İçinde çöp olan 21 kelime var. İçerisinde ÇÖP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çöp olan kelimeler listesine ya da sonu çöp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇÖPLENEBİLMEK
ÇÖPLENEBİLME
ÇÖPÇATANLIK, ÇÖPLÜKÇÜLÜK, KARAÇÖPLEME
ÇÖPATLAMAZ
AKÇÖPLEME, ÇÖPLENMEK
ÇÖPÇATAN, ÇÖPÇÜLÜK, ÇÖPKAPAR, ÇÖPLEMEK, ÇÖPLENİŞ, ÇÖPLENME, ÇÖPLÜKÇÜ
ÇÖPLEME
ÇÖPLÜK, ÇÖPSÜZ
ÇÖPÇÜ, ÇÖPLÜ
ÇÖP
Çöp Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇÖP, PÖÇ
2 Harfli Kelimeler
ÖÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇÖPLENEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çöplenme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Çöplenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÇÖPLENEBİLME
-
-
[isim]
Çöplenebilmek işi
-
[isim]
Çöplenebilmek işi
- KARAÇÖPLEME
-
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, düşük sıcaklıklara alışık olduklarından aralık ayından mart ayına kadar fincan tabağı biçiminde, beyaz veya parlak pembe, yüzeyi ipeksi çiçek açan, boyları 10 - 30 cm’e kadar uzayabilen, siyah kökleri müshil olarak kullanılan bir tür bitki; Noel gülü (Helleborus niger)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, düşük sıcaklıklara alışık olduklarından aralık ayından mart ayına kadar fincan tabağı biçiminde, beyaz veya parlak pembe, yüzeyi ipeksi çiçek açan, boyları 10 - 30 cm’e kadar uzayabilen, siyah kökleri müshil olarak kullanılan bir tür bitki; Noel gülü (Helleborus niger)
- ÇÖPLÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Çöplükçünün yaptığı iş
-
[isim]
Çöplükçünün yaptığı iş
- ÇÖPÇATANLIK
-
-
[isim]
Çöpçatanın işi
- "Bir çıkarı olsun olmasın, bayılır çöpçatanlığa."
-
[isim]
Çöpçatanın işi
- ÇÖPATLAMAZ
-
-
[sıfat]
Gözünden hiçbir şey kaçmayacak kadar titiz ve dikkatli olan, aldatılamaz
- "Dairedeki levazım müdürü çöpatlamazın biridir, diyorlar."
-
[sıfat]
Gözünden hiçbir şey kaçmayacak kadar titiz ve dikkatli olan, aldatılamaz
- ÇÖPLENMEK
-
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek
- "Onun bıraktığı yemekten bir süre çöplenmiş."
-
[mecaz]
Kendine açıktan ufak tefek çıkarlar sağlamak
- "Böylece iktidarı tutmuş görünerek baskıdan korunuyor, iktidarın nimetlerinden çöpleniyor…"
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Çeşitli yiyeceklerden azar azar yemek
- AKÇÖPLEME
-
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, ormanlık, dağlık bölgelerde veya sulak çayırlarda yetişen, 1,5 m’ye kadar uzayabilen, alttaki yaprakları geniş, eliptik, yukarıdaki yaprakları mızrağımsı, çiçekleri koyu damarlı, sarı yeşil renkte, salkım biçiminde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Veratrum album)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, ormanlık, dağlık bölgelerde veya sulak çayırlarda yetişen, 1,5 m’ye kadar uzayabilen, alttaki yaprakları geniş, eliptik, yukarıdaki yaprakları mızrağımsı, çiçekleri koyu damarlı, sarı yeşil renkte, salkım biçiminde olan, çok yıllık otsu bir bitki (Veratrum album)
- ÇÖPKAPAR
-
-
[isim]
Genellikle limanlarda deniz üzerinde oluşan katı atıkların toplanması için oluşturulmuş, su altı pompası sayesinde atıkları suyla beraber emerek filtresinde toplayıp suyu denize bırakan alet
-
[isim]
Genellikle limanlarda deniz üzerinde oluşan katı atıkların toplanması için oluşturulmuş, su altı pompası sayesinde atıkları suyla beraber emerek filtresinde toplayıp suyu denize bırakan alet
- ÇÖPLEMEK
-
-
[-i]
Pirinç, bulgur, fasulye vb.nin içindeki taşı, çöpü temizlemek
-
[-i]
Pirinç, bulgur, fasulye vb.nin içindeki taşı, çöpü temizlemek
- ÇÖPÇÜLÜK
-
-
[isim]
Çöpçünün yaptığı iş; gübürcülük
- "Bu sitede bahçıvanlık, çöpçülük falan olur bakarsın."
-
[isim]
Çöpçünün yaptığı iş; gübürcülük
- ÇÖPLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Çöplükleri satın alarak işe yarar madde ve malzemeleri yeniden değerlendirmek için hazırlayan kimse
-
[isim]
Çöplükleri satın alarak işe yarar madde ve malzemeleri yeniden değerlendirmek için hazırlayan kimse
- ÇÖPLENME
-
-
[isim]
Çöplenmek işi
- "Onun, gördüğü bazı işlerden çöplenmesine müsaade ediyordu."
-
[isim]
Çöplenmek işi
- ÇÖPLENİŞ
-
-
[isim]
Çöplenmek işi
-
[isim]
Çöplenmek işi
- ÇÖPÇATAN
-
-
[isim]
Evlenmelerde aracılık eden kimse
- "Çöpçatan başıyla onaylar. Oğlan kızın saçlarını okşamaya kalkar, peruk elinde kalır."
-
Kimin kiminle evleneceğini önceden kararlaştırıp gerçekleştirdiğine inanılan manevi güç
- "Çöpçatan böyle çatmış."
-
[isim]
Evlenmelerde aracılık eden kimse
- ÇÖPLEME
-
-
[isim]
Çöplemek işi
-
Çöpe dizilen haşlama et, patlıcan, biber ve soğanın üzerine yağ, et suyu, salça ve baharattan oluşan sosun dökülerek fırında pişirilmesiyle hazırlanan bir kebap çeşidi
-
[bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, genellikle yaprakları koyu yeşil ve çok parçalı, yeşilimsi beyaz çiçek açan, kök sapında iç sürdürücü ve solucan düşürücü zehirli madde bulunan, akçöpleme, karaçöpleme vb. çok yıllık otsu bitkilerin genel adı; marulcuk (Helloborus)
-
[isim]
Çöplemek işi
- ÇÖPSÜZ
-
-
[sıfat]
Çöpü olmayan
- "Nasıl oldu da bu çorak toprakta, otsuz çöpsüz beldede bu ağaç, bu meyve, bu yeşillik hasıl oldu diye şaşarız."
-
[sıfat]
Çöpü olmayan
- ÇÖPLÜK
-
-
[isim]
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer; çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik
- "Çöp kamyonu mahalleye neredeyse üç haftadır uğramadığından çöplük küçük bir tepeciğe benzemişti."
-
Çöpe atılacak olan, gereksiz, değersiz şey
- "… ama genel olarak en iyi çalışan belleklerde dahi çöplük diyebileceğimiz gereksiz bilgiler saklanabilir."
-
[mecaz]
Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer
- "Evvelden buraları onların çöplüğü idi."
-
[mecaz]
Çok kirli yer
-
[isim]
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer; çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik
- ÇÖPÇÜ
-
-
[isim]
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi; gübürcü
- "İşçi, nefer, hamal ve çöpçü bile bu ilk bilgi sermayesiyle mücehhez olmak borcu altındadır."
-
[isim]
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi; gübürcü
- ÇÖPLÜ
-
-
[sıfat]
Sapı olan (üzüm vb.)
-
Çöple, süprüntüyle karışmış
- "… geçidin karanlık ağzında, sonra da dipteki denizin çöplü birikintisinde battığını görebilirdi."
-
[sıfat]
Sapı olan (üzüm vb.)