İçinde yet olan 11 harfli 46 kelime var. İçerisinde YET bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yet olan kelimeler listesine ya da sonu yet ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yet Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E T Y
2 Harfli Kelimeler
ET, EY, TE, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YETMEZLENME
-
-
[isim]
Yetmezlenmek işi
-
[isim]
Yetmezlenmek işi
- YETİŞKİNLİK
-
-
[isim]
Yetişkin olma durumu
- "Yetişkinlik bir tek değil birçok yaşantı içerdiği için herkesin yetişkinlik anlayışı önemli ölçüde farklılaşır."
-
[isim]
Yetişkin olma durumu
- MİLLİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma duygusunu taşımayan (kimse)
- "Sınıfsız, geleneksiz, vatansız, milliyetsiz hatta belki de dinsiz, başka bir yerde eşi görülmedik bir insan türü yaratıp devletin idaresini bu makine adamların eline vermek."
-
Herhangi bir milletin uyruğunda olmayan
- "Milliyetsiz toplum yaşayışı olmadığı gibi milliyetsiz toplum evrimi de olamıyor."
-
[sıfat]
Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma duygusunu taşımayan (kimse)
- AYETİKERİME
-
Kelime Kökeni: Arapça āyet + kerįme
-
[isim, din bilimi]
Bakınız ayet
-
[isim, din bilimi]
Bakınız ayet
- EHLİYETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ehliyyet + Farsça nāme
-
[isim]
Bakınız sürücü belgesi
-
Bakınız yeterlik belgesi
-
[isim]
Bakınız sürücü belgesi
- MESULİYETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sorumlu
-
Sorumluluk gerektiren
- "Birçok kimse için ağır ve zahmetli olan nice mesuliyetli işler, onun dürüst ve ustalıklı idare makinesinden bir anda hallolup çıkar."
-
[sıfat]
Bakınız sorumlu
- VASİYETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça vaṣiyyet + Farsça nāme
-
[isim]
Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu belge; vasiyet
- "Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir."
-
[isim]
Bir kimsenin vasiyetini yazmış olduğu belge; vasiyet
- YETİŞTİRİCİ
-
-
[sıfat]
Bakınız üretici
- "Tütün yetiştiricisi."
-
[isim]
Bir çocuğu, öğrenciyi çeşitli konularda eğiten, ona yol gösteren kimse
- "Çocuk yetiştirmeli ki yetiştirici yetişsin, yetiştirici yetiştirmeli ki çocuk yetişsin."
-
[sıfat]
Bakınız üretici
- ELASTİKİYET
-
Kelime Kökeni: Fransızca élastique + Arapça -iyyet
-
[isim]
Bakınız esneklik
-
[isim]
Bakınız esneklik
- MEDENİYETÇİ
-
-
[isim]
Bakınız uygarlıkçı
-
[isim]
Bakınız uygarlıkçı
- YETİŞEBİLME
-
-
[isim]
Yetişebilmek işi
-
[isim]
Yetişebilmek işi
- YETİŞTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
-
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
- "Kitabı önümüzdeki aya yetiştireceğim."
-
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
- "Hastayı doktora yetiştirmek."
-
Geliştirip büyütmek
- "Evlerinin bahçesinde bir iki elma, erik ağacı yetiştirirler."
-
İletmek, duyurmak
-
Sağlayıp vermek
- "Bir sakallı garson ahaliye boyuna su yetiştiriyor."
-
[-i]
Yetmesini sağlamak
- "Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz."
-
[-i]
Aceleyle ulaştırmak
-
[-e, mecaz]
Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek
- "Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler."
-
[-i, mecaz]
Gelişip büyümesini sağlamak, büyümesine özen göstermek; beslemek, büyütmek
- "Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim."
-
[-i, mecaz]
Eğitim, öğrenim sağlamak
-
[-e, -i]
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
- HAYATİYETLİ
-
-
[sıfat]
Yaşama gücüyle dolu
- "O kadar genç, o derece hayatiyetli ki gelecek yıllar kendisine tehlikeli görünmemektedir."
-
[sıfat]
Yaşama gücüyle dolu
- NİYETLENMEK
-
-
[-e]
Niyet etmek, tasarlamak
- "Birkaç kere gitmeye niyetlendi."
-
[din bilimi]
Oruç tutmaya karar vermek
-
[-e]
Niyet etmek, tasarlamak
- HÜRRİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız özgürlüksüz
-
[zarf]
Özgürlüğü olmadan
- "Hürriyetsiz yaşayamaz, hürriyetsiz yaşamaktansa ölmeyi tercih ederdi."
-
[sıfat]
Bakınız özgürlüksüz
- NİHAYETİNDE
-
-
[zarf]
Bakınız sonunda
- "Nihayetinde Suat’ın da artık kendisini bırakmayacağını, onun da realiteleri arasına girdiğini anladı."
-
[zarf]
Bakınız sonunda
- HAYSİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Değeri, saygınlığı olmayan
-
Bakınız onursuz
- "Ben haysiyetsiz bir kız mıyım? Seni aldatmam her şeyden önce kendi gözümde düşürür beni."
-
[sıfat]
Değeri, saygınlığı olmayan
- YETENEKLİCE
-
-
[zarf]
Yetenekli bir biçimde
-
[zarf]
Yetenekli bir biçimde
- KABİLİYETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız yetenekli
- "Gelenek, eğitim sürecini heveskâr ve kabiliyetli bir sanat talibini bir hocaya teslim ederek başlatır."
-
[sıfat]
Bakınız yetenekli
- SOSYETİKLİK
-
-
[isim]
Sosyetik olma durumu; asortiklik
-
[isim]
Sosyetik olma durumu; asortiklik