İçinde zen olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde ZEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zen olan kelimeler listesine ya da sonu zen ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zen Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ZEN
2 Harfli Kelimeler
EN, NE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAZENDE
-
Kelime Kökeni: Farsça sāzende
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sazcı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sazcı
- MECAZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mecāzen
-
[zarf]
Mecaz yoluyla, mecaz olarak
-
[zarf]
Mecaz yoluyla, mecaz olarak
- ÖZENSİZ
-
-
[sıfat]
Özen gösterilmeyen (iş); itinasız
- "Onun yanında kendisini inanılmayacak kadar özensiz ve çirkin buluyordu."
-
Özenmeden, isteksizce iş yapan (kimse); kaba saba
-
[sıfat]
Özen gösterilmeyen (iş); itinasız
- SEMAZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça -zen
-
[isim]
Semada dönen derviş
- "Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı."
-
[isim]
Semada dönen derviş
- GEZENTİ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven; gezeğen
-
[sıfat, ağızlardan]
Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven; gezeğen
- NAZENDE
-
Kelime Kökeni: Farsça nāzende
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nazlı
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız nazlı
- ÖZENMEK
-
-
[-e]
Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, o şeyi yapmak için çaba göstermek
- "Biri hukuktan çıkar, hariciye memurluğuna göz diker; diğeri tıbbiyeyi bitirir, aktörlüğe özenir."
-
[nesnesiz]
Bir şeyi yaparken elden geldiğince iyi yapmaya çabalamak, bir şeye büyük dikkat ve ilgi göstermek; itina etmek
- "Dünya güzelliği sendedir mevcut / Hususi özenmiş yaratmış mabut"
-
[-e, -den]
Birini veya bir şeyi taklit etmeye çalışmak
-
[-e]
Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, o şeyi yapmak için çaba göstermek
- DÜZENCİ
-
-
[sıfat]
Bakınız düzenbaz
-
[sıfat]
Bakınız düzenbaz
- DÜZENEK
-
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
- DÜZENTİ
-
-
[isim, mecaz]
Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen; mizansen
-
[isim, mecaz]
Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen; mizansen
- ZENGULE
-
Kelime Kökeni: Farsça zengūle
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde basit bir makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde basit bir makam
- BEZENTİ
-
-
[isim]
Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
- "Korkuyordu; lime lime olmuş duygulardan, süsü püsü yerinde, alımı bezentisi düzgün bir tabiat resmi çıkaracak gücü yoktu."
-
[isim]
Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
- NAZENİN
-
Kelime Kökeni: Farsça nāzenīn
- DÜZENCE
-
-
[isim]
Bakınız disiplin
-
[isim]
Bakınız disiplin
- BEZENİŞ
-
-
[isim]
Bezenmek işi
-
[isim]
Bezenmek işi
- ZENDOST
-
Kelime Kökeni: Farsça zen + dost
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zampara
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zampara
- ÖZENGEN
-
-
[sıfat]
Bakınız amatör
-
[sıfat]
Bakınız amatör
- DÜZENLİ
-
-
[sıfat]
Yerli yerinde, kararlı, tertipli olan; muntazam, ıttıratlı
- "Hele, düzenli giyim diye bir dertleri hiç yoktur."
-
Düzen içinde bulunan; sistemli, metodik
-
[sıfat]
Yerli yerinde, kararlı, tertipli olan; muntazam, ıttıratlı
- GÖZENEK
-
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
-
[anatomi]
Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık; mesame
-
[biyoloji]
Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri; mesame
-
[fizik]
Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
-
[isim]
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
- BEZENME
-
-
[isim]
Bakınız süslenme
-
[isim]
Bakınız süslenme