İçinde çe olan 8 harfli 145 kelime var. İçerisinde ÇE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çe olan kelimeler listesine ya da Sonu çe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEKTİRME
-
-
[isim]
Çektirmek işi
- "Mebus adayları gibi bunları da fotoğraf çektirmeye gider gibi kılık kıyafetlerinden tanımak güç değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çektiri
-
Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık
-
Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası
-
Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç
-
Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet
-
[isim]
Çektirmek işi
- ÇENTİLME
-
-
[isim]
Çentilmek durumu
-
[isim]
Çentilmek durumu
- ÇEKİMSER
-
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
- ÇEVRESEL
-
-
[sıfat]
Çevre ile ilgili
-
[sıfat]
Çevre ile ilgili
- ÇEKİNGEN
-
-
[sıfat]
Her şeyden çekinen, ürkek, sıkılgan, tutuk (kimse), muhteriz
- "Korkak mı diyeyim, çekingen mi diyeyim, bir tuhaf olmuşlar." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Birdenbire kadına karşı soğuk, çekingen davranmayı da onuruma yediremiyorum." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Her şeyden çekinen, ürkek, sıkılgan, tutuk (kimse), muhteriz
- NORVEÇÇE
- ...
- ÇERİBAŞI
-
-
[isim]
Alay beyi
-
Çingene topluluklarının başı
- "Çok iyi giyinmiş ve süslenmiş bir çeribaşının yanında, yalın ayak, pis gömlekli bir baldırı çıplak gidiyor ve çeribaşı ile senli benli görüşüyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Alay beyi
- ÇETREFİL
-
-
[sıfat]
Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç
- "Çetrefil siyasete aklım ermez." (Atilla İlhan)
-
Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil)
- "Onun çetrefil bir dili var."
-
Sarp, engelli ve engebeli (yer)
- "Bu engebeli, orasından burasından kayalıklı sel yataklarıyla kesilmiş çetrefil arazide, yönlerini bulmalarını kolaylaştıracak bir harita..." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç
- NAMERTÇE
-
-
Korkakça, mert olmayan
- "Hâlbuki Türk paşası, böyle namertçe bir oyun düşünmemiş, teklif etmemişti." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Korkakça, mert olmayan bir biçimde
-
Korkakça, mert olmayan
- ŞİRPENÇE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi
- "Araya taraya gördüğünüz küçük bir sivilceye şirpençe adını takmışsınız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi
- YELÖLÇER
-
-
[isim]
Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre
-
[isim]
Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre
- ÖLÇEKSİZ
-
-
[sıfat]
Ölçeği olmayan
-
[sıfat]
Ölçeği olmayan
- RUZNAMÇE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter
- ÜÇÇEYREK
-
-
[isim]
Çocuklar için yapılan keman
-
[isim]
Çocuklar için yapılan keman
- ÇİÇEKEVİ
-
-
[isim]
Çiçek yetiştirilen ve satılan yer
-
[isim]
Çiçek yetiştirilen ve satılan yer
- ÇENGELLİ
-
-
[sıfat]
Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan
- "Odada ne kordon ne çengelli çiviye benzer bir şey ele geçirememiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan
- TELEÜTÇE
- ...
- GÖÇERLİK
- ...
- GÖÇERMEK
-
-
[-i]
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek
- "Arkadaşım işini bana göçerdi."
-
Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek
-
[-i]
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek
- YAĞÖLÇER
-
-
[isim]
Sütteki yağlı madde miktarını ölçmeye yarayan alet
-
[isim]
Sütteki yağlı madde miktarını ölçmeye yarayan alet