İçinde çir olan 8 harfli 10 kelime var. İçerisinde ÇİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çir olan kelimeler listesine ya da sonu çir ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çir Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
R Ç İ
3 Harfli Kelimeler
ÇİR
2 Harfli Kelimeler
İÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİRKEFLİ
-
-
[sıfat]
Çirkef bulunan, içinden çirkef akan
- "Çirkefli sokaklardan, gübreli bostanlardan geçtiler."
-
[mecaz]
İğrenç ve pis durumda bulunan
-
[sıfat]
Çirkef bulunan, içinden çirkef akan
- GEÇİRGEN
-
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
-
[jeoloji]
Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç); geçirimli
-
[sıfat, fizik]
Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
- GEÇİRTME
-
-
[isim]
Geçirtmek işi
-
[isim]
Geçirtmek işi
- ÇİRKEFÇE
-
-
[sıfat]
Çirkefe yakışır
- "Yâren’in bu çirkefçe olan tavrı Gülizar’ın hiç hoşuna gitmedi."
-
[zarf]
Çirkefe yakışır bir biçimde
- "Ne bağırıyorsun öyle çirkefçe, ne bağırıyorsun?"
-
[sıfat]
Çirkefe yakışır
- ÇİRKİNCE
-
-
[sıfat]
Çirkine yakın
- "Ne denli yalapşap yapıldığı sonradan anlaşılan bir ameliyatla, zaten çirkince olan burun iflah olmaz bir eğriliğe kavuşmuş, öyle de kalmıştı."
-
[zarf]
Çirkin bir biçimde
-
[sıfat]
Çirkine yakın
- GEÇİRMEK
-
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
-
[-e]
Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
- "Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu'nun karşı kıyısına geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
- "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."
-
[-e, -i]
Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
- "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi."
-
[-e, -i]
Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
- "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu."
-
[-e, -i]
Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
- "Arkadaşımı geçirmeye gittim."
-
[-i, -de]
Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
- "Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum."
-
[-e, nesnesiz]
Giymek, giyinmek
- "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti."
-
[-den]
Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
- "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."
-
[-i, -den]
Herhangi bir durumu yaşamış olmak
- "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi."
-
Etmek, yapmak
-
[-e, -i]
Hastalık bulaştırmak
- "Nezleyi bana geçirdin."
-
Zaman harcamak
- "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."
-
Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak
-
[-e]
Bakınız vurmak
-
[mecaz]
Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak
-
[-e, argo]
Birine kötü söz söylemek
-
[-i]
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
- ÇİROZLUK
-
-
[isim]
Bakınız zayıflık
-
[isim]
Bakınız zayıflık
- İÇİRİLME
-
-
[isim]
İçirilmek işi
-
[isim]
İçirilmek işi
- İÇİRTMEK
-
-
[-e, -i]
İçmesine sebep olmak
-
[-e, -i]
İçmesine sebep olmak
- ÇİRİŞSİZ
-
-
[sıfat]
Çiriş sürülmemiş olan
-
İçerisine çiriş katılmamış olan
- "… sonradan kolayca çözülebilmesi için hafif ve çirişsiz nişastadan yapılmış bir muhallebi ile yapıştırılır."
-
[sıfat]
Çiriş sürülmemiş olan