İçinde üs olan 8 harfli 116 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da Sonu üs ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEPEÜSTÜ

  1. [zarf] Baş aşağı

ÜSTÜNLÜK

  1. [isim] Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj
    • "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ÜSTLENİM

  1. [isim] Üstlenme işi

SÜSLEYİŞ
...
TENEFFÜS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Solunum
    • "Sanki teneffüs ettiği havayı kollayan bir tilki gibi tetikte, sihirli ve hamarat görünürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Temiz hava almak, dinlenmek için verilen ara
    • "Bizim mektebin teneffüs saatlerini hatırlatan bu kısa konuşma aralarında..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Orada insanlığın, faziletin, sevginin havasını teneffüs edeceğiz." (Orhan Seyfi Orhon)

DAÜSSILA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yurt özlemi
    • "Bu daüssıla denen bir yurt acısı hastalığıdır." (Reşat Nuri Güntekin)

MÜSELLİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi

GÖĞÜSLÜK

  1. [isim] Genellikle ilköğretim öğrencilerinin giydiği tek biçimde üstlük, önlük
  2. Elbisenin kirlenmemesi için göğse takılan önlük veya giyilen bir tür gömlek

MÜSTEŞAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
  2. Bakanlıklarda, elçiliklerde bakan veya büyükelçiden sonra gelen en büyük yönetici

MENÜSKÜS

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Menisküs

MÜSAMERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence
    • "Bir gün Şişli Ermeni yetimhanesi menfaatine verilen bir müsamereye gitmişlerdi." (Haldun Taner)
  2. Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi

SÜRGÜSÜZ

  1. [sıfat] Sürgüsü olmayan

TAKALLÜS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kasılma
    • "Beynim uğulduyor, gözlerimin havası kıvılcımlanıyor, parmaklarım takallüs ediyor." (Aka Gündüz)

CÜSSESİZ

  1. İnce yapılı, ufak tefek, güçsüz (kimse)

KÜLÜSTÜR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [sıfat] Yıpranmış, eski, bakımsız
    • "Yakın dostlardan birisinin beş beygirlik külüstür bir deniz motoru var." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

MİNÜSKÜL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Küçük harf

VİTELLÜS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin hepsi

MÜSEVVİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müsvedde yapan kimse
    • "Müsevvit, bir tezkerenin müsveddesini yapan kâtibin unvanıdır." (Refik Halit Karay)
  2. Taslak yapan kimse

DÜZGÜSÜZ

  1. [sıfat] Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan, anormal
  2. Normatif

OTOBÜSÇÜ

  1. [isim] Otobüs işletmecisi
  2. Otobüs şoförü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü