Başında karar olan 33 kelime var. Karar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde karar olan kelimeler listesine ya da sonu karar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında karar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARARLAŞTIRILMA
KARARLAŞTIRMAK
KARARLAŞTIRMA, KARARTABİLMEK, KARARTIVERMEK
KARARIVERMEK, KARARLAMADAN, KARARTABİLME, KARARTIVERME
KARARIVERME, KARARLAŞMAK, KARARSIZLIK, KARARTILMAK
KARARLAMAK, KARARLAŞMA, KARARLILIK, KARARSIZCA, KARARTILMA
KARARINCA, KARARINDA, KARARLAMA, KARARLICA, KARARNAME, KARARTMAK
KARARGAH, KARARMAK, KARARSIZ, KARARTMA
KARARIŞ, KARARLI, KARARMA, KARARTI
KARAR
Karar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KARAR
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARARLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Kararlaştırılmak işi
-
[isim]
Kararlaştırılmak işi
- KARARLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir konuyla veya işle ilgili yapılacakları belirlemek, karar altına almak; tayin etmek
- "Yola çıkma gününü kararlaştırdılar."
-
Bir konu hakkında taraflarca karar verilmek
- "Toplantı saatini kararlaştırdık."
-
[-i]
Bir konuyla veya işle ilgili yapılacakları belirlemek, karar altına almak; tayin etmek
- KARARTIVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak veya ansızın karartmak
- "Elektrik düğmesini çevirir gibi nasıl da kafalarını karartıveriyorlar, karartabiliyorlar?"
-
[-i]
Çabucak veya ansızın karartmak
- KARARLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kararlaştırmak işi
-
[isim]
Kararlaştırmak işi
- KARARTABİLMEK
-
-
[-i]
Karartma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Elektrik düğmesini çevirir gibi nasıl da kafalarını karartıveriyorlar, karartabiliyorlar?"
-
Karartmaya gücü yetmek
-
[-i]
Karartma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KARARIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak kararmak
- "Dönüp ardına baktı, bakmasıyla kaşlarını çatması bir oldu, yüzü kararıverdi."
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak kararmak
- KARARTABİLME
-
-
[isim]
Karartabilmek işi
-
[isim]
Karartabilmek işi
- KARARLAMADAN
-
-
[zarf]
Kararlama yoluyla, görmeden
- "Karanlıkta kapıyı kararlamadan buldu."
-
[zarf]
Kararlama yoluyla, görmeden
- KARARTIVERME
-
-
[isim]
Karartıvermek durumu
-
[isim]
Karartıvermek durumu
- KARARTILMAK
-
-
[nesnesiz]
Karanlık duruma getirilmesini sağlamak
- "Pencereler harp dolayısıyla karartılmış olduğundan müthiş bir karanlık içinde kalabalık kaynaşıyordu."
-
[nesnesiz]
Karanlık duruma getirilmesini sağlamak
- KARARIVERME
-
-
[isim]
Kararıvermek durumu
-
[isim]
Kararıvermek durumu
- KARARSIZLIK
-
-
[isim]
Kararsız olma durumu; ikircik, ikirciklik, ikirciklilik, ikircim, ikircimlik, tereddüt
- "Benim yerimde kim olsa başka türlü yapamayacağına emin olduğumdan bu kararsızlıklarımı mazur görüyorum."
-
Sürekli değişme eğiliminde olan, sık sık değişen şeyin niteliği
- "Bu ne kararsızlık, ne döneklik, muttasıl dil değiştiriyoruz."
-
[isim]
Kararsız olma durumu; ikircik, ikirciklik, ikirciklilik, ikircim, ikircimlik, tereddüt
- KARARLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir konuyla veya işle ilgili yapılacakları belirlemek, karar altına almak
-
Bir konu hakkında taraflarca karar verilmek
-
[nesnesiz]
Bir konuyla veya işle ilgili yapılacakları belirlemek, karar altına almak
- KARARLILIK
-
-
[isim]
Kararlı olma durumu; istikrar
- "Başlangıçta birbirimize benzer iki çocukken o, kararlılıkla kendini korudu."
-
[kimya]
Boyanın zamanla özelliklerini değiştirmeme durumu
-
[isim]
Kararlı olma durumu; istikrar
- KARARLAMAK
-
-
[-i]
Ölçü ve tartıya dayanmaksızın, gözle oranlayarak hesaplamak, tahmin etmek
- "Şöyle bir hedefi kararladı ve tetiği çekti."
-
[-i]
Ölçü ve tartıya dayanmaksızın, gözle oranlayarak hesaplamak, tahmin etmek
- KARARLAŞMA
-
-
[isim]
Kararlaşmak işi
-
[isim]
Kararlaşmak işi
- KARARTILMA
-
-
[isim]
Karartılmak işi
-
[isim]
Karartılmak işi
- KARARSIZCA
-
-
[zarf]
Kararsız bir biçimde
-
[zarf]
Kararsız bir biçimde
- KARARLICA
-
-
[zarf]
Kararlı bir biçimde
-
[zarf]
Kararlı bir biçimde
- KARARTMAK
-
-
[-i]
Rengini karaya çevirmek; yakmak
- "Güneş tenini karartmış."
-
Karanlık duruma getirmek
- "Perdeler odayı kararttı."
-
Işığı kısmak veya örtmek
-
[mecaz]
Kötü bir duruma getirmek
- "Seyahat onu yormuş ve karartmıştı."
-
[-i]
Rengini karaya çevirmek; yakmak