İçinde van olan 7 harfli 27 kelime var. İçerisinde VAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında van olan kelimeler listesine ya da sonu van ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Van Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N V

3 Harfli Kelimeler

VAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AVANTAJ

Kelime Kökeni: Fransızca avantage

  1. [isim] Bakınız üstünlük
  2. Bakınız kazanım
  3. Bakınız yarar
  4. [spor] Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan
  5. [spor] Durumun oyuncu veya takımın lehine olması göz önüne alınarak oyunun devam ettirilmesi
VANİLYA

Kelime Kökeni: İtalyanca vaniglia

  1. [isim, bitki bilimi] Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki (Vanilla planifolia)
  2. Bu bitkinin tatlılara güzel koku vermek için kullanılan meyvesi
    • "O irmik kokulu neftî bluzuyla vanilya kokulu gri etekliğini giyerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
SIVANIŞ

  1. [isim] Sıvanmak işi
LAVANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca lavanda

  1. [isim] Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
    • "Dolaştığı yerler hafifçe lavanta kokardı." (Erendiz Atasü)
VANUATU

  1. [isim] Büyük Okyanus'un güneybatısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Port Vila
SIVANMA

  1. [isim] Sıvanmak işi
PERVANE

Kelime Kökeni: Farsça pervāne

  1. [isim] Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek; kepenek (II)
    • "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor" (Behçet Necatigil)
  2. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet; uskur
    • "Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. [tarih] Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
  4. [tarih] Bu fermanı hazırlamakla görevli memur
  5. [sıfat, mecaz] Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan
  6. Bakınız semahçı
KAVANOZ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
    • "Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu." (Oktay Rifat)
KAVANÇO

Kelime Kökeni: İtalyanca cangia

  1. [isim, denizcilik] Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme
  2. [argo] Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma
  3. [argo] Bir işi başka birine yükleme, başına sarma
KAKAVAN

  1. [sıfat] Kendini beğenmiş, sevimsiz, düşüncesiz olan
HAYVANİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥayvānī

  1. [sıfat] Bakınız hayvansal
    • "Hayvani protein alamayan yerlerde, bu yol ile fakir fukaraya et yedirebilmek imkânı hazırlanmıştır." (Burhan Felek)
  2. [eskimiş] Bakınız hayvanca
    • "Hele birlikte öleceği kimseleri düşündükçe bu hayvani isyanı büsbütün şiddetleniyor, âdeta azgın bir hâl alıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
CİVANIM

  1. sevgi bildiren bir seslenme sözü
    • "Arabaya taş koydum, civanım / Arabaya taş koydum / Ben bu yola baş koydum, civanım / Ben bu yola baş koydum" (Halk türküsü)
DİVANÇE

Kelime Kökeni: Arapça dīvān + Farsça -çe

  1. [isim] Küçük divan
LEVANTİ

Kelime Kökeni: İspanyolca levante

  1. [isim] Doğudan gelen ve genellikle hafif olmakla birlikte bazen şiddetli esen bir rüzgâr türü
    • "Kışın sırtındaki paltoyu artık ne dıramudana ne de levanti rüzgârı uçurabiliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
ERGUVAN

Kelime Kökeni: Farsça erġavān

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum)
    • "Erguvan dallarından örülmüş çardağın içi loştu iyice." (Necati Cumalı)
PASAVAN

Kelime Kökeni: Fransızca passavant

  1. [isim] Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge
KARAVAN

Kelime Kökeni: Fransızca caravane

  1. [isim] Bir otomobilin arkasına takılan veya hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı, ev özelliğinde araç
KIVANIŞ

  1. [isim] Kıvanmak işi
ELDİVAN

  1. [isim] Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
KIVANMA

  1. [isim] Kıvanmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü