İçinde ülü olan 8 harfli 42 kelime var. İçerisinde ÜLÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ülü olan kelimeler listesine ya da sonu ülü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LÜPÇÜLÜK

  1. [isim] Bakınız bedavacılık
    • "Ne yapalım, Allah’ı sevenlere, onun hikmetleriyle akıllarını allak bullak edenlere lüpçülük ve bedavacılık yasaktır." (Necip Fazıl Kısakürek)
TÜTSÜLÜK

  1. [isim] Bakınız buhurluk
    • "Tütsü, alelade mangal veya ateşte yapıldığı gibi tütsülük denilen küçük mangalda da yakılırdı." (Mehmed Zeki Pakalın)
TÜPÇÜLÜK

  1. [isim] Tüpçünün işi
GÜLÜMSER

  1. [sıfat] Hafifçe gülümseyen, sevimli
GÖZCÜLÜK

  1. [isim] Gözcünün yaptığı iş
    • "Körfezde gözcülük vazifesini yapan bir düşman gemisi hareketimizi sezse, bizi pek güzel avlayabilir." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
ROLCÜLÜK

  1. [isim] Rol yapma durumu
    • "Onlar çevrelerinde olup bitenleri izleyen ve büyüklerin rolcülüğünü sezen cimcimeler olmuşlardır." (Haldun Taner)
ÖNGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
ÖĞÜTÜLÜŞ

  1. [isim] Öğütülmek işi
KÜFLÜLÜK

  1. [isim] Küflü olma durumu
KÖYCÜLÜK

  1. [isim] Köycü olma durumu
    • "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım." (Yusuf Ziya Ortaç)
KÜLÜSTÜR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [sıfat, teklifsiz konuşmada] Yıpranmış, eski, bakımsız olan
    • "Yakın dostlardan birisinin beş beygirlik külüstür bir deniz motoru var." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
  2. Üzüntü veren; üzünçlü
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
    • "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
MÜFTÜLÜK

  1. [isim] Müftü olma durumu
  2. Müftünün görevi veya makamı
ÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Ütücü olma durumu
SÜTÇÜLÜK

  1. [isim] Süt satma işi
  2. Sütten kaymak, tereyağı, yoğurt, peynir vb. ürünler elde etme işi
DÜŞÇÜLÜK

  1. [isim] Düşçü olma durumu
  2. [ruh bilimi] Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu
TÖZCÜLÜK

  1. [isim, felsefe] Nesnelerin özünde bir tözün varlığını kabul eden öğreti
  2. Ruhun bir töz olduğunu kabul eden öğreti
GÜLÜNMEK

  1. [-e, nesnesiz] Gülme işi yapılmak
  2. [mecaz] Alay edilmek
    • "Varsın gülsünler hem neden gülünecekmiş?" (Nurullah Ataç)
KÖKÇÜLÜK

  1. [isim] Kökçünün yaptığı iş
  2. Bakınız köktencilik
    • "Halk söyleyişini sevmediğinden değil kökçülük yüzünden yapıyor bunu." (Cevdet Kudret)
GOLCÜLÜK

  1. [isim] Golcü olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü