İçinde zen olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde ZEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zen olan kelimeler listesine ya da sonu zen ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zen Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ZEN
2 Harfli Kelimeler
EN, NE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖZENTİLİ
-
-
[sıfat]
Özenti ile yapılan
- "Şehir Tiyatrosu oyuncuları özentili bir köy dekoru içinde büsbütün iğreti birer kişi olarak ortaya çıkıyorlardı."
-
[sıfat]
Özenti ile yapılan
- DÜZENBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
- DÜZENSİZ
-
-
[sıfat]
Düzeni bozuk, karışık olan; tertipsiz, ıttıratsız, gayrimuntazam, gayrinizami, aritmik
- "Parasız, arkadaşsız, huzursuz, düzensiz, yarı aç yarı tok bir yaşam sürdürüyorduk."
-
Düzeni olmayan; sistemsiz
-
[sıfat]
Düzeni bozuk, karışık olan; tertipsiz, ıttıratsız, gayrimuntazam, gayrinizami, aritmik
- BEZENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız süslenmek
- "Yüzlerce sene vakıflarla bezenecek olan İstanbul'da fetihten sonra, millî mimar, yeni bir merhaleye girmişti."
-
[nesnesiz]
Bakınız süslenmek
- ZENCİREK
-
-
[isim]
Küçük zincir
-
Levhaların, yazma kitapların sayfa kenarlarına yapılan, iç içe geçmiş halkalar şeklindeki süsleme
- "Eser, vişne rengi, meşin, zencirekli, şirazesi bozuk cilt içindedir."
-
[isim]
Küçük zincir
- MAHFUZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥfūẓen
-
[zarf, eskimiş]
Gözaltında olarak
- "İstanbul'dan mahfuzen getirmişler."
-
[zarf, eskimiş]
Gözaltında olarak
- ÖZENLİCE
-
-
[zarf]
Özenli bir biçimde; itinalıca
-
[zarf]
Özenli bir biçimde; itinalıca
- ZENNELİK
-
-
[isim]
Zenne rolü
-
[sıfat]
Kadınlara yarar (eşya)
-
[isim]
Zenne rolü
- ÜZENGİLİ
-
-
[sıfat]
Üzengisi bulunan
-
[sıfat]
Üzengisi bulunan
- ZURNAZEN
-
Kelime Kökeni: Farsça surnāyzen
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zurnacı
- "Bölüğün diğer efradına zurnacı veya zurnazen adı verilirdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zurnacı
- MÜMTAZEN
-
-
[zarf]
Seçkin olarak
- "Sicili tertemiz, hiçbir kararı geri çevrilmemiş, hep mümtazen terfi etmiş."
-
[zarf]
Seçkin olarak
- ÖZENTİCİ
-
-
[sıfat]
Birine veya bir şeye benzemeye çalışan (kimse)
- "Önce Şişli’yi tanırız. Bugünün Şişli'sine hiç benzemeyen sosyetik, alafranga, özentici Şişli’yi."
-
[sıfat]
Birine veya bir şeye benzemeye çalışan (kimse)
- ÖZENİLME
-
-
[isim]
Özenilmek işi
-
[isim]
Özenilmek işi
- SERZENİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça serzeniş
-
[isim]
Bakınız yakınma (II)
- "Nihayet uzun uzun münakaşalardan, serzenişlerden, çekişmelerden sonra Seyfi, kadını ikna ediyor."
-
[isim]
Bakınız yakınma (II)
- KUZENLİK
-
-
[isim]
Kuzen olma durumu
-
[isim]
Kuzen olma durumu
- KUDÜMZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳudūm + Farsça -zen
-
[isim, eskimiş, müzik]
Kudüm çalan
- "Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı."
-
[isim, eskimiş, müzik]
Kudüm çalan
- MUVAZENE
-
Kelime Kökeni: Arapça muvāzene
- ZENCEFİL
-
Kelime Kökeni: Arapça zencebīl
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, ana vatanı Hindistan ve Malezya olan, kamış görünüşünde otsu bir bitki (Zingiber officinale)
-
Bu bitkiden elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz
- "Kocaman duvara sırtını vererek üstüne zencefil ve tarçın serpilmiş salep içerlerdi."
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, ana vatanı Hindistan ve Malezya olan, kamış görünüşünde otsu bir bitki (Zingiber officinale)