İçinde ğı olan 4 harfli 13 kelime var. İçerisinde ĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğı olan kelimeler listesine ya da sonu ğı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞIT

  1. [isim] Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi
    • "Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar." (Lâtife Tekin)
  2. [mecaz] Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi
  3. [edebiyat] Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı; deme, sagu (II), mersiye
    • "Rahman'ın sazı susmuş, okuduğu ağıt bitmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AĞIR

  1. [sıfat] Tartıda çok çeken; kilolu, sakil, hafif karşıtı
  2. Çapı, boyutu büyük
    • "Ağır top."
  3. Bakınız yavaş
    • "Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  4. Bakınız yoğun
    • "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı." (Abbas Sayar)
  5. Çok az işiten (kulak)
  6. [mecaz] Gösterişi fazla olmayan, ciddi olan
    • "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi." (Mithat Cemal Kuntay)
  7. Bakınız değerli
    • "Hiçbir yerden bir ses çıkmamış, kimse bir söz söylememişti. Yalnız Yumru kendi kendine taş yerinde ağırdır dedi." (Hüseyin Nihal Atsız)
  8. [mecaz] Bakınız çetin
    • "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  9. [mecaz] Sıkıntı veren, bunaltan; sakil
    • "Sanki ağır bir yükün altından kurtuldum." (Ömer Seyfettin)
  10. [mecaz] Dokunaklı, kırıcı, insanın gücüne giden
    • "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum." (Nurullah Ataç)
  11. [mecaz] Bakınız ağırbaşlı
    • "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı." (Halide Edip Adıvar)
  12. [mecaz] Keskin, boğucu (koku)
    • "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır." (Falih Rıfkı Atay)
  13. Bakınız kısık
    • "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi." (Osman Cemal Kaygılı)
  14. [mecaz] Davranışları yavaş olan
  15. [mecaz] Sindirimi güç (yiyecek)
    • "Ağır bir yemek."
  16. [isim, spor] Bakınız ağır sıklet
    • "Yıllarca ağırda güreşti."
  17. [zarf] Yavaş bir biçimde
    • "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu." (Etem İzzet Benice)
AĞIŞ

  1. [isim] Ağmak işi
    • "Gençlikten orta yaşa, orta yaştan yaşlılığa ağışını birlikte yaşadığım bu ev..." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı
AĞIZ

  1. [isim] Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü
AĞIN

  1. [isim] Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
AĞIL

  1. [isim] Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer; arkaç
    • "Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum." (Sait Faik Abasıyanık)
AĞIM

  1. [isim] Ayağın üstündeki tümsek yer
BAĞI

  1. [isim] Bakınız göz bağı
IĞIL

  1. [isim, ağızlardan] Yavaş akan su
    • "Iğılda yüzmek kolaydır."
KİĞI

  1. [isim] Bingöl iline bağlı ilçelerden biri
KIĞI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kığ
SAĞI

  1. [isim] Kuş gübresi
YAĞI

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşman
    • "Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü