Başında kı olan 7 harfli 108 kelime var. Kı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KISKACI

  1. [isim] Soğan tohumundan arpacık soğanı yetiştiren kimse
KIRITIM

  1. [isim] Kırıtmak işi
KIZILTI

  1. [isim] Bir yerden yansıyan hafif kızıl renk, solgun kızıl
    • "Bilirsin ki ciğer hastalığı çeken insanların yüzü daima bir kızıltı içindedir." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
KIZILCA

  1. [sıfat] Kızıla çalan, az kızıl
  2. Aşırı derecede kızıl
  3. [isim, bitki bilimi] Kızıla çalan bir tür buğday
KISADAN

  1. [zarf] Bakınız kısaca
    • "Kısadan giderivermiş vaatle düze indirdiği adamın merakını." (Kerim Korcan)
KIZILMA

  1. [isim] Kızılmak işi
KISAYOL

  1. [isim, bilişim] Bilgisayar ekranında bir programa kestirmeden ulaşmayı sağlayan simge
KIRPMAK

  1. [-i] Parçalara ayırmak, kesmek
  2. Göz kapaklarını açıp kapamak; kıpmak
    • "Az lakırtı söyler, sık ve siyah kaşlarının altında asla kırpmadığı iri, parlak, sabit ve siyah gözlerini hep önüne dikerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-den, mecaz] Kesinti yapmak, tutumlu davranmak
    • "Her hafta bu dergileri alabilmek için küçücük gündeliğimden bir parçasını, öğle yemeklerinden kırparak biriktiririm." (Yusuf Ziya Ortaç)
KIRKMAK

  1. [-i] Bir şeyi uçlarından kesmek
  2. Saç, sakal veya tüyü kesmek
    • "Saçlarını çok kırkmışsın."
  3. Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek
    • "Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
KIRLENT

Kelime Kökeni: Fransızca guirlande

  1. [isim] Çiçek veya yaprak işlemeli süs
  2. İşlemeli veya işlemesiz bir tür küçük yastık
KIRITIŞ

  1. [isim] Kırıtmak işi
    • "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti." (Haldun Taner)
KIPTİCE

  1. [isim] Kıptilerin kullandığı dil
KINACIK

  1. [isim] Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
KILLICA

  1. [zarf] Kıllı bir biçimde
  2. [sıfat] Biraz kıllı
    • "… arkalarındaki izbandut misali kıllıca bir hademe ile basamakları gıcırdata gıcırdata mahzene indiler." (İhsan Oktay Anar)
KISARAK

  1. [sıfat] Bakınız kısacık
    • "Kısarak boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
KIRILMA

  1. [isim] Kırılmak işi
    • "Ancak diyince şu bilmem ne kulübüyle bilmem ne kulübünün son maçlarındaki kafa, kol, bacak kırılmasından söz açacağımı sanmayınız." (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] Yürürken salınma, nazlı yürüyüş
  3. [fizik] Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi; inkisar
    • "Gözlükleri pencerelerden yansıyan ışık kırılmalarıyla çevresine gökkuşağı renkleri saçıyor." (Attilâ İlhan)
KIRACAK

  1. [isim] Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet
KIRKYIL

  1. [zarf, mecaz] Çok uzun süre
    • "Eğer bu dehşetli muharebeler, bu ihtilaller, bu istilalar olmasa kırkyıl askerî eczacı Yusuf Efendi olarak kalırdı." (Memduh Şevket Esendal)
KIPIŞIK

  1. [sıfat] Yarı kapalı (göz)
    • "Gülmesine gülmez ya, küçük, kıpışık, mavi gözlerinden çelik ışıltısı gibi bir şey geçer." (Nezihe Meriç)
KILIFÇI

  1. [isim] Kılıflama işini yapan kimse
  2. Kılıf yapan ve satan kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü