İçinde zen olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde ZEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zen olan kelimeler listesine ya da sonu zen ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Zen Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N Z

3 Harfli Kelimeler

ZEN

2 Harfli Kelimeler

EN, NE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖZENTİLİ

  1. [sıfat] Özenti ile yapılan
    • "Şehir Tiyatrosu oyuncuları özentili bir köy dekoru içinde büsbütün iğreti birer kişi olarak ortaya çıkıyorlardı." (Oğuz Makal)
DÜZENBAZ

Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz

  1. [sıfat] Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
DÜZENSİZ

  1. [sıfat] Düzeni bozuk, karışık olan; tertipsiz, ıttıratsız, gayrimuntazam, gayrinizami, aritmik
    • "Parasız, arkadaşsız, huzursuz, düzensiz, yarı aç yarı tok bir yaşam sürdürüyorduk." (Ayla Kutlu)
  2. Düzeni olmayan; sistemsiz
BEZENMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız süslenmek
    • "Yüzlerce sene vakıflarla bezenecek olan İstanbul'da fetihten sonra, millî mimar, yeni bir merhaleye girmişti." (Yahya Kemal Beyatlı)
ZENCİREK

  1. [isim] Küçük zincir
  2. Levhaların, yazma kitapların sayfa kenarlarına yapılan, iç içe geçmiş halkalar şeklindeki süsleme
    • "Eser, vişne rengi, meşin, zencirekli, şirazesi bozuk cilt içindedir."
MAHFUZEN

Kelime Kökeni: Arapça maḥfūẓen

  1. [zarf, eskimiş] Gözaltında olarak
    • "İstanbul'dan mahfuzen getirmişler."
ÖZENLİCE

  1. [zarf] Özenli bir biçimde; itinalıca
ZENNELİK

  1. [isim] Zenne rolü
  2. [sıfat] Kadınlara yarar (eşya)
ÜZENGİLİ

  1. [sıfat] Üzengisi bulunan
ZURNAZEN

Kelime Kökeni: Farsça surnāyzen

  1. [isim, eskimiş] Bakınız zurnacı
    • "Bölüğün diğer efradına zurnacı veya zurnazen adı verilirdi." (Pars Tuğlacı)
MÜMTAZEN

  1. [zarf] Seçkin olarak
    • "Sicili tertemiz, hiçbir kararı geri çevrilmemiş, hep mümtazen terfi etmiş." (Tuna Ertem)
ÖZENTİCİ

  1. [sıfat] Birine veya bir şeye benzemeye çalışan (kimse)
    • "Önce Şişli’yi tanırız. Bugünün Şişli'sine hiç benzemeyen sosyetik, alafranga, özentici Şişli’yi." (Selim İleri)
ÖZENİLME

  1. [isim] Özenilmek işi
SERZENİŞ

Kelime Kökeni: Farsça serzeniş

  1. [isim] Bakınız yakınma (II)
    • "Nihayet uzun uzun münakaşalardan, serzenişlerden, çekişmelerden sonra Seyfi, kadını ikna ediyor." (Esat Mahmut Karakurt)
KUZENLİK

  1. [isim] Kuzen olma durumu
KUDÜMZEN

Kelime Kökeni: Arapça ḳudūm + Farsça -zen

  1. [isim, eskimiş, müzik] Kudüm çalan
    • "Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı." (Elif Şafak)
MUVAZENE

Kelime Kökeni: Arapça muvāzene

  1. [isim, eskimiş] Bakınız denge
    • "Ruh muvazenesi yalpalamaya başlayınca nesil ahengi kaybolmaya yüz tutar ve şimdiki manzara doğar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız dengeleme
ZENCEFİL

Kelime Kökeni: Arapça zencebīl

  1. [isim, bitki bilimi] Zencefilgillerden, ana vatanı Hindistan ve Malezya olan, kamış görünüşünde otsu bir bitki (Zingiber officinale)
  2. Bu bitkiden elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
    • "Kocaman duvara sırtını vererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içerlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü