İçinde ziya olan 20 kelime var. İçerisinde ZİYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ziya olan kelimeler listesine ya da Sonu ziya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

İADEİZİYARET, ZİYADELEŞMEK, ZİYARETÇİLİK

11 Harfli Kelimeler

ZİYADELEŞME, ZİYADESİYLE, ZİYANKARLIK

10 Harfli Kelimeler

ZİYARETGAH

9 Harfli Kelimeler

RİYAZİYAT, ZİYARETÇİ

8 Harfli Kelimeler

ZİYANKAR, ZİYANSIZ

7 Harfli Kelimeler

ARZİYAT, ZİYADAR, ZİYAFET, ZİYARET, ZİYASIZ

6 Harfli Kelimeler

ZİYADE, ZİYALI

5 Harfli Kelimeler

ZİYAN

4 Harfli Kelimeler

ZİYA


Kelime bulma makinesi

A Y Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ZAYİ, ZİYA

3 Harfli Kelimeler

YAZ

2 Harfli Kelimeler

AY, AZ, İZ, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZİYADELEŞMEK

  1. [nsz] Fazlalaşmak

ZİYARETÇİLİK

  1. [isim] Ziyaretçi olma durumu

İADEİZİYARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Daha önce yapılan ziyarete ziyaretle karşılık verme

ZİYADESİYLE

  1. [zarf] Fazlasıyla

ZİYADELEŞME

  1. [isim] Ziyadeleşmek durumu, fazlalaşma

ZİYANKARLIK
...
ZİYARETGAH
...
ZİYARETÇİ

  1. [isim] Ziyaret eden, ziyarete giden kimse
    • "Hatırı sayılır ziyaretçilerine İstanbul'a ipekli kumaş götürmek izni verirdi." (Falih Rıfkı Atay)

RİYAZİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Matematik bilgisi

ZİYANSIZ

  1. [sıfat] Ziyan vermeyen, dokunmaz
  2. Oldukça iyi

ZİYANKAR
...
ZİYARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
    • "Haftada iki gece ziyaretine giderdik." (Halit Fahri Ozansoy)
    • "Eli rehberli Amerikan turistleri gibi, geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler." (Haldun Taner)

ZİYAFET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy
    • "Resmî ziyafetlerin ve büyük düğünlerin yemeklerini hep ona ısmarlamak âdet olmuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "O gece telgrafçı, gümrükçü, liman çavuşu, müdür beye bir ziyafet vermek istemişlerdi." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Orkestra tam bir müzik ziyafeti çekti."

ARZİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yer bilimi

ZİYADAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ziyalı

ZİYASIZ

  1. [sıfat] Işıksız, karanlık
    • "Yorgun dağları, ziyasız yalıları, bülbülsüz koruları mor ve serin sis örtüyordu." (Ömer Seyfettin)

ZİYADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok, daha çok, daha fazla
    • "Tevkifhane müdürü de bizden ziyade onlarla ahbaplık etti." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Çoğalma, artma

ZİYALI

  1. [sıfat] Işıklı, aydın, aydınlık, ziyadar

ZİYAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Zarar
    • "Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Ah budala kız, gençliğinin kıymetini bilmiyorsun, güzelliğini ziyan ediyorsun." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Bence ziyan olmuş, eski deyimiyle heder olmuş bir değerdir." (Haldun Taner)
    • "Biraz çabuk işe girişmiş olacağız ama ziyanı yok, diye düşündü." (Samim Kocagöz)

ZİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Işık, aydınlık
    • "Dışarıda batmış güneşin bıraktığı ziya artık fersizleşiyor." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü