İçinde çe olan 6 harfli 76 kelime var. İçerisinde ÇE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çe olan kelimeler listesine ya da Sonu çe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇENGEL

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir yere takılmaya, geçirilmeye yarayan eğri ve ucu sivri demir
    • "Kız eğilmiş, panjurun kanatlarını çengellerine takıyor." (Refik Halit Karay)

ZEVKÇE
...
ÇENTME

  1. [isim] Çentmek işi

ÇELTEK

  1. [isim] Çoban yamağı, yardımcı, uşak

HİNTÇE
...
PERÇEM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı
  2. Yele
    • "At perçemi."
  3. Kâkül
    • "Selma alnına düşen bir perçemi eliyle kaldırıyor." (Atilla İlhan)

ADETÇE

  1. [zarf] Sayıca

FAÇETA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri

PEÇELİ

  1. [sıfat] Yüzünü örtmek için peçe takmış olan

ÇEVREN

  1. [isim] Ufuk, göz erimi
    • "Arada sırada da olsa, böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevreni genişliyor." (Tahsin Yücel)

ÇEMÇÜK
...
ÇEVİRİ

  1. [isim] Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme
  2. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme
    • "Düşüncelerimi sormak üzere bu çevirileri parça parça İstanbul'a yollamıştı." (Tarık Buğra)

ÇEYREK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dörtte bir
  2. [isim] On beş dakikalık zaman
    • "Bir çeyrek geçmeden otomobil kara saplanıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Çeyrek altın
  4. [isim] Alman markı
  5. [isim] Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş
    • "Şehre vardığım zaman, iki gümüş çeyrekten başka param yoktu." (Falih Rıfkı Atay)

TUTÇEK
...
ÇENÇEN

  1. [sıfat] Geveze

PEÇETE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yemekte giysiyi korumak, ağız silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası

SERTÇE
...
GERÇEK

  1. [sıfat] Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki
    • "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."
  2. [isim] Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat
  3. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici
    • "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."
  4. Temel, başlıca, asıl
    • "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır." (Nurullah ataç)
  5. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan
    • "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."
  6. Yapay olmayan
  7. [isim] Gerçeklik, realite
    • "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti." (Halide Edip Adıvar)
  8. [isim] Doğruluk
    • "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir." (Burhan Felek)
  9. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan

AÇELYA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron)

RİNTÇE

  1. [zarf] Rint gibi, rinde yakışır biçimde, rindane

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü