İçinde ahlak olan 17 kelime var. İçerisinde AHLAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ahlak olan kelimeler listesine ya da sonu ahlak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

AHLAKSIZCASINA

11 Harfli Kelimeler

AHLAKSIZLIK, GAYRİAHLAKİ

10 Harfli Kelimeler

AHLAKÇILIK, AHLAKLILIK, AHLAKSIZCA

9 Harfli Kelimeler

AHLAKİLİK, AHLAKİYAT, AHLAKİYET, İLMİAHLAK

8 Harfli Kelimeler

AHLAKSIZ

7 Harfli Kelimeler

AHLAKÇA, AHLAKÇI, AHLAKEN, AHLAKLI

6 Harfli Kelimeler

AHLAKİ

5 Harfli Kelimeler

AHLAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ahlak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A H K L

5 Harfli Kelimeler

AHLAK, HALKA

4 Harfli Kelimeler

HALA, HALK, KALA, LAKA

3 Harfli Kelimeler

AHA, AKA, ALA, HAK, HAL, KAH, KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AH, AK, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AHLAKSIZCASINA

  1. [zarf] Bakınız ahlaksızca
AHLAKSIZLIK

  1. [isim] Ahlaksız olma durumu
    • "Herkes ahlaksızlığı başkasında değil de kendi içinde ararsa o zaman ahlaksızlık yakayı ele verir." (Muhsin Ertuğrul)
  2. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış
GAYRİAHLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça ġayr + aḫlāḳī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ahlak dışı
  2. Bakınız töre dışı
AHLAKLILIK

  1. [isim] Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü
    • "Bu ahlaklılık veya ahlaksızlık kişilerin kendi kendileriyle ve toplum içindeki insanlarla olan çekişmelerinin sesini verir." (Salâh Birsel)
  2. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma; ahlakiyet
AHLAKSIZCA

  1. [sıfat] Ahlaka aykırı olan
    • "Çaresizlikten bu ahlaksızca teklifimi kabul etmek zorunda kaldı." (Yaşar Değirmenci)
  2. [zarf] Ahlaksız bir biçimde veya tarzda; ahlaksızcasına
    • "Senin zihninde ve gönlünde bahtiyar tercihler dövüşürken benim duygularımı ahlaksızca buluyordun." (Yılmaz Karakoyunlu)
AHLAKÇILIK

  1. [isim, toplum bilimi] Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti; törelcilik, aktörecilik, moralizm
AHLAKİLİK

  1. [isim, toplum bilimi] Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü; törellik
    • "Artık ürün, artık değer hangi toplumsal düzen olursa olsun çıplak bir gerçektir ancak buradaki ahlakilik bunların elde edilme, kullanım veya paylaşım biçiminde aranmalıdır." (Mehmet Fatih Ekinci)
İLMİAHLAK

Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + aḫlāḳ

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız ahlak bilimi
AHLAKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳiyāt

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi] Ahlakla ilgili konular, görüşler
  2. Bakınız ahlak bilimi
AHLAKİYET

Kelime Kökeni: Arapça aḫlākiyyet

  1. [isim] Bakınız ahlaklılık
    • "Çoraklardan, taşlıklardan, harabelerden, viranelerden gelen yakıcı bir rüzgâr gibi bazen bir mefkûre cereyanı eser; kurtulmak isteyen, hürriyeti seven, ahlakiyeti insanlık bilen ruhları toplardı." (Ömer Seyfettin)
AHLAKSIZ

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına uymayan
    • "Yapılacak ameliyat bu hain ve ahlaksız Avrupalıların gözlerine görünmemeliydi." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz olan; uçkursuz
    • "O ahlaksız insanların arasında bu çocuk nasıl rahat eder." (Peyami Safa)
AHLAKLI

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)
    • "Bir insan ne kadar hür olursa o kadar düşünür, ne kadar düşünürse o kadar ahlaklı olurdu." (Ömer Seyfettin)
AHLAKEN

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen

  1. [zarf] Bakınız ahlakça
    • "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?" (Haldun Taner)
AHLAKÇI

  1. [isim] Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
    • "Edipler konuşulan tabii lisanla yazmaya, şairler millî edebiyatı, millî şiiri, millî vezni meydana koymaya; hukukçular millî hukuku, ahlakçılar millî ahlakı, terbiyeciler millî terbiyeyi bulmaya çalışıyorlar." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Her şeyi ahlak açısından değerlendiren; törelci, aktöreci, moralist
AHLAKÇA

  1. [zarf] Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
    • "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan." (Kerim Korcan)
AHLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳī

  1. [sıfat] Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
    • "Bütün vaktim babamın verdiği fennî, ahlaki kitapları okumakla, kardeşlerimin manasız, münasebetsiz iddialarını dinlemekle geçer." (Ömer Seyfettin)
AHLAK

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳ

  1. [isim] Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları; aktöre, sağtöre
    • "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez." (Çetin Altan)
  2. Huylar
    • "Bu şoförler hepinizin ahlakını bozdu." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü