İçinde ışık olan 9 harfli 13 kelime var. İçerisinde IŞIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ışık olan kelimeler listesine ya da sonu ışık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Işık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I I K Ş
4 Harfli Kelimeler
IŞIK, IŞKI
3 Harfli Kelimeler
KIŞ, ŞIK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- IŞIKLILIK
-
-
[isim, fizik]
Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran
-
[isim, fizik]
Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran
- YAKIŞIKLI
-
-
[sıfat]
Güzel, gösterişli (erkek)
- "Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı."
-
[sıfat]
Güzel, gösterişli (erkek)
- IŞIKLANMA
-
-
[isim]
Işıklanmak işi
-
[isim]
Işıklanmak işi
- ALIŞIKLIK
-
-
[isim]
Alışık olma durumu
- "Çünkü çile çekmeye, azla yetinmeye tarihsel alışıklığı vardır."
-
[isim]
Alışık olma durumu
- IŞIKKESEN
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Karanlık odalara girip çıkarken bu yerlere ışık sızmasını önleyen düzen
-
[isim, sinema, televizyon]
Karanlık odalara girip çıkarken bu yerlere ışık sızmasını önleyen düzen
- DAYANIŞIK
-
-
[sıfat]
Üyeleri arasında dayanışma bulunan (millet, topluluk, sınıf vb.); mütesanit
- "Dil dizgemiz son derece dayanışık ve düzenli bir bütündür."
-
[sıfat]
Üyeleri arasında dayanışma bulunan (millet, topluluk, sınıf vb.); mütesanit
- KIRIŞIKLI
-
-
[sıfat]
Kırışığı olan
-
[sıfat]
Kırışığı olan
- IŞIKÖLÇER
-
-
[isim, fizik]
Işık şiddetini veya enerjisini ölçen araç; fotometre
-
Bir ışık kaynağının, belli uzaklıkta oluşturduğu aydınlığı ölçme işinde kullanılan araç; fotometre
-
Fotoğrafçılıkta poz değerini, objektiften vizöre giren ışığın miktarını ve ışık girme süresini belirleyip ölçen düzenek; pozometre
-
[isim, fizik]
Işık şiddetini veya enerjisini ölçen araç; fotometre
- YILIŞIKÇA
-
-
[zarf]
Yılışık bir biçimde
- "Oturduğu yerden ayaktaki Filiz’in yüzüne yılışıkça bakıyor."
-
[zarf]
Yılışık bir biçimde
- IŞIKLAMAK
-
-
[-i]
Bir yeri aydınlatmak
- "Yıldızlar damla elmas olmuş, karanlık gecesini ışıklıyor; rüzgârlar türkü, dallar saz olmuş, senin için söylenip çalışıyor."
-
[-i]
Bir yeri aydınlatmak
- IŞIKÇILIK
-
-
[isim]
Işıkçının yaptığı iş
-
[isim]
Işıkçının yaptığı iş
- DANIŞIKLI
-
-
[sıfat]
Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen; muvazaalı
-
[sıfat]
Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen; muvazaalı
- KATIŞIKLI
-
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan
-
[sıfat]
İçine başka şeyler karışmış olan