İçinde çıra olan 16 kelime var. İçerisinde ÇIRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çıra olan kelimeler listesine ya da sonu çıra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KAÇIRABİLMEK

11 Harfli Kelimeler

KAÇIRABİLME

10 Harfli Kelimeler

KIZKAÇIRAN

9 Harfli Kelimeler

ÇAYDAÇIRA, ÇIRACILIK

8 Harfli Kelimeler

ÇIRAKLIK, ÇIRAKMAN

7 Harfli Kelimeler

ÇIRAKMA, ÇIRALIK, ÇIRAMOZ, ÇIRASIZ

6 Harfli Kelimeler

ÇIRACI, ÇIRALI

5 Harfli Kelimeler

ÇIRAĞ, ÇIRAK

4 Harfli Kelimeler

ÇIRA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çıra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I R Ç

4 Harfli Kelimeler

ÇIRA

3 Harfli Kelimeler

AÇI, ARI, ÇAR, IRA

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAÇIRABİLMEK

  1. [-i] Kaçırma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Düğünde içkiyi fazla kaçırabilir insan." (Nermi Uygur)
  2. Kaçırmaya gücü yetmek
KAÇIRABİLME

  1. [isim] Kaçırabilmek işi
KIZKAÇIRAN

  1. [isim] Fitilinin ateşlenip fırlatılmasıyla kıvılcımlar saçarak uçuşan, tiz ses çıkaran bir tür eğlence aracı; kızkovalayan
ÇAYDAÇIRA

  1. [isim] Elâzığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu
  2. Bu oyunun müziği
ÇIRACILIK

  1. [isim] Çıracının yaptığı iş
ÇIRAKLIK

  1. [isim] Çırak olma durumu
    • "Artık on yedi yaşındaydı ve gazozcu, ayrancı çıraklığı yapmak istemiyordu." (Ayla Kutlu)
  2. Çırağın yaptığı iş
    • "Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Çırağa verilen ücret
  4. Çırakların çalıştığı yer
ÇIRAKMAN

Kelime Kökeni: Farsça (Far. çerāġ + pā'dan)

  1. [isim] Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk
  2. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş
  3. Bakınız meşale
    • "Makul mesafeden diğer arkadaşlar çırakmanı ellerindeki yetmiş seksen santimetre değneklerle dışarıya çıkarmaya çalışıyorlar." (İsmet Topaloğlu)
ÇIRAMOZ

  1. [isim] Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları veya ucuna lamba koydukları ızgara
ÇIRASIZ

  1. [sıfat] Çırası olmayan
    • "Kontrplak ile çırasız çamdan tiyatro dekoru anlayışıyla gerçekleştirilen oturma odası takımımız siyaha da boyanınca çok modern bir görünüm almıştı." (Memet Fuat)
ÇIRALIK

  1. [sıfat] Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
  2. [isim] Çıra konulan yer
    • "Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı." (Yaşar Kemal)
  3. [isim] Mum yakılan yer
  4. [isim] Alevilikte hizmetleri karşılığında, talipler tarafından dedeye sunulan para, hediye veya mal
ÇIRAKMA

Kelime Kökeni: Farsça çerāġ + pā

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şamdan
  2. Bakınız meşale
ÇIRACI

  1. [isim] Eskiden sokaklarda dolaşarak çıra satan kimse
    • "Çocuk saflığı ve içtenliği ile tavşan kapamayı da masalları da çömlekçileri de çıracıları da ekmek ayvalarıyla birlikte benimle paylaştı." (Emine Ataman Koç)
ÇIRALI

  1. [sıfat] Çırası olan
    • "Yaz boyunca çıralı çamlardan sakız akacak, kar üstlerini örtecek, zaman ve is bir olup bir yandan çürütecek, bir yandan karartacaktı." (Tahir Kutsi Makal)
ÇIRAĞ

Kelime Kökeni: Farsça çerāġ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çerağ
ÇIRAK

Kelime Kökeni: Farsça çerāġ

  1. [isim] Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse; şakirt
  2. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse
    • "Ekseriya bahçıvan, uşak, bakkal çırağı ile karşılaşırdım." (Refik Halit Karay)
  3. [eskimiş] Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse
ÇIRA

Kelime Kökeni: Farsça çerāġ

  1. [isim] Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü
  2. Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça
    • "Elinde güçlü bir çıra vardı, onu yüksekte tutarak yolculara yol gösteriyordu." (Nezihe Araz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü