İçinde üf olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça āşüfte
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın; kokot
- "Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor."
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın; kokot
- BÜFECİ
-
-
[isim]
Büfe işleten kimse
- "Büfeci vardır. Simit bulamazsan acı badem kurabiyesi bulursun..."
-
[isim]
Büfe işleten kimse
- KÜFFAR
-
Kelime Kökeni: Arapça kuffār
-
[isim]
Müslüman olmayanlar, kâfirler
- "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir."
-
[isim]
Müslüman olmayanlar, kâfirler
- KÜFRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça kufrān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nankörlük
-
[isim, eskimiş]
Bakınız nankörlük
- MÜFRİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mufriṭ
-
[sıfat]
Bakınız aşırı
-
[sıfat]
Bakınız aşırı
- NÜHÜFT
-
Kelime Kökeni: Farsça nuhuft
-
[isim, eskimiş, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim, eskimiş, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- ÜFLEME
-
-
[isim]
Üflemek işi
-
[isim]
Üflemek işi
- ALÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça ālufte
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
- "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık."
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
- MÜFRET
-
Kelime Kökeni: Arapça mufred
-
[isim, eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız teklik
-
[isim, eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız teklik
- MÜFREZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mufrez
-
[sıfat, eskimiş]
Bir bütünden ayrılmış
- "Müfrez arsalar."
-
[sıfat, eskimiş]
Bir bütünden ayrılmış
- MÜFLİS
-
Kelime Kökeni: Arapça muflis
-
[sıfat, hukuk, ekonomi]
İflas eden; batkın
-
[sıfat, hukuk, ekonomi]
İflas eden; batkın
- ÜFÜRME
-
-
[isim]
Üfürmek işi
- "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."
-
[isim]
Üfürmek işi
- RÜFEKA
-
Kelime Kökeni: Arapça rufeḳā
-
[isim, eskimiş]
Arkadaşlar
-
[isim, eskimiş]
Arkadaşlar
- KÜFEKİ
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, mimarlık]
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü; kefeki
-
Suyun içindeki kireç vb. tuzların çöküp ısıtılmakta olduğu kabın cidarlarına yapışmasından meydana gelen tabaka; kefeki
-
[anatomi]
Bakınız diş taşı
-
[isim, mimarlık]
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü; kefeki
- ÜFÜRÜK
-
-
[isim]
Üfürülerek verilen soluk
-
Üfürükçülerin hastaların üstüne okuyarak üfürdükleri soluk
-
[isim]
Üfürülerek verilen soluk
- ÜFÜRÜM
-
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
- KÜFECİ
-
-
[isim]
Küfe yapan veya satan kimse
-
Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal
- "Arka arabalara takılmış küfeci çocuklara kıskanarak bakıyorum."
-
[isim]
Küfe yapan veya satan kimse
- KÜFELİ
-
-
[sıfat]
Küfesi olan
-
[sıfat]
Küfesi olan
- MÜFSİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mufsid
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız arabozan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız arabozan
- ÜFÜRÜŞ
-
-
[isim]
Üfürmek işi
-
[isim]
Üfürmek işi