İçinde van olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde VAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında van olan kelimeler listesine ya da sonu van ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Van Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
VAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AVANTAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca avantage
- VANİLYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca vaniglia
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki (Vanilla planifolia)
-
Bu bitkinin tatlılara güzel koku vermek için kullanılan meyvesi
- "O irmik kokulu neftî bluzuyla vanilya kokulu gri etekliğini giyerdi."
-
[isim, bitki bilimi]
Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki (Vanilla planifolia)
- SIVANIŞ
-
-
[isim]
Sıvanmak işi
-
[isim]
Sıvanmak işi
- LAVANTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca lavanda
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- "Dolaştığı yerler hafifçe lavanta kokardı."
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- VANUATU
-
-
[isim]
Büyük Okyanus'un güneybatısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Port Vila
-
[isim]
Büyük Okyanus'un güneybatısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Port Vila
- SIVANMA
-
-
[isim]
Sıvanmak işi
-
[isim]
Sıvanmak işi
- PERVANE
-
Kelime Kökeni: Farsça pervāne
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor"
-
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
- "Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor."
-
[tarih]
Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
-
[tarih]
Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
-
[sıfat, mecaz]
Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
-
Bakınız semahçı
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
- KAVANOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
- "Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu."
-
[isim]
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
- KAVANÇO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cangia
-
[isim, denizcilik]
Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme
-
[argo]
Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma
-
[argo]
Bir işi başka birine yükleme, başına sarma
-
[isim, denizcilik]
Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme
- KAKAVAN
-
-
[sıfat]
Kendini beğenmiş, sevimsiz, düşüncesiz olan
-
[sıfat]
Kendini beğenmiş, sevimsiz, düşüncesiz olan
- HAYVANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayvānī
- CİVANIM
-
-
sevgi bildiren bir seslenme sözü
- "Arabaya taş koydum, civanım / Arabaya taş koydum / Ben bu yola baş koydum, civanım / Ben bu yola baş koydum"
-
sevgi bildiren bir seslenme sözü
- DİVANÇE
-
Kelime Kökeni: Arapça dīvān + Farsça -çe
-
[isim]
Küçük divan
-
[isim]
Küçük divan
- LEVANTİ
-
Kelime Kökeni: İspanyolca levante
-
[isim]
Doğudan gelen ve genellikle hafif olmakla birlikte bazen şiddetli esen bir rüzgâr türü
- "Kışın sırtındaki paltoyu artık ne dıramudana ne de levanti rüzgârı uçurabiliyordu."
-
[isim]
Doğudan gelen ve genellikle hafif olmakla birlikte bazen şiddetli esen bir rüzgâr türü
- ERGUVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça erġavān
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum)
- "Erguvan dallarından örülmüş çardağın içi loştu iyice."
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum)
- PASAVAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca passavant
-
[isim]
Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge
-
[isim]
Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge
- KARAVAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca caravane
-
[isim]
Bir otomobilin arkasına takılan veya hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı, ev özelliğinde araç
-
[isim]
Bir otomobilin arkasına takılan veya hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı, ev özelliğinde araç
- KIVANIŞ
-
-
[isim]
Kıvanmak işi
-
[isim]
Kıvanmak işi
- ELDİVAN
-
-
[isim]
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
- KIVANMA
-
-
[isim]
Kıvanmak işi
-
[isim]
Kıvanmak işi