İçinde ürüme olan 7 harfli 5 kelime var. İçerisinde ÜRÜME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürüme olan kelimeler listesine ya da sonu ürüme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ürüme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M R Ü Ü
5 Harfli Kelimeler
ÜRÜME
4 Harfli Kelimeler
ÜREM
3 Harfli Kelimeler
ÜRE
2 Harfli Kelimeler
EM, ER, ME, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bakınız sürüklemek
-
Hafif bir şeyi sürüklemek
- "Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın?"
-
Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
-
Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek
- "Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü"
-
[-i]
Bakınız sürüklemek
- ÇÜRÜMEK
-
-
[nesnesiz]
Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak; ufunet
- "Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta"
-
Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek
- "Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı."
-
Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak
-
[mecaz]
Yıpranmak, çökmek
- "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan."
-
[mecaz]
Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak
-
[nesnesiz]
Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak; ufunet
- YÜRÜMEK
-
-
[nesnesiz]
Adım atarak ilerlemek, gitmek
- "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu."
-
[-e]
Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
- "Buz dağları güneye yürümüş."
-
Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
- "Çocuk erken yürüdü."
-
Yol almak
- "Biraz yürüyelim, geç kaldık."
-
[-e]
Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
- "Dallara su yürümek."
-
[-e]
Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
- "Asker kaleye yürüdü."
-
Faiz, hesap edilmek, işlemek
- "Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?"
-
Geçmek, ilerlemek, değişmek
- "Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş."
-
Bir işte ileri gitmek
-
[mecaz]
Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek
- "Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim."
-
[argo]
Bakınız ölmek
- "O da yürümüş."
-
[nesnesiz]
Adım atarak ilerlemek, gitmek
- BÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bakınız kaplamak
- "Tarlayı otlar bürümüştü."
-
[mecaz]
Çok, güçlü etkilemek
- "Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi."
-
[-i]
Bakınız kaplamak
- KÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bakınız küremek
-
[-i]
Bakınız küremek