İçinde üs olan 7 harfli 60 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da Sonu üs ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖRGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Örgüsü olmayan
-
[sıfat]
Örgüsü olmayan
- MÜSADİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Rastlayan
-
[sıfat]
Rastlayan
- ÜLKÜSEL
-
-
[sıfat]
Ülkü ile ilgili, ideal
- "Ülküsel güzellik ve ten ihtirası yaşanan aşkta iç içe karışır." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Ülkü ile ilgili, ideal
- BÜYÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Büyüsü olmayan
-
[sıfat]
Büyüsü olmayan
- TECANÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan ögeler arasında uyum bulunması durumu
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan ögeler arasında uyum bulunması durumu
- ÜSTENCİ
-
-
[isim]
Yüklenici
-
[isim]
Yüklenici
- ÜRKÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
- ÜSLUPÇU
-
-
[isim]
Üslubu beğenilen yazar
-
[isim]
Üslubu beğenilen yazar
- KÜMÜLÜS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Küme bulut
-
[isim]
Küme bulut
- MÜSABIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yarışçı
-
Yarışmacı
-
[isim]
Yarışçı
- ÜSTENME
-
-
[isim]
Üstenmek işi, taahhüt, angajman
- "Kimseyle bu türlü alışverişim yoktu. Kimsenin üstenmesi, girdisi çıktısı, alacağı, borcu ile uğraşmak istemiyordum." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Üstenmek işi, taahhüt, angajman
- MÜSAADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İzin, icazet, ruhsat
- "Rica ederim, bize artık müsaade edin!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
Elverişli, uygun olma durumu
-
[isim]
İzin, icazet, ruhsat
- ÜSTÜBEÇ
-
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat
- "Gündüz yüzünün kızıllığını örtmek için sürdüğü kalın pudra tabakası âdeta bir üstübeç maskesini hatırlatıyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat
- ÜSTYAPI
-
-
[isim]
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
-
Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı
- "Ahlakla her şeyin çözümlenemeyeceğini, ahlakın bir üstyapı olduğunu bilenlerdenim." (Haldun Taner)
-
Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü
-
Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı
-
[isim]
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
- SÜRÜSÜZ
- ...
- ÜZGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Üzgü vermeyen, eziyetsiz
-
[sıfat]
Üzgü vermeyen, eziyetsiz
- ÖLÇÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan
-
[zarf]
Nereye varacağı düşünülmeksizin, yerli yersiz
- "Ölçüsüz konuşmak."
-
Pek çok, aşırı, gelişigüzel, rastgele
- "Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı." (Peyami Safa)
-
Ölçüsü olmayan, vezinsiz
-
[sıfat]
Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan
- GÖĞÜSLÜ
-
-
[sıfat]
Göğsü olan
-
Göğsü geniş olan
-
İri memeli (kadın)
-
[sıfat]
Göğsü olan
- ÜSLENİŞ
- ...
- DİZÜSTÜ
-
-
[isim]
Bilgisayarın her türlü donanımı ile küçültülerek taşınabilir duruma getirilmiş biçimi
- "Yarın yola çıkıyoruz. Dizüstümü yanıma alıyorum. Raporlarım aksamayacak." (Refik Erduran)
-
[isim]
Bilgisayarın her türlü donanımı ile küçültülerek taşınabilir duruma getirilmiş biçimi