İçinde çe olan 6 harfli 76 kelime var. İçerisinde ÇE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çe olan kelimeler listesine ya da Sonu çe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İÇERİK
-
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
- "Eğitimin yalnız yöntemlerini değil, içeriğini de gözden geçirmek, düzeltmek gerekmektedir."
-
Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü
-
Bir kelimenin veya kavramın anlamı
-
Herhangi bir ruhsal süreç veya düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü
-
[sıfat]
Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
- İLÇELİ
- ...
- ÇENELİ
-
-
[sıfat]
Çenesi olan
-
Çok konuşan, çenebaz
-
[sıfat]
Çenesi olan
- ÇEVİRİ
-
-
[isim]
Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme
-
Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme
- "Düşüncelerimi sormak üzere bu çevirileri parça parça İstanbul'a yollamıştı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme
- HİNTÇE
- ...
- ÜÇERLİ
-
-
[sıfat]
Üçer üçer birimden oluşan
- "Üçerli kol hâlinde yürümek."
-
[sıfat]
Üçer üçer birimden oluşan
- ÇEYREK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Dörtte bir
-
[isim]
On beş dakikalık zaman
- "Bir çeyrek geçmeden otomobil kara saplanıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çeyrek altın
-
[isim]
Alman markı
-
[isim]
Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş
- "Şehre vardığım zaman, iki gümüş çeyrekten başka param yoktu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Dörtte bir
- KEÇECİ
-
-
[isim]
Keçe yapan veya satan kimse
-
[isim]
Keçe yapan veya satan kimse
- ÇEKİCİ
-
-
[sıfat]
Çekme işini yapan
-
Alımlı
- "Necdet için bu öbüründen daha çekici değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Kaza veya arıza yapan aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt
-
[sıfat]
Çekme işini yapan
- REÇETE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- "Tramvay caddesine çıktı, bir eczaneye girdi, reçete yaptırdı." (Tarık Buğra)
-
Yol, yöntem, çare
- "Reçete gibi kati ve veciz bir beyit ki dört kelime ile bu derdin devasını söylüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi
- "Hele bir portakal şurubu reçetesini tarif etti..." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- ÇEDENE
-
-
[isim]
Kendirin tohumu
-
[isim]
Kendirin tohumu
- KÜRTÇE
- ...
- PERÇEM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı
-
Yele
- "At perçemi."
-
Kâkül
- "Selma alnına düşen bir perçemi eliyle kaldırıyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı
- ÇEĞMEL
-
-
[sıfat]
Yay veya çengel biçiminde bükülmüş olan
-
[sıfat]
Yay veya çengel biçiminde bükülmüş olan
- ÇARİÇE
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
Çarın karısına veya kadın çara verilen unvan
-
[isim]
Çarın karısına veya kadın çara verilen unvan
- ÇEKYAT
-
-
[isim]
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe
- "Ben holde çekyatın üzerinde yatmaya başladım." (Ayşe Kulin)
-
[isim]
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe
- ÇEVGEN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Değnek
-
Polo
-
[isim]
Değnek
- İÇECEK
-
-
[isim]
İçilen her şey, meşrubat
- "Burada yiyecek, içecek her şey var."
-
[sıfat]
İçilmeye elverişli
-
[isim]
İçilen her şey, meşrubat
- TÜRKÇE
- ...
- GÖÇERİ
-
-
[sıfat]
Sürekli yer değiştiren, göç etmekten hoşlanan
-
[sıfat]
Sürekli yer değiştiren, göç etmekten hoşlanan