Sonunda ile olan 40 kelime var. İLE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ile olan kelimeler listesine ya da başında ile olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

KARAHALİLE, KURUCAŞİLE, SARIHALİLE

9 Harfli Kelimeler

FAKSİMİLE, GÜHERÇİLE, KONTRFİLE, MUHAYYİLE, MÜVEKKİLE

8 Harfli Kelimeler

MUTEZİLE

7 Harfli Kelimeler

AMABİLE, ASİMİLE, BONFİLE, MENZİLE, NARGİLE, SİLSİLE, SÜRFİLE

6 Harfli Kelimeler

CEMİLE, DEFİLE, FASİLE, HALİLE, HAMİLE, JÜBİLE, KABİLE, KAFİLE, MAAİLE, NAFİLE, VESİLE

5 Harfli Kelimeler

GAİLE, HAİLE, MAİLE

4 Harfli Kelimeler

AİLE, BİLE, ÇİLE, FİLE, HİLE, JİLE, KİLE, ŞİLE, ZİLE

3 Harfli Kelimeler

İLE


Kelime bulma makinesi

E L İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

İLE

2 Harfli Kelimeler

EL, İL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARAHALİLE

  1. [isim] Doğu Hindistan'da yetişen bir bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan ve kurutulan 1-3 cm uzunluğunda, iğ biçiminde siyah renkli, sert, kokusuz taneleri (Fructus Myrobalani)

SARIHALİLE

  1. [isim] Doğu Hindistan'da yetişen bir tür bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan, kurutulan 3-5 cm uzunluğunda, erik biçiminde, sarımtırak esmer renkli sert kokusuz taneleri (Terminalia citrina)

KURUCAŞİLE
...
MUHAYYİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hayal gücü
    • "O andan itibaren muhayyilesi çalışmaya başlamıştı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

MÜVEKKİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birini kendine vekil olarak seçen bayan
    • "Osmanlı Bankasında çalışan bir müvekkilesi bir kış günü telefon etmiş." (Refik Erduran)

GÜHERÇİLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde, potasyum nitrat (KNO3)

FAKSİMİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tıpkıbasım

KONTRFİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kesim hayvanlarında, bel kemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi

MUTEZİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kaderi inkâr ederek "kul, ettiklerinin yaratıcısıdır" diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe

AMABİLE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [zarf] Bir parça sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)

SÜRFİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Seyrek ve çapraz (dikiş)

ASİMİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz

SİLSİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra
    • "Trende herkes uyuyor, uzun bir öksürük silsilesi ve bazı iniltilerden başka ses yok." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bilinen en eski atalardan yaşayan torunlara kadar aile sırası
    • "Kökten, silsileden, anadan, babadan, ecdattan asildi." (Ömer Seyfettin)

BONFİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kasaplık hayvanlarda bel kemiğinin iki yanında bulunan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü
  2. Bu bölümden hazırlanan et dilimi

MENZİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aşama, kerte, yükseklik derecesi

NARGİLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
    • "Sağdan soldan nargile gurultularının yükseldiği işitiliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

HALİLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki (Terminalia citrina)
    • "Kara halile."

FASİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Familya
    • "Hepsi de bu asrın bir nevi insan fasilesine mensuptular." (Peyami Safa)

KAFİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birlikte yolculuk eden topluluk
    • "Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy
    • "Sağımızda yürüyen kafile, yolunu değiştirdi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü
    • "Malların ilk kafilesi dün geldi."

VESİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sebep, bahane
    • "Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Bey'le yalnız bıraktılar." (Memduh Şevket Esendal)
    • "İkide birde içimizden birine çatmak için vesile arıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bir vesile bulup size takdim edilmek pek kolay bir iş oldu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Evinde bazen namaz kılar ancak bir vesile olursa camiye giderdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Elverişli durum, fırsat
    • "Muhasebeci, yerden temennalar, gevrek kahkahalar arasında bir vesile ile, kuru üzümden iki çekilmiş yirmi iki grado sert rakısını methetti." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü