İçinde üf olan 9 harfli 15 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜFECİLİK
-
-
[isim]
Büfecinin yaptığı iş
- "Büfecilik yaptı, kitap sattı, üç çocuğunu büyüttü."
-
[isim]
Büfecinin yaptığı iş
- KÜFRETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça kufr + Türkçe etmek
-
[-e]
Bakınız sövmek
- "Kambur, küfrederek mektubu yırttı. Pisi pisine pul parası vermişti."
-
[-e]
Bakınız sövmek
- PÜFKÜRMEK
-
-
[-i]
Üfleyerek püskürmek
-
[-i]
Üfleyerek püskürmek
- TÜFEKHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça tufeng + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Tüfek yapılan yer
- "Padişahın bu tiyatro hevesi ... kısa bir zaman sonra Dolmabahçe Sarayı’nın tam karşısında eski tüfekhane yerine bir tiyatro binası yaptırdı."
-
[isim, eskimiş]
Tüfek yapılan yer
- KÜFECİLİK
-
-
[isim]
Küfecinin işi
-
[isim]
Küfecinin işi
- MÜFSİTLİK
-
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
-
[isim]
Bakınız arabozanlık
- MÜFRİTLİK
-
-
[isim]
Aşırı olma durumu
-
[isim]
Aşırı olma durumu
- AŞÜFTELİK
-
-
[isim]
Aşüfte olma durumu; kokotluk
-
[isim]
Aşüfte olma durumu; kokotluk
- MÜFLİSLİK
-
-
[isim]
İflas etme durumu; batkınlık
-
[isim]
İflas etme durumu; batkınlık
- KÜFLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Küf oluşmak, küflü duruma gelmek, küf bağlamak
- "Zincirler küflendi, çürüdü, kırıldı."
-
[mecaz]
Zamanı geçmek
- "Seniha, kendisinin de bu kirli aydınlığın altında bu eşya ile beraber küflendiğini hissetti."
-
[mecaz]
Çalışma fırsatı bulamayarak özelliklerini veya yeteneğini yitirmek
- "Sahte banknotlar küflenmiş tekerlekler gibidir."
-
[nesnesiz]
Küf oluşmak, küflü duruma gelmek, küf bağlamak
- LİMONKÜFÜ
-
-
[isim]
Yeşile çalan mavi renk
- "Yüzü büsbütün küçülmüş, limonküfü bir renk almış."
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Yeşile çalan mavi renk
- TESADÜFEN
-
Kelime Kökeni: Arapça teṣādufen
-
[zarf]
Rast gelerek, rastlantı sonucu olarak; kazara
-
[zarf]
Rast gelerek, rastlantı sonucu olarak; kazara
- KÜFRANLIK
-
-
[isim]
Bakınız nankörlük
-
[isim]
Bakınız nankörlük
- ALÜFTELİK
-
-
[isim]
Alüfte olma durumu
-
[isim]
Alüfte olma durumu
- MÜFEKKİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça mufekkire
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Düşünme yetisi veya gücü
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Düşünme yetisi veya gücü