İçinde taze olan 23 kelime var. İçerisinde TAZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taze olan kelimeler listesine ya da sonu taze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TAZELEYEBİLMEK
TAZELENDİRMEK, TAZELEŞTİRMEK, TAZELEYEBİLME
TAZELENDİRME, TAZELEŞTİRME
TAZELENMEK, TAZELEŞMEK, TAZELETMEK
TAZELEMEK, TAZELENİŞ, TAZELENME, TAZELEŞME, TAZELETME, TAZELEYİŞ
MÜMTAZEN, TAZELEME, TERÜTAZE
TAPTAZE, TAZEKAN, TAZELİK
TAZECE
TAZE
Taze Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TAZE
3 Harfli Kelimeler
ATE, EZA, TEZ, ZAT
2 Harfli Kelimeler
AT, AZ, ET, TA, TE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAZELEYEBİLMEK
-
-
[-i]
Tazeleme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Tazeleme becerisi bulunmak
-
[-i]
Tazeleme ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAZELEYEBİLME
-
-
[isim]
Tazeleyebilmek işi
-
[isim]
Tazeleyebilmek işi
- TAZELENDİRMEK
-
-
[-i]
Tazelenme işini yaptırmak
-
[-i]
Tazelenme işini yaptırmak
- TAZELEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Tazeleşme işini yaptırmak
-
[-i]
Tazeleşme işini yaptırmak
- TAZELEŞTİRME
-
-
[isim]
Tazeleştirmek işi
-
[isim]
Tazeleştirmek işi
- TAZELENDİRME
-
-
[isim]
Tazelendirmek işi
-
[isim]
Tazelendirmek işi
- TAZELETMEK
-
-
[-i]
Taze duruma getirmek
-
[-i]
Taze duruma getirmek
- TAZELEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Taze bir durum almak
-
[nesnesiz]
Taze bir durum almak
- TAZELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Tazeleme işi yapılmak
- "Çaylar tazelendi, doğduğuna pişman ihtiyar garson, fincanları masaya gelişigüzel dehleyip gitti."
-
Taze duruma gelmek, tazelik kazanmak
- "O gün gelsin, neşemiz tazelensin de gör / Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör"
-
[nesnesiz]
Tazeleme işi yapılmak
- TAZELETME
-
-
[isim]
Tazeletmek işi
-
[isim]
Tazeletmek işi
- TAZELENİŞ
-
-
[isim]
Tazelenmek işi
-
[isim]
Tazelenmek işi
- TAZELENME
-
-
[isim]
Tazelenmek işi
-
[isim]
Tazelenmek işi
- TAZELEŞME
-
-
[isim]
Tazeleşmek işi
-
[isim]
Tazeleşmek işi
- TAZELEMEK
-
-
[-i]
Yenisiyle veya tazesiyle değiştirmek
- "Barmenle yardımcısı boşalan kadehleri tazeliyorlardı."
-
Bazı yiyecekleri, bayatlamışken kaynatıp taze duruma getirmek
-
[nesnesiz]
Bakınız tekrarlamak
- "Hoca bir kere daha tazeleyince harıl harıl yazmaya koyuldu."
-
[nesnesiz, mecaz]
Unutulmuş bir duygu veya bir düşünceyi yeniden canlandırmak
- "Rica ederim, bu bahisleri açıp da dert tazeleme!"
-
[-i]
Yenisiyle veya tazesiyle değiştirmek
- TAZELEYİŞ
-
-
[isim]
Tazelemek işi
-
[isim]
Tazelemek işi
- MÜMTAZEN
-
-
[zarf]
Seçkin olarak
- "Sicili tertemiz, hiçbir kararı geri çevrilmemiş, hep mümtazen terfi etmiş."
-
[zarf]
Seçkin olarak
- TERÜTAZE
-
Kelime Kökeni: Farsça ter + tāze
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız körpe
- "Frenk illerinde ... tenorların akbabaya dönmüş, kartlaşmışlarına bile terütaze kızlar gönül verirlermiş."
-
[zarf]
Dinç bir biçimde
- "İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız körpe
- TAZELEME
-
-
[isim]
Tazelemek işi
-
[isim]
Tazelemek işi
- TAZEKAN
-
-
[sıfat]
Kan ihtiyacı olan hastaya verilmek üzere bir başkasından yeni alınan kan
-
[mecaz]
Bir grubu, bir kuruluşu vb.ni canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler
-
[sıfat]
Kan ihtiyacı olan hastaya verilmek üzere bir başkasından yeni alınan kan
- TAPTAZE
-
-
[sıfat]
Çok taze
- "Hepsi de tavuğun dibinden sabah sabah çıkmış, taptazedir."
-
[zarf, mecaz]
Bozulmadan, değerinden bir şey yitirmeyerek
- "Ama bu güzel, bu ince hatıra, bütün acılığı ve bütün tatlılığı ile içinde taptaze duruyor."
-
[sıfat]
Çok taze