İçinde üf olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde ÜF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça āşüfte

  1. [isim] Oynak, açık saçık kadın; kokot
    • "Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BÜFECİ

  1. [isim] Büfe işleten kimse
    • "Büfeci vardır. Simit bulamazsan acı badem kurabiyesi bulursun..." (Kemal Tahir)
KÜFFAR

Kelime Kökeni: Arapça kuffār

  1. [isim] Müslüman olmayanlar, kâfirler
    • "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
KÜFRAN

Kelime Kökeni: Arapça kufrān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız nankörlük
MÜFRİT

Kelime Kökeni: Arapça mufriṭ

  1. [sıfat] Bakınız aşırı
NÜHÜFT

Kelime Kökeni: Farsça nuhuft

  1. [isim, eskimiş, müzik] Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
ÜFLEME

  1. [isim] Üflemek işi
ALÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça ālufte

  1. [sıfat] İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
    • "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık." (Aka Gündüz)
MÜFRET

Kelime Kökeni: Arapça mufred

  1. [isim, eskimiş, dil bilgisi] Bakınız teklik
MÜFREZ

Kelime Kökeni: Arapça mufrez

  1. [sıfat, eskimiş] Bir bütünden ayrılmış
    • "Müfrez arsalar."
MÜFLİS

Kelime Kökeni: Arapça muflis

  1. [sıfat, hukuk, ekonomi] İflas eden; batkın
ÜFÜRME

  1. [isim] Üfürmek işi
    • "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı." (Halide Edip Adıvar)
RÜFEKA

Kelime Kökeni: Arapça rufeḳā

  1. [isim, eskimiş] Arkadaşlar
KÜFEKİ

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, mimarlık] Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü; kefeki
  2. Suyun içindeki kireç vb. tuzların çöküp ısıtılmakta olduğu kabın cidarlarına yapışmasından meydana gelen tabaka; kefeki
  3. [anatomi] Bakınız diş taşı
ÜFÜRÜK

  1. [isim] Üfürülerek verilen soluk
  2. Üfürükçülerin hastaların üstüne okuyarak üfürdükleri soluk
ÜFÜRÜM

  1. [isim, tıp] Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
KÜFECİ

  1. [isim] Küfe yapan veya satan kimse
  2. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal
    • "Arka arabalara takılmış küfeci çocuklara kıskanarak bakıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
KÜFELİ

  1. [sıfat] Küfesi olan
MÜFSİT

Kelime Kökeni: Arapça mufsid

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız arabozan
ÜFÜRÜŞ

  1. [isim] Üfürmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü