İçinde ürkme olan 6 kelime var. İçerisinde ÜRKME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ürkme olan kelimeler listesine ya da sonu ürkme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TÜRKMENİSTANLI
TÜRKMENİSTAN
TÜRKMENCE
TÜRKMEN
ÜRKMEK
ÜRKME
Ürkme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ÜRKME
4 Harfli Kelimeler
KREM, KÜME, KÜRE, ÜREM
3 Harfli Kelimeler
EKÜ, ERK, KEM, KER, KÜR, ÜRE
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ER, KE, ME, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜRKMENİSTANLI
-
-
[isim]
Türkmenistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Türkmenistan’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- TÜRKMENİSTAN
-
-
[isim]
Orta Asya'da, Hazar Denizi kıyısında bir ülke; başkenti Aşkabat
-
[isim]
Orta Asya'da, Hazar Denizi kıyısında bir ülke; başkenti Aşkabat
- TÜRKMENCE
-
-
[isim]
Bakınız Türkmen Türkçesi
- "Memluk sahasındaki sözlüklere Türkmence veya Kıpçakça kayıtlı geçen kelimeler açısından bakıldığında bir uyuşmazlığın olduğu dikkati çeker."
-
[sıfat]
Bu Türkçeyle yazılmış olan
-
[isim]
Bakınız Türkmen Türkçesi
- TÜRKMEN
-
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- "Oğuzların, Türkmenlerin yirmi dört boyunun hemen hemen tamamı buraya geldi."
-
Türkmenistan ile Irak ve Suriye’de yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- "Irak’taki Türkmen halkı sabırlı bir şekilde yeni anayasadaki yasal haklarını görmek için bekledi."
-
Bakınız Yörük
- "Türkmenlerden yerleşik hayata geçip ziraat ile meşgul olanlar ‘Türk’ diye isimlendiriliyordu. Böylece Türkmen adı, Anadolu’da konargöçerlik ile eş anlamlı olarak kullanılıyordu."
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- ÜRKMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyden korkup sıçramak; tevahhuş etmek
- "Gölgesinden ürkmüş bir Arap atı gibi şahlandı."
-
Şaşkınlık ve korku duymak
- "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu."
-
Ağaç meyve vermemek
- "Şeftaliler bu yıl ürkmüş."
-
[mecaz]
Belli bir şeyden çekinmek
- "Yaramaz çocuk tutumundan her zaman ürkerdi."
-
[nesnesiz]
Bir şeyden korkup sıçramak; tevahhuş etmek
- ÜRKME
-
-
[isim]
Ürkmek işi; tevahhuş
-
[isim]
Ürkmek işi; tevahhuş