İçinde çıra olan 16 kelime var. İçerisinde ÇIRA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çıra olan kelimeler listesine ya da sonu çıra ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAÇIRABİLMEK
KAÇIRABİLME
KIZKAÇIRAN
ÇAYDAÇIRA, ÇIRACILIK
ÇIRAKLIK, ÇIRAKMAN
ÇIRAKMA, ÇIRALIK, ÇIRAMOZ, ÇIRASIZ
ÇIRACI, ÇIRALI
ÇIRAĞ, ÇIRAK
ÇIRA
Çıra Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÇIRA
3 Harfli Kelimeler
AÇI, ARI, ÇAR, IRA
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAÇIRABİLMEK
-
-
[-i]
Kaçırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Düğünde içkiyi fazla kaçırabilir insan."
-
Kaçırmaya gücü yetmek
-
[-i]
Kaçırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- KAÇIRABİLME
-
-
[isim]
Kaçırabilmek işi
-
[isim]
Kaçırabilmek işi
- KIZKAÇIRAN
-
-
[isim]
Fitilinin ateşlenip fırlatılmasıyla kıvılcımlar saçarak uçuşan, tiz ses çıkaran bir tür eğlence aracı; kızkovalayan
-
[isim]
Fitilinin ateşlenip fırlatılmasıyla kıvılcımlar saçarak uçuşan, tiz ses çıkaran bir tür eğlence aracı; kızkovalayan
- ÇAYDAÇIRA
-
-
[isim]
Elâzığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu
-
Bu oyunun müziği
-
[isim]
Elâzığ ve çevresinde kına gecesi veya düğünlerde, ellerde yanan mum taşınarak oynanan türkülü bir halk oyunu
- ÇIRACILIK
-
-
[isim]
Çıracının yaptığı iş
-
[isim]
Çıracının yaptığı iş
- ÇIRAKLIK
-
-
[isim]
Çırak olma durumu
- "Artık on yedi yaşındaydı ve gazozcu, ayrancı çıraklığı yapmak istemiyordu."
-
Çırağın yaptığı iş
- "Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı."
-
Çırağa verilen ücret
-
Çırakların çalıştığı yer
-
[isim]
Çırak olma durumu
- ÇIRAKMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça (Far. çerāġ + pā'dan)
-
[isim]
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk
-
Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş
-
Bakınız meşale
- "Makul mesafeden diğer arkadaşlar çırakmanı ellerindeki yetmiş seksen santimetre değneklerle dışarıya çıkarmaya çalışıyorlar."
-
[isim]
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk
- ÇIRAMOZ
-
-
[isim]
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları veya ucuna lamba koydukları ızgara
-
[isim]
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları veya ucuna lamba koydukları ızgara
- ÇIRASIZ
-
-
[sıfat]
Çırası olmayan
- "Kontrplak ile çırasız çamdan tiyatro dekoru anlayışıyla gerçekleştirilen oturma odası takımımız siyaha da boyanınca çok modern bir görünüm almıştı."
-
[sıfat]
Çırası olmayan
- ÇIRALIK
-
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
-
[isim]
Çıra konulan yer
- "Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı."
-
[isim]
Mum yakılan yer
-
[isim]
Alevilikte hizmetleri karşılığında, talipler tarafından dedeye sunulan para, hediye veya mal
-
[sıfat]
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ + pā
- ÇIRACI
-
-
[isim]
Eskiden sokaklarda dolaşarak çıra satan kimse
- "Çocuk saflığı ve içtenliği ile tavşan kapamayı da masalları da çömlekçileri de çıracıları da ekmek ayvalarıyla birlikte benimle paylaştı."
-
[isim]
Eskiden sokaklarda dolaşarak çıra satan kimse
- ÇIRALI
-
-
[sıfat]
Çırası olan
- "Yaz boyunca çıralı çamlardan sakız akacak, kar üstlerini örtecek, zaman ve is bir olup bir yandan çürütecek, bir yandan karartacaktı."
-
[sıfat]
Çırası olan
- ÇIRAĞ
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çerağ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çerağ
- ÇIRAK
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ
-
[isim]
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse; şakirt
-
Dükkânda ayak işlerine bakan kimse
- "Ekseriya bahçıvan, uşak, bakkal çırağı ile karşılaşırdım."
-
[eskimiş]
Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse
-
[isim]
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse; şakirt
- ÇIRA
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ
-
[isim]
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü
-
Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça
- "Elinde güçlü bir çıra vardı, onu yüksekte tutarak yolculara yol gösteriyordu."
-
[isim]
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü