İçinde zi olan 6 harfli 82 kelime var. İçerisinde Zİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zi olan kelimeler listesine ya da Sonu zi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZİKZAK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi
-
Sık sık değişen görüş, düşünce veya davranış, istikrarsızlık
- "Yurdumuzun daha çok zikzaklar ülkesi olduğuna artık iyice alıştık." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Karşılıklı
- "Boğaziçi köylerinde oturanların birbirleriyle buluşmaları için zikzak vapurlar işlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Art arda birdenbire ters yöne açılar yapan kırık çizgi
- ZİBİDİ
-
-
[sıfat]
Gülünç olacak derecede kısa ve dar giyinmiş olan
-
[isim]
Yersiz ve zamansız davranışları olan kimse
- "Halk, bir müdürü böyle zibidi görmek de istiyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Gülünç olacak derecede kısa ve dar giyinmiş olan
- FİZİKİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Fiziksel
- "İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!" (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Fiziksel
- EZİNTİ
-
-
[isim]
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik
-
Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı
-
[isim]
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik
- TAVZİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme
-
[isim]
Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme
- TERAZİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan
- "Sanki her an bütün bir tarihi tartan hisli teraziler gibiydiler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Elektronik tartma aracı
-
İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık
-
Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu
-
[isim]
Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan
- ÇİZİCİ
-
-
[isim]
Tarlada haşhaş kozalaklarını afyon almak için çizen kimse
-
[isim]
Tarlada haşhaş kozalaklarını afyon almak için çizen kimse
- ZİYALI
-
-
[sıfat]
Işıklı, aydın, aydınlık, ziyadar
-
[sıfat]
Işıklı, aydın, aydınlık, ziyadar
- FARAZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Varsayımsal
-
[sıfat]
Varsayımsal
- DİZİLİ
-
-
[sıfat]
Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep
- "Camekânında tam elli küçük şişe dizilidir." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep
- ZİYNET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Süs, bezek
-
[isim]
Süs, bezek
- GÜVEZİ
- ...
- JALUZİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şerit perde
-
[isim]
Şerit perde
- ZİFİRİ
- ...
- YEZİDİ
- ...
- DÜZİNE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
- KUZİNE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası
-
Gemilerde yemek pişirilen yer
- "Yolcunun kuzinede işi ne?" (Zeyyat Selimoğlu)
-
[isim]
Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası
- NAZİZM
- ...
- GÜZİDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Seçkin, seçilmiş, seçme
- "Selanik'in en varlıklı, en güzide ailelerinden sayılıyor." (Atilla İlhan)
-
Aydın, okumuş, seçkin (kimse)
- "Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur?" (Orhan Seyfi Orhon)
-
[sıfat]
Seçkin, seçilmiş, seçme
- VİZİTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
-
Muayene için hekime ödenen ücret
- "İlk cömert müşterinin vereceği vizitemle ödeyeceğim, tasa çekme!" (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması