İçinde üf olan 8 harfli 27 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜFÜRBAZ

Kelime Kökeni: Arapça kufr + Farsça -bāz.

  1. [sıfat] Kaba sövgüleri çok kullanan; ağzı bozuk, sövgücü, sövücü
MÜFETTİŞ

Kelime Kökeni: Arapça mufettiş

  1. [isim] Kurum ve kuruluşlara genellikle habersiz olarak veya belli olayların şikâyeti üzerine gidip, işlerin mevzuata ve etik ilkelere göre yapılıp yapılmadığını inceleyip rapor hazırlayan kimse; denetmen
PÜFLEMEK

  1. [-i] Söndürmek veya soğutmak için üflemek
ÜFLENMEK

  1. [nesnesiz] Üfleme işi yapılmak
    • "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu." (Ömer Seyfettin)
MÜFTEHİR

Kelime Kökeni: Arapça mufteḫir

  1. [sıfat, eskimiş] Bir şeyi övünç bilerek onunla sevinen, övünen, iftihar eden
KÜFRETME

  1. [isim] Bakınız sövme
    • "Her şeyden alevlenme onda, mütemadiyen küfretme onda." (Sermet Muhtar Alus)
KÜFREDİŞ

  1. [isim] Bakınız sövme
MÜFESSİR

Kelime Kökeni: Arapça mufessir

  1. [sıfat, eskimiş] Kısa ve anlaşılması güç bir metni açıklayan, açıklığa kavuşturan, metnin anlam ve amacı üstünde yorumda bulunan (kimse)
  2. Kur'an'ı yorumlayan (kimse)
ÜFÜRÜKÇÜ

  1. [isim] Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
    • "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KÜFÜRSÜZ

  1. [sıfat] İçinde küfür olmayan (söz, konuşma)
  2. [zarf] Küfür kullanmadan, küfretmeden (konuşmak)
NÜFUZKAR

Kelime Kökeni: Arapça nufūẕ + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Etkileyici, güçlü
    • "Tekrar nüfuzkâr gözlerini bana atfederek manasız bir tebessümle cevap verdi." (Ömer Seyfettin)
ÜFLETMEK

  1. [-i] Üfleme işini yaptırmak
MÜFERRİH

Kelime Kökeni: Arapça muferriḥ

  1. [sıfat, eskimiş] İç açıcı, ferahlık verici
MÜFREDAT

Kelime Kökeni: Arapça mufredāt

  1. [isim, eğitim] Bakınız öğretim programı
    • "1875 yılında müfredatta kozmografya dersine yer verilmiştir." (Vahdettin Engin)
  2. [eskimiş] Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar
MÜFTERİS

Kelime Kökeni: Arapça mufteris

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yırtıcı
    • "Saray ve kral, değil önümüze bir kemik atmak, kendi bulup buluşturduğumuz lokmaları da kapıp yutacak kadar deni ve müfteris!" (Sâmiha Ayverdi)
PÜFKÜRME

  1. [isim] Püfkürmek işi
NÜFUZSUZ

  1. [sıfat] Nüfuzu olmayan; erksiz
MÜFTÜLÜK

  1. [isim] Müftü olma durumu
  2. Müftünün görevi veya makamı
KÜFLÜLÜK

  1. [isim] Küflü olma durumu
TEŞERRÜF

Kelime Kökeni: Arapça teşerruf

  1. [isim, eskimiş] Bir kimse ile tanışmaktan şeref duyma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü