Başında kas olan 9 harfli 20 kelime var. Kas ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kas olan kelimeler listesine ya da sonu kas ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kas bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKS, ASK, KAS, SAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KASSIZLIK
- ...
- KASKETSİZ
-
-
[sıfat]
Kasketi olmayan
- "Başı kasketsiz, ayakları çıplak, şehri gezmeye başladı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Kasketi olmayan
- KASLAŞMAK
-
-
[nsz]
Kas durumuna gelmek
-
[nsz]
Kas durumuna gelmek
- KASTANYET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Parmaklara takılarak çalınan bir tür zil
-
[isim]
Parmaklara takılarak çalınan bir tür zil
- KASACILIK
-
-
[isim]
Kasacı olma durumu
-
[isim]
Kasacı olma durumu
- KASIMPATI
-
-
[isim]
Birleşikgillerden, çiçekleri iri, katmerli ve türlü renkte, sonbahardan kışa değin açan bir süs bitkisi, krizantem (Chrysanthemum)
-
[isim]
Birleşikgillerden, çiçekleri iri, katmerli ve türlü renkte, sonbahardan kışa değin açan bir süs bitkisi, krizantem (Chrysanthemum)
- KASVETSİZ
-
-
[sıfat]
Sıkıntısız, iç sıkmayan
- "Mermer tezgâhlara vurdukları zamanki kasvetsiz hâllerini burada kaybeder, burada şairleşirler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Sıkıntısız, iç sıkmayan
- KASTAMONU
- ...
- KASALANMA
-
-
[isim]
Kasalanmak işi
-
[isim]
Kasalanmak işi
- KASAVETLİ
-
-
[sıfat]
Üzüntülü, sıkıntılı, tasalı, kaygılı
- "... oğullarından biri, sanki bir ölüm haberi getirir gibi kasavetli bir yüzle yanına sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Üzüntülü, sıkıntılı, tasalı, kaygılı
- KASINTILI
-
-
[sıfat]
Kasıntısı olan
-
Büyüklenen, kurumlu, kibirli, gururlu
-
[sıfat]
Kasıntısı olan
- KASABACIK
-
-
[isim]
Küçük kasaba
- "Edirne'yle İstanbul arasındaki kasabacıklardan birinde yaşıyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Küçük kasaba
- KASTIRMAK
- ...
- KASELETME
- ...
- KASKOLAMA
-
-
[isim]
Kaskolamak işi
-
[isim]
Kaskolamak işi
- KASAPHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kesimevi, mezbaha, kanara
-
[isim]
Kesimevi, mezbaha, kanara
- KASALAMAK
-
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
-
[-i]
Kasalara yerleştirmek
- KASTETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- "... ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Demek istemek
-
[-e]
Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek
- "İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler." (Atatürk)
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- KASITLICA
- ...
- KASİDEHAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kaside okumayı meslek edinmiş kimse
-
[isim]
Kaside okumayı meslek edinmiş kimse