İçinde ürüme olan 12 kelime var. İçerisinde ÜRÜME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürüme olan kelimeler listesine ya da sonu ürüme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

BÜRÜMEK, ÇÜRÜMEK, KÜRÜMEK, SÜRÜMEK, YÜRÜMEK

6 Harfli Kelimeler

BÜRÜME, ÇÜRÜME, KÜRÜME, SÜRÜME, ÜRÜMEK, YÜRÜME

5 Harfli Kelimeler

ÜRÜME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ürüme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M R Ü Ü

5 Harfli Kelimeler

ÜRÜME

4 Harfli Kelimeler

ÜREM

3 Harfli Kelimeler

ÜRE

2 Harfli Kelimeler

EM, ER, ME, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇÜRÜMEK

  1. [nesnesiz] Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak; ufunet
    • "Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek
    • "Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı." (Tarık Buğra)
  3. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak
  4. [mecaz] Yıpranmak, çökmek
    • "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan." (Kerim Korcan)
  5. [mecaz] Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak
SÜRÜMEK

  1. [-i] Bakınız sürüklemek
  2. Hafif bir şeyi sürüklemek
    • "Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın?" (Arif Nihat Asya)
  3. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  4. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek
    • "Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü" (Âşık Veysel)
BÜRÜMEK

  1. [-i] Bakınız kaplamak
    • "Tarlayı otlar bürümüştü." (Nabizade Nâzım)
  2. [mecaz] Çok, güçlü etkilemek
    • "Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi." (Nurullah Ataç)
KÜRÜMEK

  1. [-i] Bakınız küremek
YÜRÜMEK

  1. [nesnesiz] Adım atarak ilerlemek, gitmek
    • "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu." (Haldun Taner)
  2. [-e] Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
    • "Buz dağları güneye yürümüş."
  3. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
    • "Çocuk erken yürüdü."
  4. Yol almak
    • "Biraz yürüyelim, geç kaldık."
  5. [-e] Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
    • "Dallara su yürümek."
  6. [-e] Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
    • "Asker kaleye yürüdü."
  7. Faiz, hesap edilmek, işlemek
    • "Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?"
  8. Geçmek, ilerlemek, değişmek
    • "Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş." (Memduh Şevket Esendal)
  9. Bir işte ileri gitmek
  10. [mecaz] Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek
    • "Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim." (Zeyyat Selimoğlu)
  11. [argo] Bakınız ölmek
    • "O da yürümüş."
ÇÜRÜME

  1. [isim] Çürümek işi; ufunet
SÜRÜME

  1. [isim] Sürümek işi
BÜRÜME

  1. [isim] Bürümek işi
    • "İnsanın gözünü hırs, para hırsı bürümeye görsün!" (Sait Faik Abasıyanık)
YÜRÜME

  1. [isim] Yürümek işi
    • "Bir an evvel toplanalım ki işler yürümeye başlasın." (Ayşe Kulin)
ÜRÜMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız havlamak
KÜRÜME

  1. [isim] Bakınız küreme
ÜRÜME

  1. [isim] Bakınız havlama
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü