İçinde üs olan 6 harfli 38 kelime var. İçerisinde ÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üs olan kelimeler listesine ya da Sonu üs ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜSMİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Verimli
  2. Sonuç veren

ÜSTÜNE

  1. [zarf] İlişkin, üzerine, dair
    • "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Üstüne kuma gelmesi şart değil insanın bu acıyı tatması için." (Ayşe Kulin)
  2. Hesabına
    • "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. ...-e göre, uygun olarak
    • "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli." (Memduh Şevket Esendal)
  4. ...-den sonra
    • "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu." (Haldun Taner)
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    • "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..." (Sait Faik Abasıyanık)

ABAKÜS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sayı boncuğu
  2. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok

SÜNDÜS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İpin yanı sıra altın ve gümüş tellerle dokunan, kaftan ve giysi dikiminde kullanılan bir tür ipekli kumaş

DÜSTUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genel kural
  2. Yasaları içine alan kitap

MÜSKAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özellikle et yemekleri ile çorbalarda kullanılan küçük Hindistan cevizi

ÜTÜSÜZ

  1. [sıfat] Ütülenmemiş veya ütüsü bozulmuş
    • "Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti." (Tarık Buğra)

ÜSKÜRE

  1. [isim] Topraktan veya madenden yapılmış çorba tası, çukur çanak

DÜRÜST

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse)
    • "... zaman zaman dürüst, mert, açık yürekli dostlar bulunur." (Necati Cumalı)
  2. Kurallara uygun, yanlışsız
    • "İyi giyinmek her zaman dürüst bir zevk ifade etmez." (Halide Edip Adıvar)

SÜSMEK

  1. [-i] Boynuzlu hayvan boynuzu ile vurmak, tos vurmak
    • "Koç çocuğu süsmüş."

MÜSRİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tutumsuz
    • "Müsrif zannettiği karısı, evin hayatını, kendisi yokken, en akıllı adamlar gibi zamaneye uydurmuştu." (Ömer Seyfettin)

MÜSAİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Uygun, elverişli
    • "Müsait bir gün geleceğim."
  2. Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)

PÜSTÜL

  1. [isim] İrinle dolu kabarcık veya sivilce

KÜSLÜK

  1. [isim] Küs olma durumu, dargınlık

URANÜS
...
KAKTÜS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kaktüsgillerden, yaprakları yayvan ve dikenli, güzel, parlak renkte çiçekler açan bir bitki, atlas çiçeği (Cactus)

MÜSNET
...
ALTÜST

  1. [sıfat] Çok karışık ve dağınık

KAMPÜS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yerleşke
    • "Bir öğrenci için üniversite, kentin ve yaşamının bütünü demek değildir ama kampüs, onun yaşamının odak noktasıydı." (Ahmet Cemal)

MÜSPET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olumlu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü