İçinde kasa olan 27 kelime var. İçerisinde KASA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kasa olan kelimeler listesine ya da sonu kasa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KASAVETLENMEK, KASAVETSİZLİK
KASAVETLENME
KASABALILIK
KASADARLIK, KASALANMAK, KASAVETSİZ
KASABACIK, KASACILIK, KASALAMAK, KASALANMA, KASAPHANE, KASAVETLİ
KASABALI, KASALAMA, KASAPLIK, KASATURA, MÜNAKASA
KASADAR, KASALIK, KASAVET
KASABA, KASACI, KASALI, KASARA
KASAP
KASA
Kasa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKSA, KASA, SAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AKS, ASA, ASK, KAS, SAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KASAVETSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız sıkıntısızlık
-
[isim]
Bakınız sıkıntısızlık
- KASAVETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Sıkıntı içine düşmek
- "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle."
-
[nesnesiz]
Sıkıntı içine düşmek
- KASAVETLENME
-
-
[isim]
Kasavetlenmek işi
-
[isim]
Kasavetlenmek işi
- KASABALILIK
-
-
[isim]
Kasabalı olma durumu
- "Kasabalılık inhisarı dolayısıyla millî kültürün içindeki yüksek sınıfların payı da inkâr ediliyor."
-
[mecaz]
Geleneklerine ve değerlerine bağlı olma
- "Başından bu yana söz ettiğim, kasabalılık ruhu diye adlandırdığım, hâlâ devam eden dayanışma geleneğimiz, bu süreçte bana güç verdi."
-
[isim]
Kasabalı olma durumu
- KASAVETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntısız
- "Onun gibi gamsız, kasavetsiz, bol ahenk insanların intihar etmeleri yaradılışlarına isyandır..."
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntısız
- KASALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kasalara yerleştirilmek
-
[nesnesiz]
Kasalara yerleştirilmek
- KASADARLIK
-
-
[isim]
Kasiyerin yaptığı iş
-
[isim]
Kasiyerin yaptığı iş
- KASABACIK
-
-
[isim]
Küçük kasaba
- "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz."
-
[isim]
Küçük kasaba
- KASACILIK
-
-
[isim]
Kasacının yaptığı iş
- "Fıçıcılık, kutuculuk, kasacılık benzeri ihraç ürünlerinin ambalajını gerektiren işler yabancıların ve azınlıkların tekelindeydi."
-
[isim]
Kasacının yaptığı iş
- KASALAMAK
-
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
- "Sapsız kasalanan elmaya Almanya’da alıcı yoktu."
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
- KASAVETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı
- "Oğullarından biri, sanki bir ölüm haberi getirir gibi kasavetli bir yüzle yanına sokuldu."
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı
- KASALANMA
-
-
[isim]
Kasalanmak işi
-
[isim]
Kasalanmak işi
- KASAPHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣṣāb + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- "Sonraları kasaphane, derenin batısındaki Çendirlik’in bulunduğu yere nakledildi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- MÜNAKASA
-
Kelime Kökeni: Arapça munāḳaṣa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eksiltme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eksiltme
- KASABALI
-
-
[sıfat]
Kasaba halkından olan
- "Park, benzersizliği ve en azından ilk oluşuyla kasabalılara övünç vereceğe benzemektedir."
-
Kasabada yaşayan
-
[sıfat]
Kasaba halkından olan
- KASALAMA
-
-
[isim]
Kasalamak işi
-
[isim]
Kasalamak işi
- KASATURA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cacciatora
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
- "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu."
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü
- KASAPLIK
-
-
[isim]
Kasap olma durumu; etçilik
-
Kasabın yaptığı iş; etçilik
-
[sıfat]
Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan)
- "Kasaplık canlı hayvan yerine et ihraç edilmek isteniyorsa et üretimindeki sorunlar ve taşımadaki aksaklıklar acilen giderilmelidir."
-
[mecaz]
Kan dökücülük; hunharlık
- "İnsanların hukuk ve mukaddesatını çiğneyen bir azınlık zümresi bize kasaplık yapıyor."
-
[isim]
Kasap olma durumu; etçilik
- KASALIK
-
-
[sıfat]
Kasa yapmaya uygun (tahta vb.)
-
Kasa miktarı, bir kasanın alacağı kadar
-
[sıfat]
Kasa yapmaya uygun (tahta vb.)
- KASADAR
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cassa + Farsça -dār
-
[isim]
Bakınız kasiyer
- "Sonra daha dolgunca bir maaşla bir tütün şirketine kasadar oldu."
-
[isim]
Bakınız kasiyer