İçinde şerbet olan 11 kelime var. İçerisinde ŞERBET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şerbet olan kelimeler listesine ya da sonu şerbet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BALDIRANŞERBETİ

12 Harfli Kelimeler

ŞERBETLENMEK

11 Harfli Kelimeler

ŞERBETÇİLİK, ŞERBETLEMEK, ŞERBETLENME

10 Harfli Kelimeler

ŞERBETLEME

9 Harfli Kelimeler

ŞERBETLİK, ŞERBETSİZ

8 Harfli Kelimeler

ŞERBETÇİ, ŞERBETLİ

6 Harfli Kelimeler

ŞERBET

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şerbet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E E R T Ş

6 Harfli Kelimeler

ŞERBET

5 Harfli Kelimeler

BEŞER, BETER, TEBER

4 Harfli Kelimeler

BERE, BREŞ, EBET, ETER, TERE

3 Harfli Kelimeler

BEŞ, BET, BRE, EBE, RET, ŞEB, ŞER, ŞET, TER

2 Harfli Kelimeler

BE, ER, EŞ, ET, RE, ŞE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BALDIRANŞERBETİ

  1. [isim] Baldıran otundan yapılan zehirli içecek
  2. [mecaz] Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç
ŞERBETLENMEK

  1. [nesnesiz] Pişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak
    • "Sıcak bir mercimek çorbası, havuç salatası, ekmeği bol bir tabak ızgara köfte, en arkada şerbetlenmiş tel kadayıfı öğünü tamamlar." (Tarık Dursun K)
  2. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu verilmek
    • "Modern bir kuyudan motorla çekilen su, önce içinde gübre olan bir varile boşalır, burada şerbetlenir ve taşarak akmaya başlardı." (Dündar Aytar)
  3. Meyve, sebze vb. daha çok tatlanmak
  4. Bir yere şerbet bulaşmak
    • "Tepsiden başımı çektikten sonra da annem kuşkulanmasın diye hızla salona geçip bir yandan şerbetlenen elimi evdeki kedi gibi yalanıyor, bir yandan mecmuaları karıştırıyordum." (Nedret Gürcan)
  5. [mecaz] Olumsuz bir etkene karşı etkilenmemeyi sağlayacak dirence sahip olmak
  6. [mecaz] Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasına karşı efsunlanmış olmak
ŞERBETÇİLİK

  1. [isim] Şerbet yapma ve satma işi; şurupçuluk
ŞERBETLENME

  1. [isim] Şerbetlenmek işi; şuruplanma
ŞERBETLEMEK

  1. [-i] Pişmiş hamur tatlısına şerbet katmak, şerbet vermek; şuruplamak
  2. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu vermek
  3. [mecaz] Yılan vb. hayvanların sokmaması veya soktuğunda zehrin etkisiz olması için bir kimseyi efsunlamak
ŞERBETLEME

  1. [isim] Şerbetlemek işi; şuruplama
ŞERBETSİZ

  1. [sıfat] Şerbeti olmayan, şerbet verilmemiş olan; şurupsuz, şiresiz
ŞERBETLİK

  1. [sıfat] Şerbet yapmaya yarayan veya şerbet yapmak için ayrılmış olan
    • "Pertev Paşa’nın torunu Abdülaziz Bey, şerbetlik şekerle ilgili değerli bilgiler veriyor." (Priscilla Mary Işın)
ŞERBETÇİ

  1. [isim] Şerbet yapan veya satan kimse; şurupçu
    • "Yaşlıca bir adam olan şerbetçi, arkalıksız, alçak bir iskemleye oturmuş, başına bir mendil örterek ağaca dayanmış uyukluyordu." (Nezihe Meriç)
  2. Şerbet satılan yer; şurupçu
    • "Şerbetçide temiz bardak bulamayan müşteri, gözlerini devire devire bağırıyor." (Çetin Altan)
ŞERBETLİ

  1. [sıfat] Şerbet katılmış olan; şuruplu, şireli
  2. Şerbet bulaşmış olan
  3. [mecaz] Olumsuz bir etkene karşı etkilenmemeyi sağlayacak dirence sahip olan
    • "Şerbetli olmayanları dışlayan, yalnız kendi aydınlığına inanan zümreler her alana hâkim oldu." (Y. Öztuna)
  4. [mecaz] Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasına karşı efsunlanmış olan
    • "Anlaşılan sen yılana şerbetli imişsin galiba!" (Osman Cemal Kaygılı)
  5. [mecaz] Kötü davranmayı, kötü işler yapmayı huy edinmiş olan ve bundan zarar görmeyen (kimse)
    • "Yalana şerbetli."
  6. [mecaz] Kendisine kötü davranılmasına alışmış olan
    • "Gülsüm, dayak ve hakarete ezelden şerbetliydi." (Reşat Nuri Güntekin)
ŞERBET

Kelime Kökeni: Arapça şerbet

  1. [isim] Pişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire
  2. Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek
  3. Bazı maddelerin suda eritilmişi
  4. Taş, çini, tuğla vb.nin aralıklarına akıtılmak için yapılmış sulu harç veya çimento
  5. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek
    • "Gelin hanım, köşesine yerleştirildikten sonra şerbetler dağıtılmaya başladı." (Etem İzzet Benice)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü