygun (tahta vb.)
  2. Kasa miktarı, bir kasanın alacağı kadar
KASADAR

Kelime Kökeni: İtalyanca cassa + Farsça -dār

  1. [isim] Bakınız kasiyer
    • "Sonra daha dolgunca bir maaşla bir tütün şirketine kasadar oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü