İçinde zen olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde ZEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zen olan kelimeler listesine ya da sonu zen ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Zen Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N Z

3 Harfli Kelimeler

ZEN

2 Harfli Kelimeler

EN, NE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAZENDE

Kelime Kökeni: Farsça sāzende

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sazcı
MECAZEN

Kelime Kökeni: Arapça mecāzen

  1. [zarf] Mecaz yoluyla, mecaz olarak
ÖZENSİZ

  1. [sıfat] Özen gösterilmeyen (iş); itinasız
    • "Onun yanında kendisini inanılmayacak kadar özensiz ve çirkin buluyordu." (Attilâ İlhan)
  2. Özenmeden, isteksizce iş yapan (kimse); kaba saba
SEMAZEN

Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça -zen

  1. [isim] Semada dönen derviş
    • "Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı." (Elif Şafak)
GEZENTİ

  1. [sıfat, ağızlardan] Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven; gezeğen
NAZENDE

Kelime Kökeni: Farsça nāzende

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız nazlı
ÖZENMEK

  1. [-e] Beğendiği şeye benzemeye çalışmak, o şeyi yapmak için çaba göstermek
    • "Biri hukuktan çıkar, hariciye memurluğuna göz diker; diğeri tıbbiyeyi bitirir, aktörlüğe özenir." (Refik Halit Karay)
  2. [nesnesiz] Bir şeyi yaparken elden geldiğince iyi yapmaya çabalamak, bir şeye büyük dikkat ve ilgi göstermek; itina etmek
    • "Dünya güzelliği sendedir mevcut / Hususi özenmiş yaratmış mabut" (Âşık Veysel)
  3. [-e, -den] Birini veya bir şeyi taklit etmeye çalışmak
DÜZENCİ

  1. [sıfat] Bakınız düzenbaz
DÜZENEK

  1. [isim] Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
DÜZENTİ

  1. [isim, mecaz] Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen; mizansen
ZENGULE

Kelime Kökeni: Farsça zengūle

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde basit bir makam
BEZENTİ

  1. [isim] Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
    • "Korkuyordu; lime lime olmuş duygulardan, süsü püsü yerinde, alımı bezentisi düzgün bir tabiat resmi çıkaracak gücü yoktu." (Yılmaz Karakoyunlu)
NAZENİN

Kelime Kökeni: Farsça nāzenīn

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız nazlı
  2. Bakınız narin
    • "Hâlbuki Zübeyde nazenin bir tazeydi." (Selim İleri)
  3. Üstüne titrenerek çok şımarık, nazlı yetiştirilmiş, şımartılmış
  4. Nazlı, genç ve güzel kadın
    • "Gelgelelim bu nazeninim, gümrük kolcularıyla fingirdemeye başlamış." (Reşat Nuri Güntekin)
DÜZENCE

  1. [isim] Bakınız disiplin
BEZENİŞ

  1. [isim] Bezenmek işi
ZENDOST

Kelime Kökeni: Farsça zen + dost

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız zampara
ÖZENGEN

  1. [sıfat] Bakınız amatör
DÜZENLİ

  1. [sıfat] Yerli yerinde, kararlı, tertipli olan; muntazam, ıttıratlı
    • "Hele, düzenli giyim diye bir dertleri hiç yoktur." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Düzen içinde bulunan; sistemli, metodik
GÖZENEK

  1. [isim] Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
  2. [anatomi] Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık; mesame
  3. [biyoloji] Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri; mesame
  4. [fizik] Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
BEZENME

  1. [isim] Bakınız süslenme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü